TAKA Sen Çok Yaşa…!

19 Ağustos sabahının ilk ışıklarıyla doğdu TAKA…

Abone Ol

Karadeniz henüz uykudaydı.

Sokaklar sessiz, şehir mahmurdu.

Ama bir yerde küçük bir heyecan vardı.

Bir gazete dünyaya geliyordu.

Adı TAKA idi.

O gün belki kimse bilmiyordu ama Karadeniz, yalnızca yeni bir gazete değil; kendi sesini, kendi sözünü, kendi yüreğini buluyordu.

Çünkü TAKA, daha ilk nefesinde haberle doğdu.

Umutla doğdu.

Memleket sevdasıyla doğdu.

Ve daha ilk günlerde, yıllar sonra gerçekleşecek bir hayalin peşine düştü.

“Yapın Zigana yolunu…” dedi.

Yıllar geçti.

Hayaller gerçeğe dönüştü.

Zigana aşıldı, Türkiye’nin en uzun tüneli açıldı.

TAKA ise o günden bugüne yalnızca haber yazmadı.

Şehrin hayallerini de yazdı.

Çeyrek asır…

Dile kolay.

25 yıl!

Bir gazete için 25 yıl, yalnızca takvim yapraklarının değişmesi değildir.

25 yıl;

Geceleri sabahlara bağlamaktır.

Matbaa kokusunu içine çekmektir.

Haberi herkesten önce yakalamak için koşmaktır.

Bazen sevinmek, bazen üzülmek, bazen kızmak ama hiçbir zaman vazgeçmemektir.

25 yıl;

Okurun güvenini kazanmaktır.

Ve bugün TAKA'nın en büyük gururu da budur.

Çünkü biz sadece bir gazete olmadık.

Bir Karadeniz markası olduk.

Bölgenin en çok satan, en çok okunan gazetelerinden biri olmakla kalmadık;

Sözü dinlenen, haberi takip edilen, manşeti merak edilen, gündemi belirleyen bir yayın organına dönüştük.

Özellikle spor manşetleriyle Türkiye’de ulusal basının gündemine oturdu.

Bugün bir haber TAKA'da çıktığında yalnızca okunmuyor.

Konuşuluyor.

Tartışılıyor.

Yetkililerin masasına gidiyor, sorun çözüyor.

Şehrin gündemine giriyor.

Türkiye'nin gündemine taşınıyor.

İşte gazeteciliğin gerçek gücü budur.

TAKA'yı her sabah eline alan okurla aramızda görünmez bir bağ kuruldu.

O bağ;

Mürekkebin bağı değildi.

Güvenin bağıydı.

Trabzon'dan Rize'ye,

Gümüşhane'den Giresun'a,

Artvin'den Samsun'a,

Karadeniz'in her köşesine uzandık.

Sonra gurbet yollarına düştük.

İstanbul'da, Sakarya'da, Kocaeli'de, Yalova'da, Bursa'da yaşayan hemşehrilerimize ulaştık.

Avrupa'da;

Almanya'da, Belçika'da, Hollanda'da, Fransa'da yaşayan gurbetçimizin masasındaki yerimizi aldık.

Çünkü biliyorduk:

Sıla ile gurbet arasında sadece kilometreler yoktur.

Arada özlem vardır.

Arada memleket hasreti vardır.

Ve bazen bir gazetenin sayfası, binlerce kilometrelik yolu kapatır.

TAKA işte o yolu kapattı.

Bizi bugünlere getiren sadece çalışanlarımız değildi.

Bize emek veren büyüklerimiz vardı.

Yolumuzu açanlar vardı.

Yanımızda yürüyen arkadaşlarımız vardı.

Birlikte büyüdüğümüz, sonra farklı yollara gittiğimiz dostlarımız vardı.

Ve her şeyden önemlisi;

Siz vardınız.

Okurlarımız,

Her sabah gazeteyi eline alanlar,

Bir haber için bizi arayanlar,

Bir yanlışımız olduğunda uyaranlar,

Bir başarımızda sevinenler,

Bize inananlar,

TAKA'nın gerçek sahibi siz oldunuz.

Bu nedenle bugün 25. yaşımızı kutlarken aslında kendi doğum günümüzü değil, hepimizin ortak hikâyesini kutluyoruz.

