Ruh. Ruh. Ruh…
Futbol artık rakamların, sözleşmelerin, menajerlerin ve piyasa değerlerinin konuşulduğu bir çağın içinde yaşıyor. Fakat tarihin bütün büyük hikâyeleri bize başka bir şey söyler; en güçlü yapılar parayla değil, ruh ve aidiyetle ayakta kalır. Trabzonspor’u bugün yeniden büyük yürüyüşe çıkaracak şey yalnızca yıldız isimler değildir. Bu kulübü omuzlayacak insanlar gerekir. Formayı bir iş kıyafeti gibi değil, bir emanet gibi gören insanlar gerekir. Bir dönem dışarıdan Kaptan Onur Recep Kıvrak vardı. Bir dönem Uğur Demirok vardı. Onlar yalnızca futbol oynamadılar; kulübü sahiplendiler. Şehrin aidiyetini omuzlarında taşıdılar. Taraftarın öfkesini, sevincini, gözyaşını hissettiler. Çünkü bazı futbolcular gider gelir, bazı futbolcular ise hikâyenin parçası olmak için gelir. Trabzonspor'un geleceğinde bu karakterlerin sayısı artmalıdır. Burada önemli olan bir ayrım var. Bu sahiplenme yalnızca Trabzon doğumlu olmak değildir. Trabzonspor hiçbir zaman sadece bir şehrin sınırlarına sığan bir kulüp olmadı. Karadeniz'in hırçın dalgaları gibi taştı; Anadolu'nun dört bir yanına yayıldı. Bu yüzden kurulması gereken yeni anlayış şudur. Özünde Trabzon olan ama bütün güzellikleri üzerinde taşıyan, Türkiye'nin takımı olma ruhunu taşıyan büyük bir üst kimlik. Trabzonspor formasını giyen yerli de yabancı da önce bu kültüre dahil olmalıdır. Transfer edilirken yalnızca ayağına, tekniğine, hızına değil; karakterine, aidiyetine ve sahiplenme duygusuna da bakılmalıdır. Çünkü büyük takımlar yalnızca iyi futbolcularla değil, aynı duyguyu yaşayan insanlarla şampiyon olur. Birliktelik sahada kurulmaz önce; zihinlerde kurulur. Sonra soyunma odasına iner. Oradan tribünlere yayılır. Sonra şehir ayağa kalkar. En sonunda kupalar gelir. Bu sezon Trabzonspor'u yeniden büyük bir yürüyüşe çıkaracak olan şey yalnızca yıldız isimler değildir. Bu kulübü omuzlayacak, yağmurda da güneşte de aynı inançla yürüyebilecek insanlar gerekir. Formayı bir iş kıyafeti gibi değil, bir onurlu emanet gibi taşıyan karakterli futbolcular gerekli. Bu futbolcuların bazıları sahaya çıkar, bazıları ise bir şehrin haysiyetini sırtlanır. Şampiyonluk bir sonuçtur. Asıl mesele; insanların ‘Bu takım benim’ diyebilmesidir. Hatta asıl mesele; insanların gözünün içine bakıp, tereddütsüz bir sesle ‘Bu takım benim ruhum’ diyebilmesidir. Trabzonspor geçmişte bunu başardı. Yine bu günler çok uzakta değil. Çünkü bazı kulüpler taraftar kazanır. Trabzonspor ise Aile kurar. Aileler dağılmaz, sahiplenir. Trabzonspor camiasının zirvede olmasının temel sebebi ise yürekten Aile bağlarıdır.
Bu camianın futbol Aileleri dağılmaz; Aileler sahiplenirse, korunursa ve gerektiğinde bütün dünyaya meydan okunursa Trabzonspor'u zirvede tutmak çok kolay olur. Bu böyle bilinmesi için tarihe not düşüyorum…