Satacaz, Bandırcez…

Vakti zamanında Bandırma ile Kütahya (Gönen veya Erdek’te derler) arasında bir futbol maçı oynanıyor, Bandırmaspor taraftarı “Bandırma… Bandırma…” şeklinde tezahüratına Kütahya taraftarı da şu şekilde mukabele ediyor: “Bandırcez, bandırcez…”

Abone Ol

Bunun bir başka versiyonunu Özal döneminde görmüştük, hatırlayanlar vardır. “Sattırmam efendim, sat-tır-mammmm!” diyen Necdet Calp’a cevap veren Özal “Satarız efendim satarız, siz de alırsınız!” diye karşılık vermişti.

Şimdi AKP hükümeti ve işbirlikçi destekçileri 2 Boğaz Köprüsü ve 7 otoyolu 25 yıllığına özelleştirilmesini gündeme soktular. Tahmin edilen rakam 20-25 milyar dolar gelir. Görüyorsunuz değil mi? Oturmuşlar utanmadan sıkılmadan “gelecek nesillerin yol gelirini satalım” demişler. Niye? Çünkü erken seçim öncesi kasada nakit yok, tulumba bitti! Osmanlının son dönemleri de böyle idi, bölge Valileri halka vergileri bindirdikçe bindirdi. Saray bir müddet rahat etsin diye, sonu darmadağın oldu. Uzun vadede halk ezildi.

Otoyolların yıllık getirisi devlete 600-650 milyon dolar, 4-5 yıllık geliri karşılığı olan bir bedelle 25 yıllığına özelleştirilecekmiş. Seçim için para şart!

Geldiğimiz noktada son 150 senenin en kötü mali hamlelerinden birini kopyalıyoruz gibi bir his var içimde, tebrikler AKP ve işbirlikçileri…

GELDİK RAMAZANA…

İşte yine bir rahmetin, merhametin ve bereketin huzuru ile Ramazana kavuştuk, desem inanır mısınız?

Memlekette dirlik, birlik, beraberlik adına ne varsa yok ettiler diyorsunuz duyuyorum ama biz yine de usulen kutlayalım ve bu mübarek ayda kalplere sükûnet, sofralara bereket, hanelerimize sağlık ve gönüllere umut getirmesini dileyelim.

Tutanların tutmayanlara, tutmayanların da tutanlara saygılı olduğu bir Ramazan umuyorum.

Eskiden böyle değildi, 11 ay içen adam Ramazan’da içkiyi bırakır oruç tutardı, tutmayan sokakta yemez içmezdi. Ne oruca saygı bıraktılar ne dine.

Yine de ben;

Hayırlı, bereketli ve gönül dolusu bir Ramazan geçirmenizi diliyorum…

BEKLERİM HER GÜN, BU SAHİLLERDE…

Ne güzel demiş şair “Beklerim her gün, bu sahillerde mahzun böyle ben/ Gün batar, kuşlar döner, dönmez o yoldan beklenen…” Güftesi Rahmi Duran’a ait bu şiiri İsmail Hakkı Nebioğlu Hüzzam makamında bestelemiştir.

Jeofizik Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Prof. Dr. Hakan Karslı hocamız Akyazı bölgesindeki yapı yoğunluğuna dikkati çekerek bu kadar da olmaz, demiş…

Valla olur mu olmaz mı bilmiyorum ama Hocam, rantçıların iştahı hiç bitmiyor. Trabzonspor’un bile kolunun altında Akyazı için projeler var. Karslı Hoca Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Uzunkum Yaşam Alanı hakkında da görüşlerini belirtmiş “Sosyal donatı alanlarına dönüştürerek kullanırlarsa daha iyi olacağını düşünüyorum” demiş.

