Dr. Mustafa Sani Şener böylesine bir başarı grafiği çizen deneyimli bir isim.
Ben kendisini 1990’lı yıllarda tanıdım. TAV şirketinin Atatürk Havalimanı’nı işletmeye başladığı 2000’lı yıllardan sonra onu yakınen izledim, izlemeyi de sürdürüyorum. Başarılarına şahidim.
Bir çok meydanın yapımında ve işletim sürecinde emeği olan önemli yöneticinin bir havalimanında talihsiz ve maksadı aşan bir şekilde gözaltına alınması hiç de hoş bir durum değil. Pilot, yazar ve şair olan, Küçük Prens (Le Petit Prince) adlı eseriyle tanınan, 1944’te uçağı Almanlar tarafından vurulan Antoine de Saint-Exupéry’nin adını taşıyan Fransa’nın Lyon kenti havalimanında hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı Sani Bey. Gariptır ki, kendisine ülkelerinin en yüksek sivil nişanı olan Legion d’honneur veren Fransa Hükümeti de bu kararı yerine getirdi.
M.Sani Şener 15 günlük süre sonunda şartlı olarak serbest kaldı. Gerekçeye gelince, TAV Havalimanları Holding’in Tunus’ta 2007’den beri işletmesini yaptığı Monastır& Enfidha Hammamet ile Münestir Habib Burgiba Havalimanı ile ilgili yolsuzluk soruşturmasında bilgisine başvurulmak üzere hakkında gözaltı kararı alınmış bu nedenle de gözaltına alındı. Bu iş hiç doğru değil.
Böyle saçma ve anlamsız bir iş olmaz. Kendisine başvurup istediğiniz bilgi ve belgeyi göndermesini istersiniz. Türk makamlarına da başvurabilirlerdi.
Aradan 20 yıla yakın bir süre geçmiş, Tunus Hükümeti’nin aklı başına yeni mi geliyor diye sormazlar mı adama?
Devlet ihale yapmış TAV Havalimanları Holding bu ihaleleri kazanmış. Maddi olarak vereceği parayı vermiş, işletme şartlarına uygun olarak kira parasını da ödemiş, ödemeye de devam ediyor.
Bir gecikme varsa, ihtarını çekersin ve alacağını istersin. İşletme şartlarını yerine getirmediyse uyarı yaparsın, bu işin bir yolu yöntemi ve kuralı var. TAV Şirketi bu işin acemisi değil. Türkiye’de ve dünyanın bir çok yerinde tam 15 havalimanı işletiyor. Bizde ve hiç bir ülkede böyle bir sorunla karşılaşmadı.
Kaldı ki, Sani Şener TAV Havalimanları Holding’deki görevinden 2022 yılında ayrılmış olup orada bir sorumluluğu da kalmamıştır. Kendisi halen TAV İnşaat Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.
Uluslararası anlamda tanınan saygın bir iş insanı olan Sani Şener hakkında böyle bir karar aldıran Tunus Devleti bu davranışla Türkiye ile olan ticari ve ekonomik ilişkilerine de zarar vermiş güvensiz bir ortam yaratmıştır. Artık Türk ve yabancı iş insanları Tunus ile ticari yaparken temkinli davranacak veya işbirliğinden imtina edecektir.
TAV Şirketinin önemli bir mensubuna karşı böyle bir davranış sergileyen Tunus Hükümeti halen devam eden iki havalimanının işletmesinin yanı sıra diğer işbirliklerinin de süreçten zarar görebileceğini dikkate almalıydı.
Kısaca iyi olmamıştır, şık olmamıştır.
Bu davranış ikili ilişkilere zarar vermiş zedelemiştir. Bir davetle bu konuda bilgi alınabilirdi. Çok yanlış yaptılar.
Konuyla ilgili benim sosyal medyada yaptığım ve binlerce görüntüleme alan paylaşımlarda yer alan bazı görüşleri de aktarmak yerinde olacak.
Hakan Uzunosmanoğlu (TAV-Litvanya)
“Sani Şener hem baş öğretmenimiz, hem de Türkiye’nin etki ettiği hinterlandındaki bütün uluslararası havalimanı inşaatı ve havalimanı işletmeciliği projelerinde ve sektördeki köşe taşıdır! Çok geçmiş olsun.”
Prof. Dr. Vahap Önen (Topkapı Üniversitesi)
“Çok büyük ayıp yapılmış.”
Mustafa Usta (TGS Yer Hizmetleri)
Mesnetsiz ve haksız bir durum!. Haddimiz değil ancak, bazen bu konularda konuşmak gerekir. Türkiye’de AHL’den başlayarak hem yurt içi diğer bir çok havalimanını hem de küresel olarak yap işlet,devret modeli terminal işletmeciliğine kendi vizyon, misyon ve liderlik özelliğini katarak imzasını atmıştır. Bir çok kuruluşa örnek olmuş, beraber çalıştığı arkadaşlarının kariyer yolunu açmıştır. Her dönemde devletimiz ile uyum içinde çalışmış, ülkemiz havacılık sektörüne itibar kazandırmış bir vatandaşımıza, ülkemiz iş insanına yapılan bu muamele kabul edilir gibi değil. Devletimizin ve devlet büyüklerinin her zaman yanında olacağından şüphemiz yoktur. “
Mutlu yarınlar Türkiyem.