Ekonomi

SGK Başuzmanı İsa Karakaş Duyurdu: Emeklilikte Emsal Karar Geldi

SGK Başuzmanı İsa Karakaş, emeklilikte hizmet birleştirme konusunda milyonları ilgilendiren emsal kararı değerlendirdi. Emeklilik planı yapan milyonlarca sigortalıyı yakından ilgilendiren hizmet birleştirme kararı gündeme geldi.

Abone Ol

Emeklilikte Emsal Hizmet Birleştirme Kararı

SGK Başuzmanı İsa Karakaş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun sigortalıların farklı kurumlardaki prim günlerini birleştirmeye zorlanamayacağı yönünde karar verdiğini açıkladı. Karakaş, kararın sosyal güvenlik alanında emsal nitelik taşıdığını belirterek, birden fazla sigorta statüsünde çalışmış vatandaşlar için önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı süreleri bulunan sigortalılar açısından dikkat çeken karar, kişinin emeklilikte kendi iradesinin esas alınması gerektiği yönündeki değerlendirmelerle öne çıktı.

Hizmet Birleştirmede Sigortalının İradesi Öne Çıktı

SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın aktardığına göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sigortalıların farklı kurumlardaki prim günlerini birleştirmeye zorlanamayacağına hükmetti. Karakaş, bu kararı “milyonları etkileyecek emsal nitelikte” olarak değerlendirdi. Karara göre, sigortalının hangi hizmetlerinin dikkate alınmasını istediği ve hangi statü üzerinden emeklilik talebinde bulunduğu önem taşıyor. Bu yaklaşım, özellikle SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi farklı statülerde çalışması bulunan vatandaşlar için yeni bir tartışma başlığı oluşturdu.

Davacı SSK Şartlarıyla Emeklilik Talep Etti

Karakaş’ın paylaştığı bilgilere göre davacı sigortalının SSK kapsamında 6730 gün, Emekli Sandığı’nda 450 gün ve Bağ-Kur kapsamında 2092 gün prime esas çalışması bulunuyordu. Sigortalı, 28 Mart 2002 tarihinde emeklilik talebinde bulundu. SSK şartlarına göre 25 yıllık sigortalılık süresini ve 5000 prim gününü tamamladığını belirten davacı, Bağ-Kur hizmetleri hesaba katılmadan SSK ve Emekli Sandığı süreleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmasını istedi. SGK ise son 7 yıllık hizmet süresinin Bağ-Kur ağırlıklı olduğunu belirterek farklı bir değerlendirme yaptı.

SGK’nın Hizmet Birleştirme Yaklaşımı Yargıya Taşındı

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davacıya Bağ-Kur şartlarıyla emeklilik yönlendirmesi yaptığı ve 9000 gün şartını esas aldığı aktarıldı. Karakaş’a göre bu nedenle davacı bir yıl daha beklemek zorunda kaldı ve daha ağır şartlarla daha düşük bir aylık bağlandı. Bunun üzerine sigortalı, Bağ-Kur hizmetleri dışarıda bırakılarak SSK ve Emekli Sandığı süreleriyle emekli aylığı bağlanması ve uğradığı zararın faiziyle tahsili talebiyle yargıya başvurdu. SGK ise işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savundu.

İş Mahkemesi Davacının Talebini Haklı Buldu

İş Mahkemesi, emsal kararlara da atıfta bulunarak sigortalının hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı yönünde değerlendirme yaptı. Mahkeme, hak sahibinin iradesine üstünlük tanınmasının esas olduğunu belirtti. Bağ-Kur hizmetleri dışarıda bırakıldığında son 7 yılda SSK hizmetinin öne çıktığı tespit edilerek davanın kabulüne karar verildi. Bu kapsamda davacıya 1 Nisan 2002 itibarıyla aylık bağlanması gerektiği belirlendi. Ayrıca biriken fark ve faiz alacağının tahsiline de hükmedildiği aktarıldı.

İstinaf Kararı Onadı, Yargıtay Usulden Bozdu

Karakaş’ın yazısında yer alan bilgilere göre SGK vekili, yerel mahkeme kararına karşı istinaf başvurusu yaptı. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hem usul hem de yürürlükteki yasalar yönünden hukuka uygun bularak SGK’nın başvurusunu esastan reddetti. Dosya daha sonra SGK’nın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne geldi. Daire, dava dilekçesinin sonuç kısmında yalnızca SSK hizmetleri doğrultusunda emekli maaşı bağlanmasının istendiğini belirterek, Emekli Sandığı sürelerinin hesaba katılmasını taleple bağlılık ilkesine aykırı buldu.

Hukuk Genel Kurulu Yerel Mahkemeyi Haklı Gördü

İş Mahkemesi, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına karşı direnme kararı verdi. Mahkeme, dava dilekçesinin sadece sonuç kısmına değil, tamamına bakılması gerektiğini belirtti. Dilekçenin açıklama bölümünde Bağ-Kur dışındaki Emekli Sandığı ve SSK sürelerinin dikkate alınarak aylık bağlanması talebinin yer aldığını vurguladı. Dosya daha sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi. Karakaş’ın aktardığına göre Kurul, davacının asıl talebinin Bağ-Kur hizmetlerinin birleştirilmemesi olduğunu değerlendirerek yerel mahkemenin direnme kararını usul ve yasaya uygun buldu.

Kararın Emeklilik Planı Yapanlara Etkisi

İsa Karakaş, kararın özellikle farklı statülerde çalışmış sigortalılar için önemli bir içtihat niteliği taşıdığını belirtti. Karakaş’a göre, yıllarca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi farklı sigorta statülerinde çalışıp daha ağır emeklilik şartlarıyla karşılaşan vatandaşlar açısından bu karar dikkatle incelenmeli. Kararda öne çıkan temel yaklaşım, sigortalının lehine olan hak ve iradesinin esas alınması gerektiği yönünde. Bu nedenle birden fazla sigorta statüsüne sahip kişilerin, emeklilik başvurusu yapmadan önce hizmet sürelerini ve hangi statü üzerinden emekli olmak istediklerini dikkatle değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor.