Samsun-Sarp Demiryolu HAYAL Mİ?

Mustafa Kemal 1937’de bu projeyi kanunlaştırmış, peşine hastalanmış. Ondan sonra gelenlerde üstüne düşmediğinden Özal, 1989’da “kadük” kaldığından mütevellit kanunu kaldırmıştı. Vaktinde yapılsa inanıyordum ki milyonlarca Karadenizli gurbet yollarına düşmeyecek, ticaretimiz misliyle gelişecekti…

Abone Ol

Samsun’dan başlayıp Sarp’a kadar tam 520 km. mesafe var. Bu mesafede 6 kent 28 ilçe bulunuyor, üzerinde de 4 milyon nüfus yaşıyor. Bu hat ile Kars-Tiflis-Bakü tren yolu ile birleştir bak ne oluyor?

Şimdi geliyoruz son 25 senede AKP iktidarı ne yaptı? Sorusuna…

Bizim kefenlileri her Reis geldiğinde havaalanına dizen Palta vekil ne demişti? “…Sloganlarla bu memlekette bir şeyler yaptığını zannetmeye çalışan insanlar, 10. Yıl Marşı’na takılıp kalan insanlar ‘ana yurdu dört baştan ördük’ falan diyen insanlar bu memlekette bir tren rayı bile bir yerlere döşememişler…” demişti. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’nde Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı olduğu dönemlerde. 10.yıl marşına kinini dökerek…

Sizin dönemden, hızlandırılmış tren kazalarını, Çorlu tren kazalarını hatırlıyoruz Palta.

Şimdi sizin günü kurtarma projelerinize karnımız tok diyoruz.

50 km ray döşeyemeyenlerin, 500 km ray döşeyeceğinin hayal kurmasını sadece siz düşünürsünüz. Elinizin altında yıllardır Erzincan-Trabzon demiryolu hattı var. Bir tarafından Rize milletvekili çekiyor Erzincan-Rize olsun diye, bir kenarından Giresun vekili çekiyor Erzincan-Giresun hattı olsun diye.

O kadar gücünüz varsa yapın Erzincan-Trabzon hattını da görelim boyunuzun ölçüsünü…

ZAM İLE UYANMAK…

1 Nisan sabahı, daha “günaydın” mesajlarına bakmadan yüzümüze çarptı.

Trabzon zamla uyandı!

Ya arkadaş daha yüzümüzü yıkamadık nedir bu çektiğimiz? Hayır, bir sabah da “indirim” sözcüğü ile uyansak dişimi kıracağım o da ayrı sorun. 1 Nisan itibari ile dolmuşlar zamlanmış, toplu taşıma zamlanmış, ekmek zamlanmış, simit 15 lira olmuş, Motorin 80’e dayanmış…

Ama olsun 5G’ye geçtik!

Eski zamanlarda esnaf zam yaptığını müşterilerine söylemekden imtina edermiş. Böyle zamanların birinde kahvehane sahibi camına şöyle bir mani yazmış: “Kahve gelir Yemen’den/ Yolları ırak/ Üç kuruş yetmiyor/ Beş kuruş bırak…”

Bunu okuyan müşterilerden biri de bu maninin yanına bir başka mani kondurmuş: “Kahve gelir Yemen’den/ Yolları sapa/ Üç kuruş yetmiyorsa/ Dükkânı kapa…”

Eski nezaketleri özler olduk…

SAĞLIK SİSTEMİNDE UÇUYORUZ…

Ayaklarımız bir yere basmıyor, onun için diyorum ki son gaz uçuyoruz!

İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan dertli mi dertli, görüntüleme randevularının 4 ay sonraya verildiğinden şikâyetçi. 2025 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 1 Milyar kişinin hekim başvurusu yaptığını ama sadece 116 milyon görüntüleme işlemi gerçekleştirildiğini belirtiyor. 85 milyon nüfus var, 1 milyar doktor başvurusu! Bir de Sayın Erkan sözlerine “Ülkemizde hasta sayısı artarken doktor sayısı ve eğitim kalitesi düşüyor, sağlık çalışanlarının memnuniyeti azalıyor. Sonuç; Sağlık sistemi çöktü” diye de eklemiş…

AKP’ye kalsa uçuyoruz sağlık sisteminde, hastaneler de plazma TV yok mu, var. Eskiden plazma mı vardı? Plazmayı bırak televizyon yoktu televizyon.

