Taşıyıcı Kolonlar Yıkıldığında

Sevgili Okur!

Abone Ol

Düşen her şeyin bir gürültüsü vardır ya...

Hani o camın kırılmasının, o tabağın yere düşüp dağılmasının sesi...

İnsan sanıyor ki yıkım dediğin şey gürültülü olur.
Sanıyor ki düşen her şey ses çıkarır.

Fakat güven öyle değildir.
O, ses çıkarmaz.
Tuzla buz olsa dahi kırıldığında ses çıkarmaz.

Güveni kalbe benzetmek, sadece bir benzetme biçimidir. Kalp dediğin; içinde kanın dolaştığı, ritmi olan bir organdır.

Oysa güven...
Güven, insanın iskeletidir.
Bir binanın taşıyıcı kolonları gibidir. Önemi her zaman fark edilmese de bütün binayı ayakta tutan odur.

Kırıldığı an bina yıkılmaz belki, hâlâ ayaktadır belki; ama duvarları çatlamış, sıvası dökülmeye başlamıştır.

Yıkılmaması kaçınılmazdır.
Onu ayakta tutan taşıyıcı sistem çökmüştür çünkü.

Taşıyıcı sistem çökmüşse, ilk sarsıntıda bina göçük altındadır artık.

Güvenin olmadığı yerde hiçbir şey ayakta kalamaz.

Güvenin olmadığı yerde hiçbir şey inşa edilemez.

Güven, insan bağlarının en sağlam halatıdır.
Güven, dostlukların, arkadaşlıkların ve bütün ilişkilerin temelindeki çimentodur.

Zemin etüdü yanlış yapılmış, malzemeden çalınmışsa binanın yıkılmaması imkânsızdır.

Sevgili Okur!
İnsan ilişkilerine dair yalnızca iki seçenek vardır;
Ya güvenirsin ya da güvenmezsin.

Tarih boyunca insan ilişkileri güven duygusu üzerine kurulmuştur.

"Olmak ya da olmamak" misali;

Ya güven vardır ya da güvensizlik. Öyle derin, öyle keskin sınırları olan bir kavramdır ki belirsizliği kabul etmez.

Bir yerde güven varsa güvensizlik barınamaz.
Güvensizliğin olduğu yerde de güven nefes alamaz.

Güvenin azı, çoğu, birazı olmaz. Tıpkı elektriğin artı ve eksi kutupları gibi...

İnsan ilişkileri de tam bu temel üzerine inşa edilir.

Güven varsa bina kat kat yükselir. Güvensizlik varsa her şey bodrum katına hapsolur.

Güven yoksa, daha ilk dönemeçte dönülür yoldan.
Ve kaç kilometre yol alındığının hiçbir önemi kalmaz.

Çünkü bazen geriye dönmek, yıkılacak bir binanın altında kalmaktan daha büyük bir cesarettir.

Hiçbir bina çatısı çöktüğü için yıkılmaz. Taşıyıcı kolonlar sarsılırsa sallanır, çatlar ve çöker.

İnsan ilişkilerini yıkan son kavga, son söz değildir.
Çok daha önce çatlamaya başlayan o güven kolonlarıdır.

Kolonlar yıkıldıktan sonra duvarları boyamanın da hiçbir anlamı olmaz artık.

Saygı ve Muhabbetle