Ekonomi

Takipteki Kredilerde Kritik Artış: KOBİ Ve Kredi Kartı Borçları Alarm Veriyor

Bankacılık sektöründe takipteki krediler yeniden ekonomi gündeminin öne çıkan başlıkları arasına girdi. BDDK verilerinden derlenen tabloya göre, 2024 ortasından itibaren başlayan yükseliş eğilimi 2026’da daha belirgin hale geldi.

Abone Ol


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) sisteminden derlenen verilere göre, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı 2024 ortasından itibaren yükseliş trendine girdi.

2023 başında yüzde 2,1 seviyelerinde bulunan toplam krediler içinde takipteki alacaklar oranı, 2024’ün ilk yarısında yüzde 1,5 seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak yüksek faiz ve enflasyondaki seyrin de yüksek seyretmesiyle takipteki alacaklarda yükseliş hızlandı. 2026 itibarıyla takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 2,8 seviyesine yaklaşarak son dönemin en yüksek seviyelerine çıktı.

Sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik aktivitedeki yavaşlama hem ticari hem de bireysel tarafta borç ödeme kapasitesini baskılıyor.

Ticari krediler tarafında bozulma özellikle KOBİ’lerde belirginleşiyor. Verilere göre, KOBİ kredilerinde takipteki alacakların KOBİ kredilerine oranı 2023’ün başında yüzde 2,8 seviyelerinde olurken, 2024 Mart’ta 1,5 seviyesine kadar geriliyor. Sonrasındaysa sert yükseliş göstererek 2026 Mayıs’ta yüzde 3,6 seviyesinin üzerine çıkıyor. Aynı dönemde ticari kredilerdeki takip oranı da yükselişe geçse de daha ılımlı bir artış göstererek Mayıs 2026’da 2023 yılı başındaki yüzde 2,17 seviyesini aşıyor.

Yüksek faiz ortamında özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler nakit akışı baskısıyla daha fazla karşı karşıya kalırken, iç talepteki yavaşlama, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunları KOBİ’lerin kredi geri ödeme performansını zayıflatıyor.

Bireysel krediler tarafında ise en dikkat çekici bozulma kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinde yaşanıyor.

Takipteki bireysel kredi kartı alacaklarının oranı 2023 ortalarında yüzde 1,2 seviyelerine kadar geriledikten sonra hızlı yükselerek, 2026 itibarıyla oran yüzde 5 seviyesini aştı ve son yılların zirvesine ulaştı.

İhtiyaç kredilerinde takip oranı da yüzde 5,7 seviyesine yaklaşırken, taşıt kredilerinde yukarı yönlü hareketle oran yüzde 1’e yaklaşıyor. Konut kredilerindeki takip oranı ise görece düşük seviyelerde ve yatay seyir izliyor.

Yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve bireysel borçluluğun büyümesi özellikle kısa vadeli tüketici finansmanında ödeme baskısını artırıyor. Kredi kartı kullanımındaki hızlı artış ve ödeme davranışlarının yüksek faiz ortamıyla birleşmesi de riskleri büyüten unsurlar arasında bulunuyor.