SUÇLU KİM?

Abone Ol
MÜSİAD Başkanı Sayın Ali Kaan arayıp Trabzon’un sorunlarıyla ilgili basın toplantısına davet ettiğinde sevinmiştim.
Ohh dedim sivil toplum kuruluşları harekete geçti.
Öyle ya 4 bakanı bulunan Trabzon’un yeniden ayağa kalkması için birilerinin ayağa kalkması gerekirdi.
Mutlu oldum.
Trabzon’un sorunlarına sahip çıkılıyor dedim, dört bakan avantajını iyi kullanmalıyız diye düşündüm.
Çünkü sivil toplum kuruluşları yönlendiricidir,
Uyarıcıdır
Baskı ve kamuoyu oluşturarak o şehrin gelişmesine önemli katkı sağlarlar.
Trabzon’daki sivil toplum kuruluşları bir araya geldiğinde, istedikleri her yatırımı koparırlar.
MÜSİAD Başkanı Ali Kaan Bey basın toplantısında üç konu üzerinde durdu.
Anladığıma göre zaman zaman, belki ayda bir düzenleyeceği basın toplantılarıyla şehrin üç sorununu gündeme getirecek.
Güzel bir çalışma.
İş-kur projelerinden işe alınanlar, organize sanayi bölgeleri ve dolmuş taşımacılığı.
Üç sorunu dile getirirken çözüm önerilerini de sundu.
Ali Kaan bey diyor ki “İş-Kur’un işsizliği azaltmaya yönelik uygulanan, geçici istihdam uygulaması Toplum Yararına Programı devletin kendi eliyle yaptığı ve üretime zerre kadar katkısı olmayan, aksine gerçek istihdama darbe vuran ve işçi açısından tembellik yaratan bir uygulamadır.”
Çok önemli.
Bakın bir cümlede üç yaraya parmak basıyor.
İşkur’un üretime zerre kadar katkısı yok, istihdama darbe vuruyor, tembellik yaratıyor.
Bir anlamda hükümetin seçime yönelik yaptığı ve adaletsiz uygulamaların yoğun yaşandığı İş-Kur projelerinin kârının olmadığı gibi zararı vardır.
Haklıdır.
Katılıyorum
Sonuna kadar destekliyorum.
Çünkü hem gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşılmıyor.
Yani adamı olan işe giriyor.
Partiye üye olan, bir yöneticiye ulaşan, mahalle başkanlarının inisiyatifine kalan kişiler işe alınıyor.
3 veya 6 aylığına.
Hem de projeden devlet kurumlarında işe başlayanların, yarın kadro alırım umudu, özel sektörün nitelikli eleman bulmasını zorlaştırıyor.
İş-Kur’dan işe girenlerin tarafından bakıldığı zaman onlar da haklı.
Çünkü öyle alıştırmışlar.
Devletin kapısından içeri gireyim de, devlete kapat atayım da gerisi hiç önemli değil mantığıyla hareket edilmesi gerçek yatırımcının önünü kesiyor.
Kalifiye eleman bulamıyor, Suriyeli çalıştırıyor
Ama kabahat işçide değil, onlara devlet kadrosu imkânı sağlayan yürütmede kabahat.
Suç, iktidar partisinindir.  
Bakın seçimlerden önce Trabzon’da 4 bin kişi, İş-Kur’a bağlı projelerden işe alınacaklardı.
Kamu kuruluşlarında.
Başvuru sayısı 12 bin.
4 bin kişi 3, 6 ve 9 aylığına işe yerleştirilmiş.
9 ay sonra 3 ay dinlenir sonra bir yolunu bulur başka bir projede çalışırım mantığı gerçek müteşebbisi zor durumda bırakıyor.
8 bin kişi yine işsiz, yine sokakta kaldı.
Ali Kaan’ın dediği gibi bu hükümet bu uygulamayı derhal kaldırmalı.
Bırakın insanlar 6 ay çalışacağı yerlerde değil, hayat boyu istihdam edilecek işletmelerde çalışsın.
Yani mevcut uygulamanın yarardan çok zararı vardır.
Devlet desteklesin, yarısı sizden yarısı bizden mantığıyla çalışanın maaşını 6 ay devlet, 6 ay özel teşebbüs ödesin. İnsanlar da yıl boyu çalışsın.
Bu uygulamayla daha yararlı olunur kanısındayım.
MÜSİAD Başkanı Ali Kaan ve ekibini devletin yanlışını, devletin gözünün içine bakarak söyleme cesaretinden dolayı kutluyorum.
Gerçek yurttaşlık budur.