ŞEDDELİ DEĞİL BİRLEŞTİRİCİ SİYASET

Abone Ol
Çünkü siyaset dostları ayıran, dostluklara zede veren bir hal aldı son zamanlarda. Sussan olmuyor, söylesen karşı taraf gönül koyuyor.
                        
Fakat doğruyu, doğruları mutlaka bulmak gerekiyor. Doğruya giden yol tek olmasa da doğrunun tek olduğunu inandırmak çok zor bu alanda. Öyle ya, iki kere iki de dört ediyor, üç artı bir de dört ediyor, on altı bölü dört de dört ediyor. İşte dört dörtlük bir memleket için illaki siyaseti iyi analiz edip sağlıklı bir politika yapılması gerekiyor.
                        
Yaşım gereği çok eskileri görmedim, “sağ-sol” denilen günleri de çok bilmem. Fakat 28 Şubat’ı en iyi yaşayanlardan biriyim. Kendimce başörtü zulmü ve katsayı rezaleti ortadan kalktıktan sonraki süreci yakın siyaset diye adlandırıp, yakın siyasetten öncesini de eski siyaset diye nitelendiriyorum.
                       
Eski siyaseti çok iyi araştırıp müthiş analizler çıkarabiliriz. Fakat uygulamada eski siyasetin bu yaşadığımız yeni çağda hiçbir katkısı olduğunu düşünmüyorum. Zaten bir katkısı olsaydı yeniden muhtıralar, darbeler ve 15 Temmuz gibi kara geceler bu memlekette olmazdı. Geçmişten maalesef hiç ders çıkarmıyoruz, çıkaramıyoruz.                
                     
Değişen dünya ile birlikte görüşler, fikirler, siyasi söylem ve eylemlerin de değiştiğini görüyoruz. İster istemez kendimizi bu rüzgarın önünde bulabiliyoruz. “Yok, ben siyasetle ilgilenmiyorum” diyenlere de bir anlam veremiyorum doğrusu. Yediğimiz ekmeğin fiyatının ve içeriğinin belirlenmesinden tutun da, af buyurun Meydan Parkı helasının ücretli ya da ücretsiz oluşunun karar verilmesine kadar siyasi iradenin olduğu bir alandan kendimizi nasıl bu kadar siyasetten soyutlayabiliriz ki?
                      
Hiç sandığa gitmeyen, demokratik hakkını kullanmayan birinde bile “siyasetle ilgilenmiyorum” sözünü bağdaştıramam. Siz eğer siyaseti belirlemekte rol almazsanız size yapılan siyasete politikaya boyun eğmek zorunda kalırsınız ve bu durum da pek demokrasiye uymayan neticeler doğuruyor maalesef. İşte bu noktada en çok akla gelen ılımlı siyaset olabilir. Son zamanlarda anketlere yansımayan, yalnız seçim sonuçlarına etki eden sadece sandıkta oyuyla konuşan bir seçmen kitlesi de mevcut.
                     
Fakat günümüzde siyaset öyle bir noktaya getirilip bırakıldı ki ya taraf olacaksın ya bertaraf. Ilımlı siyaseti çok hızlı geçtiğimiz dönemleri de artık geride bıraktık. Siyaset şiddetlenmeye “şeddeli” cümlelerin kullanıldığı konuşmalara geçildi. İlmi siyasete ya da ılımlı siyasete dönemezsek memlekette Allah korusun koyu siyasi çatışmalara kadar gidebilen olaylar yaşanabilir. Bu yüzden önümüzdeki dönemde ilmi siyaseti ön planda tutan siyasetçilere çok ihtiyaç duyacağız.
                   
Bütün bu siyasi çekişmelerin yaşandığı şu günlerde memleketin hatta Ortadoğu’nun birleştirici bir siyasete ihtiyacı var. Etrafımızda savaşların olduğu, üzerimize her türlü kirli oyunların oynandığı şu günlerde en çok da bu bütünleştirici siyasete ihtiyacımız var
.
                    
Devletin bekası, milletin refahı ve güvenliğimizin teminatı için barışçıl ve birleştirici siyaset yapan hiç şüphesiz önümüzdeki seçimlerde daha çok parlayacaktır
. Analizci değilim, fakat ekonomik anlamda da düzeni bozulmayacak bir kitle de siyasi hareketliliği kollamakta, hatta durumunu ortaya koymaktadır. Hiç şüphesiz değerlendirip siyaseten önem veren siyasetçiler kazanacaktır. Demokratik neticeler ne olursa olsun Rabbim Devletimizin bekası, Milletimizin refahı, Bayrağımızın en yükseklerde dalgalanması için çalışanlara güç versin kolaylık versin. İyi haftalar.