Deniz dolgusu ile yeni havaalanı yapılmasını da garipsemiş Hocam, “İdare ‘ben yapacağım” diyor, bizde tehlikelerini, risklerini söylüyoruz. Onlar ‘biz önlem alacağız’ diyorlar, bizde her yerde bu işleri yapmayalım’ diyoruz. Yapı yükü ile ağırlaştırdığımız alan zamanla çöküyor, oturmalar oluyor. Nem ve tuzlu su etkisi ile dolgular 5-10-20 sene sonra deforme oluyor. Sürekli yapılarla sahili doldurmak doğru değil” demiş Prof. Dr. Hakan Karslı, Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı…

Valla Hocam haklısınız ama bir hatırlatma daha yapayım ben size günün anlam ve önemine binaen. Üsküdar Musiki Cemiyeti korosunun çalışma odasında en üstte bir yazı vardır: “Saz başlayınca, söz sükût eder…” der. Bende size diyorum ki: “Rant başlayınca, söz sükût eder…”

Dönem böyle Hocam…

YAVAŞ GEL BEKİR…

Bu arkadaş bir de bu devlette Adalet Bakanlığı yaptı, gerisini siz düşünün işte.

Birkaç gün önce “Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden aday olmak isterse kimse anayasaya aykırı diyemez” demiş. Ya arkadaş bu açıklama bile anayasaya aykırı, ifade özgürlüğü çerçevesinde. Görüyor musunuz adamlar o derece eksenlerini kaybettiler ki anayasa, kanun hiçbir şey onları bağlamıyor. Hatta anayasal olmayan bir durumu bile dile getirmeyi kendilerinde hak görüyorlar.

Sevgili Bekir, Anayasa madde 101 ne diyor? “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” diyor. Erken seçim olmadığı anda da Erdoğan ne olamıyor? Aday olamıyor.

Biraz düşünüyorum da Bekir aslında haklı, kılıç ellerinde sallayıp duruyorlar.

Yol yapıyor Bekir aklınca, tipik AKP stratejisi. Aradan bir tavşan çıkarıyorlar, böyle çıkışlarla nabız ölçüyor sonra meydanı boş bulduklarında kafalarındaki projeyi uygulamaya sokuyorlar.

Aksini düşünen mi var Bekir abi, kim dedi aday olamaz diye?

Seni hiç unutmuyorum “küçüğün rızası vardı” diyen Bekir...

KADIN DANIŞMADAN ADINI KALDIRIN…

Valla sizi bilmem ama benim içime dokunuyor: Mehmet Cengiz Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi’ndeki “Mehmet Cengiz” yazısı…

Şimdi Şemdinli’ye 100 milyon gönderip Spor Salonu yapanlara sormak lazım, bütçeniz mi yoktu böyle bir merkezi yaptırmak için? Hadi yaptırdınız, utanmadınız mı “milletin a…sına koyacağız” diyen adamın adını oraya yazdırmaya? Her yere Kanuni, Fatih, Yavuz konduruyorsunuz buraya da bunlardan birinin adını koyun.

Bunun yaptığı küfür Türk Milletine edilmiş bir küfürdür, küfür edeni de ettireni de edene bu cesareti verenleri de bu millet affetmeyecek, bilesiniz.

Hafta içi basına bir haber dağıttınız ey yetkililer. Trabzon Kadın Danışma Merkezinde 2025 yılı içerisinde 6 bin 300 kadın çeşitli nedenlerle (hukuki, sportif, sosyal v.s) ücretsiz yararlandırdınız. Çok güzel, umuyorum artarak devam eder.

Ama sizde basına dağıttınız haberinizde “Mehmet Cengiz Kadın Danışma Merkezi” ibaresini kullanmıyorsunuz, belli ki sizde utanıyorsunuz.

