SON 20 DAKİKA UMUT VERDİ

Abone Ol

 
Sevgili okurlar geçen haftaki yazımda kulüp ve de takım olarak itibar anlamında geldiğimiz durumu yazmıştım. Zaten kulüple az da olsa yakından ilgilenen herkes bu durumu biliyor. Buna birde UEFA’nın ekonomik denetiminde olan kulübümüz, transfer anlamında hareket kabiliyeti de kısıtlanınca elde ki olanakları en iyi şekilde değerlendirmekten başka çaremiz kalmamış, halen de yok. Bunun kısaca adı en az devre arasına kadar yönetim başta olmak üzere teknik adam ve de sporcular ile birlikte gideceğiz. Kişisel kanım bu devasa sorunların altına gövdesini koyan yönetim, hali hazırda Türkiye’de kariyeri inkâr edemeyeceğimiz (Şenol olamayacağına göre) hocamıza tam desteği kulübümüzün geleceği adına vermekten başka çaremiz yok. Elbette yapıcı olabilecek en ağır eleştirilerimiz saklı olmak kaydıyla tabi. Bu desteği kulüp olarak bir adım daha geri düşmemizin ne anlama geldiğini bilerek yapmak zorundayız. Bunun ne hoca ile ne de yönetim ile uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur. Zira sorunumuz bunlara bırakılamayacak kadar büyüktür.
  
Sonuç olarak şimdi FIFA’dan yeni gelen cezaları da eklersek sorunları azaltma noktasına bir türlü gelemiyoruz. Başkan yedi sekiz ay hacizlerden illallah demişti bu gelenler de cabası. Denebilir ki tüm bunlar bilinerek gelindi, burası ağlama yeri değil. Bunu diyenlere bu kulübü bu hale getirenlerin hiç mi günahı yok sorusuna verecekleri cevap hiç de inandırıcı değildir. Zira o soruyu soranlarla birlikte kulübü bu hale hep birlikte getirdik. Eğer Trabzonsporlu isek sorumluluğu başkasına atarak kaçmamamız gereken günleri yaşadığımızı aklımızdan çıkarmamalıyız.
    
Toplantı konusu uzayınca maça yer kalmadı. Ancak ligin oturmuş önemli takımı karşısında alınan üç puandan bence daha da önemlisi son yirmi dakikada rakibi sahasından çıkartmak bir yana kontra imkânı bile vermemiş olmamız umut verici idi. Umarım bu oyun anlayışı zamanla artarak gelişir. Son söz, hakemler ile sorunlarımız hala devam ediyor.
 
ÖZEL NOT: Toplantıda başkana hitaben bahse konu olan sorunlarla ilgili görüşlerimi anlattıktan sonra, çözümün siyasilerle değil camiayı arkasına alması halinde ancak mümkün olacağını önerdim.