Ekonomi

Tavuk Fiyatlarında Sessiz Fırtına! Zamlar Kapıda, Pazar Elden Gidiyor

Beyaz et sektöründe alarm zilleri çalıyor. İhracat kısıtlamalarıyla sarsılan sektör, şimdi de Orta Doğu’daki gerilimin tetiklediği maliyet artışlarıyla karşı karşıya. Uzmanlara göre çözüm yasak değil, üretimi artırmak.

Abone Ol

Türkiye’nin stratejik ihracat kalemlerinden biri olan beyaz et sektörü, son dönemde iki yönlü baskı altında. Bir yandan Ramazan döneminde uygulanan ihracat kısıtlamaları nedeniyle dış pazarda güven kaybı yaşanırken, diğer yandan Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim maliyetleri hızla yukarı çekiyor. Bu gelişmeler, kısa sürede tüketici fiyatlarına da yansıdı.


Beyaz et sektörü, bir yandan Ramazan döneminde uygulanan ihracat kısıtlamalarının "güvenilir tedarikçi" imajına verdiği hasarla, diğer yandan Orta Doğu’da tırmanan gerilimin tetiklediği maliyet artışlarıyla zorlu bir sınav veriyor. Sektör temsilcileri, çözümün yasaklarda değil, üretim arzının artırılmasında olduğu görüşünde birleşiyor. Maliyet artışları son 1,5 ayda perakende raf fiyatlarına %15 ile %30 arasında zam olarak yansıdı.

Küresel jeopolitik riskler ve yerel piyasa düzenlemeleri, Türkiye’nin stratejik ihracat kollarından biri olan beyaz et sektörünü baskı altına almaya devam ediyor. İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanı Müjdat Sezer, sektörün mevcut durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede; artan girdi maliyetlerinin ve dış pazarda yaşanan güven kaybının altını çizdi.

"FİYAT İSTİKRARININ YOLU KISITLAMA DEĞİL, ÜRETİM"

Ekonomim'in haberine göre, iç piyasadaki tüketici fiyatlarını dengeleme amacıyla getirilen ihracat kısıtlamalarını eleştiren Sezer, bu yöntemin kalıcı bir çözüm sunmadığını belirtti. 2025-2026 döneminde beyaz et fiyatlarında yaşanan %3’lük düşüşü örnek gösteren Sezer, "Geçtiğimiz yıl fiyatların gerilemesinin tek nedeni üretim artışıdır. Arz yükselip talep sabit kalınca fiyatlar doğal dengesini buldu. Kısıtlamalarla fiyat düşürmek mümkün değildir; aksine bu durum üretim motivasyonunu kırar," dedi.


SAVAŞIN FATURASI: MISIRIN TONUNA 2 HAFTADA 100 DOLAR ZAM

Orta Doğu’daki sıcak çatışma ortamı, sektörün en büyük gider kalemi olan yem hammaddelerine de darbe vurdu. Lojistik ve akaryakıt maliyetlerinin yanı sıra hammadde fiyatlarında sert yükselişler gözleniyor. Özellikle yemlik mısırın ton fiyatının son iki haftada 250 dolardan 350 dolara fırladığını kaydeden Sezer, maliyetlerdeki bu %40’lık artışın kaçınılmaz olarak perakende fiyatlarına yansıtıldığını ifade etti.

PAZARI BREZİLYA VE UKRAYNA KAPIYOR

İhracat yasaklarının "tedarik zinciri kırılmasına" yol açtığını vurgulayan Müjdat Sezer, Türkiye’nin en güçlü olduğu Orta Doğu ve Körfez pazarlarında zemin kaybettiğini söyledi:


"Müşterilerimizle 6 aylık programlar dahilinde çalışıyoruz. Bir anda gelen yasaklar, Türkiye'nin 'güvenilir liman' algısını zedeledi. Bizim boşalttığımız alanı süratle Brezilya ve Ukrayna dolduruyor. Artık birinci değil, ikinci planda tercih edilen ülke konumuna geriliyoruz."

ETİKETLERE YANSIYAN TABLO: TAVUK KANADI 279 TL’YE ÇIKTI

Maliyet artışları son 1,5 ayda perakende raf fiyatlarına %15 ile %30 arasında zam olarak yansıdı. Sektördeki fiyat değişimi verilerine göre:

Bütün Tavuk: 85 TL'den 105 TL'ye,


Baget ve But: 110-119 TL bandından 145 TL'ye,

Tavuk Kanadı ve Izgaralık: 230-250 TL seviyesinden 279 TL'ye yükseldi.

Yaklaşan yaz mevsimi ve "mangal sezonu" ile birlikte talebin artacağını öngören sektör temsilcileri, üretim maliyetleri düşürülmediği takdirde dar gelirli tüketicinin en önemli protein kaynağı olan beyaz ete erişiminin zorlaşacağı uyarısında bulunuyor.