TAKA, Trabzonspor'la da büyüdü.

Bordo-mavi sevdayı sayfalarına taşıdı.

Şampiyonluklarda sevindi.

Mağlubiyetlerde üzüldü.

Ama her zaman Trabzonspor'un ve Trabzon'un yanında oldu.

Çünkü bu şehirde futbol sadece futbol değildir.

Trabzonspor sadece bir kulüp değildir.

Bu şehrin kimliğidir, gururudur, ortak heyecanıdır.

TAKA da bu heyecanın sesi oldu.

Ve bugün 25 yılın ardından geriye baktığımızda şunu gururla söyleyebiliyoruz,

Biz artık sadece haber veren bir gazete değiliz.

Biz;

Haber üreten, gündem oluşturan, gündemi takip eden değil gündemi belirleyen bir gazete olduk.

Bir manşetimiz şehrin gündemini değiştirdi.

Bir haberimiz yetkilileri harekete geçirdi.

Bir köşe yazımız günlerce konuşuldu.

Bir çağrımız karşılık buldu.

İşte 25 yılın en büyük kazanımı budur.

Sözümüzün bir ağırlığı var.

Çünkü o sözün arkasında 25 yıllık emek var.

25 yıllık güven var.

25 yıllık mücadele var.

Ve milyonlarca kez çevrilmiş sayfalar var.

Bugün TAKA 25 yaşında.

Artık bir bebek değil.

Çeyrek asırlık bir delikanlı.

Ama ruhu hâlâ ilk günkü kadar genç.

İlk günkü kadar heyecanlı.

İlk günkü kadar cesur.

İlk günkü kadar Karadenizli…

Önümüzde daha uzun bir yol var.

Daha yazılacak binlerce haber,

Daha kurulacak yüzlerce hayal,

Daha savunulacak nice haklar var.

Daha anlatılacak nice insan hikâyesi var.

Biz yine haklının yanında olacağız.

Haksızlığın karşısında duracağız.

Mağdurun sesini duyuracağız.

Karadeniz'in dalgası gibi gür çıkacağız.

Sılayla gurbet arasında köprü olmaya devam edeceğiz.

Ve yarın sabah yine aynı heyecanla gazetemizin başına geçeceğiz.

Çünkü bizim işimiz sadece gazete çıkarmak değil.

Bizim işimiz, Karadeniz'in sesini geleceğe taşımaktır.

Bugün 25. yaşımızı kutlarken;

Bu gazeteye alın terini bırakan bütün çalışma arkadaşlarıma,

Bize yol gösteren büyüklerimize,

Aynı masayı paylaştığımız dostlarımıza,

Aramızdan ayrılan meslektaşlarımıza,

Ve en önemlisi, 25 yıldır TAKA'yı yaşatan siz değerli okurlarımıza sonsuz teşekkürler.

İyi ki varsınız.

İyi ki TAKA var.

İyi ki 25 yıl önce o ilk sayfa basıldı.

Çünkü o sayfayla birlikte Karadeniz yeni bir ses kazandı.

TAKA'nın sesi…

Bugün o ses daha gür.

Daha güçlü.

Daha etkili.

Ve artık sadece duyulmuyor;

Dinleniyor.

Sadece okunmuyor;

Gündem oluyor.

Evet,

Benim adım TAKA.

Bugün 25 yaşıma bastım.

Çeyrek asırdır Karadeniz'in dalgalarıyla büyüdüm.

Fırtınalardan geçtim.

Ama hiç eğilmedim.

Hiç susmadım.

Ve söz veriyorum,

Daha nice 25 yıllar boyunca dimdik ayakta kalacağım.

Karadeniz'in hırçın dalgaları gibi sesimi yükselteceğim.

Sılayı gurbete bağlayacağım.

Haklının sesi, mazlumun nefesi, şehrin gözü ve kulağı olmaya devam edeceğim.

Çünkü biliyorum ki;

TAKA yaşarsa, Karadeniz'in sesi susmaz.

TAKA büyürse, Karadeniz'in sözü daha uzağa ulaşır.

Ve bugün hep birlikte gururla söylüyoruz,

TAKA ÇOK YAŞA!

25 YILDIR KARADENİZ'İN SESİ…

NİCE 25 YILLARA