Şaka bir tarafa sistem sizi tedavi etmek istemiyor sadece ve sadece sizi idare etmek üzerine kurulmuş arkadaşlar. Hastalığınız kendiliğinden geçene kadar veya siz hastalığınızla yaşamayı öğrenene kadar sizi oyalamaya çalışıyor. Bunu nereden çıkarıyorsun diyebilirsiniz, bence önce gidin bakın bunun eğitimine, son 10 yılda Tıp Fakültesi sayısını %50, kontenjanlarını da %66 arttırdı sistem. Kırklareli’nden Yozgat’a, Kırşehir’den Ağrı’ya her yer Tıp Fakültesi. Okulların içi boşaldı, ne eğitim eğitim ne yetişen doktor! Hastanelerde çalışanların %40’ı sağlık dalında ihtisas yapmamışlardan oluşuyor, iktidar partilisini, akrabasını, tanıdığını doldurmuş. Üniversite hastanelerindeki fiziksel yetersizliği çözelim demiyorlar ama tek bir üniversiteye bağlı (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) şehir hastanelerini yapmaya devam ediyorlar.

Şimdi size soruyorum tüm bu sağlıkta yaşananları dert eden var mı? Bence yok, çünkü sistem sizi “tedavi etmek” istemiyor. Sizin acile gittiğinizde kolunuza bir serum takılmasını, elinize 3-5 kutu ilaç tutuşturulmasını hatta aile hekimine gittiğinizde çok sevdiğiniz ağrı kesiciden yazdırmanızı, tatili birleştirmek için birkaç gün istirahat raporu almanızı yeterli görüyor.

Sistem hasta olmayanların veya basit hastalığı olanların memnuniyeti üzerine kurulmuş.

İYİ Parti İl Başkanı Sayın Erkan belirtmiş, gerçek hasta olanlara sistem sıra vermiyor.

Bu kadar işte dostlar, “uçuyoruz” dedikleri sağlık sistemi…

BEŞİKDÜZÜLÜLER ÇOK AYIP ETTİ…

Bir yerel gazetede gördüm, Beşikdüzülüler çok dertli imiş!

Bir abla “…Görüyorsunuz, her taraf karışık, baksanıza yollarına, sokaklarına. Arabanın gidişi yok, çöplerden köpeklerden. Beşikdüzü battı, battı. Her yer tarla, hiç düzgün yer yok. Belediye Başkanımız bile yok! Belediye Başkanı nerede eksik var onunla ilgilenir. Al aylığı, yat aşağı. Ayıp değil mi? Biz eski Beşikdüzü’nü istiyoruz. İki senedir bir yatırım yok burada…” demiş özetle…

Abla asıl sen çok ayıp ettin!

Başkanınız daha birkaç gün önce Ankara’da Türkiye Belediyeler Birliği’nden hibe iş makinası, çöp arabası aldı. Daha ne istiyorsunuz? Hatta gitti AKP İl Başkanı Sezgin Mumcu’dan iki kere randevu aldı, görüştü. Bizde “ne görüştü” diye sanal sanal düşünürken birden “çöp konteynırı istedim” diye açıklama geldi.

Adam çöp bidonu için (!) bile kapı kapı dolaşıyor daha ne yapsın?

Valla ne diyeyim ben size, büyüklerimiz derdi ki “hartama ile kaşınasınız inşallah…”

Layığınızı bulmuşsunuz, ben size taa baştan söylemiştim.

Siz kaşındınız…

KOSOVA…

Hafta içi Kosova’yı Kosova’da yenip 24 sene sonra Dünya Kupası biletini almıştık.

Şimdi bakıyorum sosyal medya dünyasına, bizim Milli Marşımızı yuhalamışlar. Bir tepki var bizden bir tepki sormayın. Sanki diğer maçlarda yuhalanmıyoruz. Ya da biz aynısını yapmıyormuşuz gibi. Örnek mi geçen maç Gürcistan’a yaptığımızı örnek verebilirim.

