Taka yara aldı!

Sahaya çıkan kadroya baktığınızda eksikler sadece isim değil, kimlik eksiltir cinstendi. Savunmada aksayan denge, orta sahada kopan bağlantılar ve hücumda hissedilen o keskin diş eksikliği…

Abone Ol

Ve elbette en çok da Paul Onuachu’nun yokluğu.

Uzun boyu, hava hakimiyeti ve en önemlisi “orada olma” becerisi…

Bu takım onunla başka oynuyor, onsuz başka hissediyor.

Maç boyunca Trabzonspor topa sahip oldu belki, mücadele etti, pozisyon da buldu.

Ama o son vuruşlarda bir eksiklik vardı; sanki herkes bir başkasının tamamlamasını bekliyordu.

Oysa şampiyonluk dediğin, eksik olduğun günlerde bile birinin çıkıp “ben buradayım” demesiyle kazanılır.

Bu beraberlik, sadece iki puanın kaybı değil; aynı zamanda psikolojik bir kırılma.

Zirve yarışında bazen puandan çok, inanç kaybedilir.

Ama unutulmamalı: Bu şehir pes etmeyi bilmez.

Trabzon’un ruhu, en zor anlarda ayağa kalkmayı öğretir.

Bugün yara aldıysak, yarın daha güçlü sararız.

Yeter ki o inanç kaybolmasın, yeter ki bu forma için oynadığını unutan olmasın.

Şampiyonluk yolu hâlâ açık ama artık Kaf dağının ardında.

Belki de hiç hata yapmasak da ulaşamayacağız. Yine de vazgeçmek yok!

Unutulmamalı ki kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin! Yıkılmadık, bu taka ne fırtınalar gördü, ne arbedeler yaşadı. Ağır bir yara aldık hepsi o kadar.

Devam son maça son düdüğe kadar mücadeleye devam!

Teşekkürler çocuklar...