Sabah borçlarım Silinmiş uyandım

Sabah telefonuma gelen mesaj sesiyle uyandım.

Abone Ol

Mesajı okuyunca gözlerime inanamadım.

Tüm kredi borçlarım ödenmiş.

Kredi kartları sıfırlanmış.

Taksitler bitmiş.

Üstelik sadece benim değil, oğlumun, kızımın, komşunun, mahalledeki bakkalın da borçları silinmiş.

Kim ödemiş, niye ödemiş

Sonra bir öğreniyorum ki sadece benim değil, ülkedeki herkesin borçları silinmiş.

Afalladım

Ne olduğunu anlamadan ikinci bir mesajla irkildim.

Gözlerimi ovuşturup biraz daha dikkatlice bakınca bir de ne göreyim.

Sadece borçlarımın ödenmesiyle kalınmamış artı paraya geçmişim.

5 bin dolar da hesabıma yatırılmış.

Aman Allah’ım ben neredeyim?

Cennette miyim?

Pencereden dışarı baktım.

Yerden 828 metre yükseklikte bir yerdeyim.

Allah Allah

Neresi bu ya?

Meğer Dubai’nin en yüksek binası Burj El Halife’nin tepesindeyim.

Altımda ışıl ışıl bir şehir.

Kimse kredi kartı ekstrelerinden bahsetmiyor.

Kimse asgari ödeme hesabı yapmıyor.

Kimse "Bu ay hangi faturayı geciktirsem" diye düşünmüyor.

Tam o sırada alarm çalmış ve telefonuma gelen yeni bir mesajla irkildim.

Bir baktım ki

"Kredi kartı ekstreniz kesilmiştir."

Yatağımdan fırlayıp uykudan uyanıp bunun bir rüya olduğunu anlayınca üzülmedim değil.

Meğer Trabzon’daymışım.

Meğer çok güzel bir rüya görmüşüm.

Keşke uyanmasaydım,

Ancak bizde rüya veya hayalde yaşanır bütün bunlar.

Ama ilginç olan şudur

Bizim için rüya olan şey, dünyanın bazı ülkelerinde gerçek olabiliyor.

Mesela 1975 yılına kadar sadece bir balıkçı kasabası görünümünde olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şeyliğinde bu rüya her yıl gerçekleşiyor.

Dubai Veliaht Prensi Şeyh Hamdan Bin Muhammed Bin Raşid Al Maktum, vatandaşların mali yükünü hafifletmek için 1.435 kişinin toplam 475 milyon dirhemlik yaklaşık 129,4 milyon dolarlık borcunu bir gecede silmiş.

Adamın ismine bak nerede ise bir metre

Yaptığı kıyak da öyle ama.

Evet, Birleşik Arap Emirlikleri'nde her yıl devlet yöneticileri vatandaşların borçlarını siliyor.

Kimi zaman ev kredileri affediliyor.

Kimi zaman milyarlarca dolarlık destek paketleri açıklanıyor.

Vatandaşın borcu devlet meselesi kabul ediliyor.

Bizde ise vatandaşın borcu vatandaşın sorunu sayılıyor.

Onlarda devlet vatandaşına her yıl para dağıtıyor.

Kar ortağı gibi

Bizde vatandaş bankaya para yetiştirmeye çalışıyor.

Onlarda "Bu yıl hangi destek paketini açıklasak?" toplantıları yapılıyor.

Bizde "Bu yıl hangi borcu yapılandırsak?" görüşmeleri.

Onlarda gençler ev almak için kura bile beklemiyor.

Bizde gençler peşinat biriktirmek için ömür tüketiyor.

Elbette her ülkenin şartları farklıdır.

Petrol gelirleri var.

Nüfus yapıları da farklı.

Ancak insan ister istemez düşünüyor.

Mesele sadece petrol mü?

Yoksa eldeki zenginliği yönetme biçimi mi?

Hortumları kesme, yandaşlara peşkeş çekme mi?

Çünkü petrolü olmayan bazı ülkeler de vatandaşlarını refah içinde yaşatabiliyor.

Demek ki zenginlik sadece toprağın altından çıkanla ölçülmüyor.

Toprağın üstünde kurulan sistem de en az petrol kadar değer taşıyor.

Yıllardır bize anlatılan bir söz vardır,

"Araplar bizden daha mı zeki?"

Belki mesele zekâ değildir.

Belki mesele vatandaşın devlete yük değil, devletin varlık sebebi olarak görülmesidir.

Belki mesele yönetenlerin başarısını gökdelenlerin yüksekliğiyle değil, vatandaşın huzuruyla ölçmesidir.

Bilmiyorum.

Ama şunu biliyorum.

Bu sabah yine banka mesajıyla uyandım.

Borçlarım silinmemişti.

Hesabıma 5 bin dolar da yatmamıştı.

Ama en azından güzel bir rüya görmüştüm.

Türkiye'de bazen güzel bir rüya görmek bile lüks sayılıyor.