Yıl sanırım 2008. Bir Uluslararası toplantı için Belçika Brüksel’deyim. Toplantılar uzun sürdü, bir hafta gibi, Pazar günü döneceğiz. Brüksel Trabzonlular Derneği var, oraya uğruyoruz hep, yanımdaki Trb. Belediyesi Sağlık Müdürü Oğuz Karaağaçlı ile. Uçağımız Pazar gecesi ama bizi Pazar günü sabahı dernekte hamsi partisine davet ettiler. Bu arada Pazar sabahı 5-6 gibi uçağa veriliyor hamsiler, 9-10 gibi geliyor Brüksel’de. Özsandıkçı’lar gönderiyor hamsileri. Dernek bahçesinde her Pazar taze hamsi şöleni var. Gittik derneğe, kapıdan arabalar geçiyor sanki Türkiye’de düğündeyiz. Korna sesleri, bayraklar, yıkılıyor ortalık. Trabzonlu çocuklar dernekten dışarı koşup bunları kovalıyor, susturuyor. Anlamadık dolayısı ile. Meğer Kosova’nın o gün kuruluş günü imiş. Bağımsızlığını ilan etmişler ama bizimkiler onlara kızgın. Sordum, dediler ki “bunlar iyi bir şey yaptıklarında ‘Kosovalıyız’ derler, kötü bir şey yapıp polise yakalanınca biz ‘Türk’üz’ derler…”

2008 de işte o Pazar günü bağımsızlıklarını ilan ettiler, hatta pazartesi biz Türkiye olarak tanıdık Kosova’yı…

Bir de adamlar gerçekten hayatlarının maçına çıktılar bu hafta, biz eleştiriyoruz.

Karabağ’da aynısını yapmıştı, sonra dize geldiler özür dilediler…

Olur, böyle vakalar…

GALATASARAY’LA MAÇIMIZ…

Yarın maç günü, Trabzonspor ile Galatasaray Trabzon’da kozlarını paylaşacak.

Ben her zaman söylerim, İstanbul takımlarından bize en ters gelen takım Galatasaray’dır. Dost görünün ama her zaman gelir maçı alır, kafamızı okşar gider. Geçmiş senelerde Ergun Gürsoy bunun en büyük ayağı idi. pek öyle fanatik de kalmadı ama yine de vardır İstanbul’da.

Size ters gelecek ama ben içimdekini söyleyeyim, en dost takım Fener’dir. Bakmayın siz Trabzonspor şampiyonluklarında hep Fenerbahçe ile çekişmişti, kentteki olumsuz hava hep o yüzdendir. Açın bakın futbol tarihine, Fener her zaman Trabzonspor’un destekçisidir. Yayın gelirlerinde bile onun desteğini görmüş bir takımız. Galatasaray hep alttan işlerini görür.

Yarın akşamki maç kaleci Uğurcan içinde sırat köprüsünde bir maç, zor olacak yetiştiği topraklardan, yetiştiği takımın kaptanından karşı takıma geçip direnmek…

Zor bir maç olacak, gönlümüz Trabzonspor’dan yana.

Fenerliler de bizimle, başarılar her iki takımada…

ŞAŞIRDIK MI: SIĞIR FİYATLARI ARTMIŞ!

Geçenlerde bir haber gördüm, TÜİK “Canlı Hayvan ve Hayvansal ürün fiyatları ve Üretim Değeri” endeksini açıklamış ve bu endekse göre “sığır” fiyatları bir hayli artmış!

Sizi bilmem ama ben şaşırmadım arkadaşlar.

Bakın etrafınıza benim gibi sizde şahit olursunuz.

Etrafta;

Yüksek sesle cep telefonu konuşan sığırlar mı arasınız,

Yerlere tüküren sığırlar mı arasınız hepsi mevcut.

Elindeki çöpü yere atmakta bir beis görmeyen sığırlar mı, yoksa önündeki araca korna sesi ile uyarı gönderen sığırlar mı?

Şimdiler de Maraş Caddesinde, eskiden Uzunsokak da olurdu, tasmasında devasa köpekle (boyut küçüldü son zamanlarda) dolaşan öyle sığırlar var ki sorsan insan sınıfındalar.

Bunlara bir de son zamanlarda yaya kaldırımlarından, yayalara ayrılan çizgilerden, yayaların geçiş yerlerinden hızla geçen motorize sığırlar eklendi, anlatmakla bitmez.

Bence TÜİK haklı, sığırlar arttı.

Ben şahidim…