Bir forma alındı…
Hem de Trabzonspor forması.
6661 adet forma,
Şehrin belediye başkanı, şehrin en büyük marka değerlerinden birisine destek verdi.
Kıyamet koptu!
Yok efendim neden alınmış?
Yok efendim kamu kaynağıymış!
Yok efendim bunun hesabı sorulmalıymış!
Bir dakika…
Önce bir sakin olun.
Sonra da aynaya bakın.
Çünkü mesele forma değil.
Mesele Trabzonspor'a kim sahip çıkacak meselesidir.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzonspor'a her zaman destek verdi.
Bunda şaşıracak ne var?
Bir şehrin belediye başkanı, o şehrin şehr-i eminidir.
Şehr-i emin demek, şehrin emanet edildiği kişi demektir.
Şehrin derdiyle dertlenen, şehrin değerine sahip çıkacak,
Şehrin markasını büyütecek, şehrin itibarını koruyacak,
Şehrin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlayacak.
Peki Trabzonspor, Trabzon'un değeri değil mi?
Değilse nedir?
Trabzonspor sadece 11 futbolcunun sahaya çıktığı bir takım değildir.
Bunu anlamayanlar hâlâ meseleyi sadece futbol zannediyor.
Trabzonspor, Trabzon'un dünyadaki markasıdır.
Trabzonspor sayesinde bu şehrin adı dünyanın dört bir yanında duyuluyor.
Hele hele Mohamed Salah transferiyle dünyanın gündemine girdi bir kez daha,
Liverpool konuşuyor, Londra konuşuyor, Kahire konuşuyor.
Afrika konuşuyor, Arap dünyası konuşuyor, Avrupa konuşuyor.
Dünya konuşuyor.
Bir futbol kulübünün şehrin tanıtımına bundan daha büyük katkısı olabilir mi?
Üstelik Trabzonspor'un şehir ekonomisine katkısını da kimse inkâr edemez.
Maç günü oteller dolar. Restoranlar hareketlenir. Taksiler çalışır. Esnaf kazanır.
Kafeler dolar. Şehir canlanır. Turizm hareketlenir. Trabzon'un adı duyulur.
Forma satılır. Ürün satılır. İnsanlar şehre gelir. Şehirden para kazanılır.
Bütün bunların ekonomik karşılığı vardır.
Dolayısıyla Trabzonspor'a verilen destek, sadece kulübe verilen destek değildir.
Trabzon'a verilen destektir.
Şimdi gelelim 6661 formaya,
Başkan Ahmet Metin Genç 6661 forma aldı.
Eee?
Ne oldu?
Dünya yıkıldı.
Sanki Belediyenin kasasından ödemiş gibi,
Hem farz edelim ki oradan ödedi
Devletin kasası mı boşaldı?
Belediye iflas mı etti?
Milyonlarca lira birilerinin cebine mi girdi?
Birileri zengin mi edildi?
Rüşvet mi verildi?
Usulsüzlük mü yapıldı?
Yolsuzluk mu yapıldı?
Yok, forma alındı.
Kulübün resmi ürünlerinden forma alındı.
Trabzonspor'a destek olundu.
Bunun neresi suç?
Eğer ortada hukuka aykırı bir durum olduğunu iddia eden varsa, buyursun kimse ispatlasın.
Hatta daha açık konuşalım.
Başkan 6661 değil, 66 bin 661 forma alsaydı ne olacaktı?
Trabzonspor daha fazla kazanacaktı. Daha fazla forma satılacaktı. Daha fazla taraftar sevinecekti. Belki başka kurumlar da teşvik olacaktı.
Bundan neden rahatsız olalım?
Keşke Trabzon'daki bütün kurumlar Trabzonspor'a destek olsa.
Ama nedense bizde başka bir hastalık var. Birisi bir şey yapar, hemen kötü tarafını ararız.
Birisi destek olur, “Niye destek oldu?” deriz.
Birisi yatırım yapar, “Bunda ne çıkar var?” diye sorarız.
Birisi Trabzonspor'a sahip çıkar, “Bunun altında ne var?” diye düşünürüz.
Allah aşkına bırakın şu cehennem zebaniliğini.
Bir de iyi niyet aramayı deneyelim.
Her şeyin altında kötü niyet aramak zorunda değiliz.
Trabzonspor üzerinden siyaset yapılmaz!
Trabzonspor üzerinden siyasi hesap görülmez.
Trabzonspor üzerinden rakip dövülmez.
Trabzonspor üzerinden popülizm yapılmaz.
Çünkü Trabzonspor hepimizin ortak değeridir.
Bugün iktidar vardır.
Trabzonspor siyasetten büyüktür.
O yüzden artık şu küçük hesapları bırakalım.
Trabzonspor'u siyasi tartışmaların içine çekmeyelim.
Birbirimize laf yetiştirmek yerine Trabzonspor'u nasıl daha güçlü hale getiririz, onu konuşalım.
Ve son söz…
Trabzonspor kimsenin tapulu malı değildir.
Bir siyasi partinin de değildir.
Bir belediye başkanının da değildir.
Bir yöneticinin de değildir.
Bir gazetecinin de değildir.
Bir iş insanının da değildir.
Trabzonspor, Trabzonspor sevdalılarınındır.
Bu şehrin ortak değeridir.
Bu şehrin ortak heyecanıdır.
Bu şehrin ortak markasıdır.
O yüzden kimse Trabzonspor'u küçük siyasi hesapların içine çekmesin.
Kimse Trabzonspor üzerinden kendisine siyasi prim çıkarmaya çalışmasın.