Tarihi Bina Kaderine Mi Terkedildi?

Bu konuda daha yazmak içimden gelmiyor. Fakat bu kentin insanı olarak yine yazalım dedik . Sorumlular bir kez daha sorumluluklarını hatırlar diye yazıyorum. Şimdi birileri derki yazsan ne olur yazmasan ne olur?

Abone Ol

Yok bi şey olmaz.

Herkes yine o binanın önünden gelir geçer.

Bilmezlerki o bina sadece tarihi tescilli bir yapıdan öte Trabzon icin çok onemli anılar taşır.

Çok yazdım.

Hatta bir ara bu binada kültürel sergiler açıldı.

Bina sağlık Bakanlığının.

Olmadı bir türlü.

Restorasyon gerçekleşmedi.

Cumhuriyetin ilanından sonra Türkocağı,CHF binası,Sağlık Müdürlüğüne bağlı Kadın Doğum ve Çocuk hastanesi olmuş sonraları da hep sağlık hizmetinde bulunmuş bir bina.

19.y.y karakteristik taş yapılardan biri.

M.Kemal Atatürk Trabzon'u ziyaretlerinde özel olarak bu tarihi yapıda incelemelerde bulunmuş.

Uzun müddet boş kalan ve halen gittikçe harabeleşen bina bir ara Sağlık Müdürlüğünce restore edilecekti.

Yine Olmadı.

Ve şehrin simgesel yapılarından biri olarak varlığını sürdüren bina şu anda acil restorasyona ihtiyaç duymaktadır.

Bu tür binalar restore edilip kültür ve turizme yonelik fonksiyon verilerek yaşatılır.

Peki ne yapılabilir burada?

Bina müsait.

Burada "Trabzon Milli Mücadele ve Muhacirlik Tarihi Müzesi" yapılmalı.

Belli çevrelerin "Pontus " adı altında Trabzon'a yüklemek istedikleri bazı anlamsız ve tarihi mesnedi olmayan gerçekdışı anlatımlar her zaman karşımıza çıkmakta.

Efendim mübadele sanki tek taraflı olmuş.

Karadeniz'de yurtlarını kaybeden bizim atalarımız muhacirlik adı altında sanki yollarda ölmemiştir/öldürülmemiştir.

Uydurulmuş tarihi anlatımları ile propaganda yapmaya çalışanlara karşı gerçek tarihle karşılık vermek gerekir.

Onun bir yolu da Tematik Müzelerdir.

"Trabzon Milli Mücadele ve Muhacirlik Müzesi"nde hemen her evden üç beş kişinin öldüğü şehit ve gazi düştüğü Trabzon'un yaşadığı her türlü ihaneti,eziyeti,halkın yerini yurdunu terk edişini,çetelere karşı verilen mücadeleyi anlatan bir belgeliğimizin olması gerekir.

Burda yaşayan Rumlar Lozan antlaşması sonrasında mübadele yoluyla Yunanistan'a giderken,Türkler ise Rus isgali sırasında hemen şehri terketmek zorunda kaldılar.

Trabzon'un Rus igali ile şehrin anahtarını isgal kuvvetlerine teslim eden metropolit Hirisantos kendince planı yapmıştı.

Artık yönetim de topraklar da onlarındı!!!

Plan yapılır her zaman.

Ama bu milletin özgürlüğe ve bağımsızlığa düşkünlüğü unutulunca o planlar bozulmaya mahkumdu.

Trabzon Valimiz sayın Tahir Şahin'in binanın restorastorasyonu konusunda gereken girisimi yapacağına inanıyorum.

Tabi bu konu sadece vali beyin değil şehri yöneten tüm bileşenlerin görevi olmalı.

Trabzon'lunun dehşet günlerini anlatan ,toprağını terkedip yollarda aç susuz kalarak ölmelerine,şehid olmalarına yol açan hemen her yerleşim merkezinde Meçhul Trabzonlular Mezarlığı bulunan bu coğrafyada atalarımızın çektiği tüm sıkıntılar anlatılmalı...

Bazı mekanlar vardır hikayeleri ile meşhurdur.

Ortalama yaşın üzerinde bulunan birçok kişinin o tarihi binada doğdukları hâlâ anılarındadır.

M.Kemal Atatürk Trabzon'u üç kez ziyaret etmişti.

İkinci gelişlerinde 27 kasım 1930'da bu tarihi binada kapsamlı incelemelerde bulunmuştur.

Trabzon,turizme önem vermekte.

Çalışmalar yapmakta.

Fakat şu gerceği unutmamak lâzım.

Kültür tarafı eksik olan turizmin yeterince gelişmesi mümkün degildir.