SADİ HOCA VE ALT YAPI
Benim gibi bazılarına göre fikri sabitler, kulübün ekonomik ve de sportif başarısının çağdaş bir anlayışla kendi alt yapısında yapacağı üretimle olanaklı olduğunu savunanların sayısı iki elin parmak sayısını geçmez. Sorulması gereken soru şudur. Dün alt yapıdan beş gençle sahaya çıkıp seyircisiz altı gol atan takımla, sezon başından beri oynayan takım arasında ki fark ne idi? Bu sorunun bir bölüm yanıtlarını Mehmet Demir ve Yusuf Erdoğan verdi. Gerisini de siz tamamlarsanız örneğin aidiyet gibi bizim savunduğumuz çözüm kendiliğinden ortaya çıkmış olur. Bu ekonomik batakta kulübünüzü üretim temelli bir yapı üzerinde yapılandırmazsanız, aldığınız önlemle en fazla bu yaraya merhem çalmış olursunuz. Bu da kulübün geleceğini kurtarma adına asla doğru bir çözüm olmayacağını yaşayarak gördük. Başkan ve yönetimin, geçmiş yönetim yanlışlarından ve de dünkü maçtan çıkaracağı dersle kendine bir yol haritasını topluma açık bir şekilde çizme zamanı artık gelmiştir..
Bunun için yıllarını yetiştirdiği futbolcular ile deneyim kazanan, alt yapı denince Türkiye de ilk akla gelen Sadi hoca ile en iyi şartlarda yeniden anlaşarak işe başlamak gerekir. Kendi çocuğumuz diye şu ana kadar sözleşmesi yenilenmemiş olduğu bir yana, yönetim ve başkandan gerekli ilgiyi görmemiş olması büyük bir talihsizliktir. Sevgili başkan kurduğun Sukut ekibinin ve de bulacakları futbolcuların kulübe maliyeti dikkate alındığında dünkü maçta görüldü ki Sadi hocaya olan ihtiyaç daha da önem kazandı.
Sevgili başkan ellinci yılda şampiyonluk kulağa çok hoş gelse de yeni kurulacak takımla bu işin belki imkânsız değil ama çok zor olduğu muhakkaktır. Bu anlamda Trabzon’a geldiğinde alt yapıya bir saatini verirsen, Sadi hocadan alacağın brifingle orda ki zenginliği görmüş olacaksın. Bununda yürüdüğün bu zor ve de dikenli yolda sana destek olacak en büyük gücün orada olduğunu gördüğünde alt yapı ve de üst yapı ile kurulacak koordinasyonla belki de kendine yeni yol hartası çizmiş olacaksın. Sevgili başkan unutma ki o alt yapıda bilgi var, emek var, alın teri ve de büyük bir sorumluluk var. Daha da önemlisi orda bu kulübün temelleri ve de geleceği var. Asla ihmale gelmez.
ÖZEL NOT-Hami hocaya Mersin maçından beri bu gençleri oynat çağrısı yaparken elinde ki takımın yüz güldürmeyeceğinde ısrar ediyordum. Nihayet Rize maçı ile eksik de olsa amacıma ulaştım. Sevgili Hami takımın başına geldiğinden bu güne ilk kez yüzün bu gençlerle güldü. Zamanında oynatmış olsan Savaş da çoktan heyecanını yenmiş olacaktı. Okay yardım görünce futbolcu olduğunu fark ettik, Mehmet yeteneklerini bu yıl ilk kez sahaya yansıtma olanağı buldu. Yazık iki maç kaldı..!