SINAVI VERDİLER!
Kanlı darbeye karşı dik durdu.
15 Temuz gecesinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın milletle buluşturulması kırılma anı idi.
O anı ilk yaşatan isim CNN’den Hande Fırat oldu.
Hande Fırat görüşmeyi bir cep telefonu ile Face-Tıme sistemi üzerinden yaptı.
Ve o cep telefonuna arap ülkelerinden 250 bin dolar verildi.
Ama Fırat gazeteci duruşunu gösterdi ve ‘Ülkem için yaptım’ dedi, telefonunu da satmadı.
Aslında o gece Tayyip Erdoğan-Basın buluşmaları yeni bir dönemi de başlattı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tüm siyasetçilerle birlikte gazetecilere açtığı davaları da geri çekti.
Barış rüzgarları esti.
Bu adımlar birlikte yönetme ve demokrasiyi güçlendirme anlamında son derece önemlidir.
Trabzonlu basın mensupları dün de güzel bir organizasyon gerçekleştirdi.
Trabzon’daki basın mensupları Atatürk alanında toplandılar ve 15 Temmuz darbe kalkışmasına tepkilerini koydular.
Türk bayrağını önlerine alan Gazeteci, TV ve Radyocu, İnternet medyası ve teknik servis çalışanı meslektaşlarımız, ‘Demokrasiden taviz yok’ dediler.
12 Eylül’ü yaşayanlar unutmaz.
O günlerde gazetecilik yapmak zordu.
Darbe olmuş, Trabzon’da Belediye Başkanı değişmiş.
Karadeniz gazetesi var.
Musa Alioğlu Yazı İşleri Müdürü.
TAKA mizah sayfası çıkıyor.
Bir Pazar günü sıkıyönetim komutanlığı arıyor.
Alioğlu’nu askeriyeye çağırıyor ve hesap soruyorlar.
Sayfada 12 Eylül darbesini küçümseyen bir karikatür yer almış.
Alioğlu, aslında hakaret yok, övgü var diyor ama
Çizeni istiyorlar,
Karikatür sayfaya Kocaeli’nden gelmiş.
Öylesine bir adres veriyorlar,
Ama çizer bulunuyor ve 6 ay hapis yatıyor!
Derdini anlatana kadar cezaevinde çürüyenler vardı.
Türk milleti askerini her zaman sevdi.
Ama darbe dönemleri arkada öyle acılar bıraktı ki tarifi güç.
Onun için Trabzon basını keskin ifadelerle darbeye hayır dedi.
Kuşkusuz her darbe döneminde olduğu gibi 15 Temmuz silahlı kalkışma sonrasında güvenlik güçlerinin başlattığı operasyonlar da gözaltına alınan mağdur olan gazeteciler var.
Şimdi birçok isim torbanın içinde.
Ama zamanla onlar hem çıkacak hem de işlerine dönecektir.
Suçsuz olanların en kısa sürede ayrışması bütün basın mensuplarının ortak dileği.
Zaten Başbakan Binali Yıldırım açıkladı.
‘Sürek avı yok’ dedi.
Özü sözü bir Başbakana güvenelim.