İndirin şu tabelayı…

BİTMEYEN ÇİLE: HES

Bir zamanlar rantçı oda başkanı da şöyle derdi; “Su akar, Türk bakar…”

Aklınca derelerin boşa aktığını savunurdu. O dönem ANAP iktidarı, tıpkı Samsun-Sarp bölünmüş otoyolunu kendi villasında yandaş müteahhitlere dağıtan Başbakan Mesut Yılmaz, dereleri de paylaştırdı. O dönem Karadeniz’deki tüm kentlerin yöneticileri dosya aldı. Yani HES yapacağım diye Bakanlıktan dosya aldılar, sıra numarası ile. Çoğu HES müteahhitti oldu. Hangi dereyi isterse oraya HES kurdu, mantar gibi plansız hesapsız HES’ler yükseldi Karadeniz’de. Kendi adamları dosya aldıktan sonra şak diye kestiler suyu. Son dosya numarası ile tahdit getirdiler. Aklını kullanan bazı işbilir ANAP’lılar 5 milyona aldığı dosyayı 50 milyona sattı çekildi köşesine.

Kimisi devam etti ama dediğim gibi gelişi güzel, nereyi boş buldu iseler oraya kondurdular HES inşaatını. Doğayı mahvettiler, suyu kuruttular, doğal yaşamı bitirdiler. Derelerin suyuna bakın şimdi, nasıl akamıyor! Güya elektrik ihtiyacımızı karşılayacağız, devleti ömür boyu haraca bağladılar. ANAP’ın Karadeniz’e attığı en büyük kazıklardan biridir. Diğeri Samsun-Sarp Bölünmüş otoyolu…

Neyse AKP geldi değişti mi paylaşım? Asla, “biz yola değil, yolsuzluğa karşıyız” dediler hem HES’ler devam etti paylaşıma hem de Samsun-Sarp otoyolu inşaatları…

Geldik 2026’ya, Giresun Güce’den yine HES gerilimi yükseldi. Türkülere konu Gelevera Vadisi’nde yine hortlamış HES. “Torunlarımıza hesap verebileceğimiz bir vadi bırakmak istiyoruz” diyor yöredeki Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Sinan Kaplan.

Valla bizi yönetenler ne geçmişleri ile ne de bu zamanda hesap vermiyor, torunları düşünen kim? Hani Kazım Koyuncu bu türküyü seslendirirken söyledi ya;

“Koy verdin gittin beni/ Hiç mi düşünmedin sen, sevdiğin böyle ağlar?”

Ağlıyoruz senelerdir tüm Karadeniz…

KOŞU MARKALAŞIYOR…

Bu yıl 46.cısı koşulmuş, Trabzon 24 Şubat Yarı Maratonu.

İki konuya temas edeceğim, biri pozitif diğeri negatif.

Bu sene Vakıfbank sponsor oldu ve ne kadar kaliteli olduğu ortaya çıktı. Derli toplu ve halkın da katılımı ile müthiş bir koşu yapıldı. Türlü türlü kategorileri vardı bu sene. Organizasyon, küçük aksaklıklara rağmen, muhteşemdi. Trabzon Büyükşehir ve Vakıfbank’ı kutluyoruz. Geçmiş senelerde tüpçü AKP İl Başkanının sponsor olduğu koşulara tur bindirdiler bu sene.

50.ci yaklaşıyor…

Benim bir çekincem var. Niye koşu 24 Şubat’ta değil de, mesela bu seneki gibi, niye 15 Şubat’ta koşuluyor? 24 Şubat’ın ne anlamı kaldı? Sana ne cumartesinden pazardan, direk 24 Şubat günü koşuyu yaptır. Ne var sana engel? Bence 24 Şubat’ın da anlam ve önemine eşdeğer olur bu koşu ve asla yarı maratondan tam maratona geçmemeli. Türkiye’nin önemli yarı maratonlarındandır Trabzon 24 Şubat Yarı Maratonu. Sulandırmayın lütfen.

Ayrıca 50.nci yılına istinaden koşu sporunu Türkiye’ye sevdiren bir Mehmet Yurdadön, Veli Ballı ve hatta Trabzonspor bünyesinde yıllarca koşan (Mehmet Ali Yılmaz himayelerinde) Sadık Salman niye çağrılıp onurlandırılamaz?

Önerimdir, kabul buyrula…