1960 ihtilali ve Başbakan Menderes’in 1961 yılında idam edilmesine dek süren siyasi savaş 3 idamla bitmedi.
Daha önce yazdım, tekrarında fayda var. Trabzonlu Celal Koç amcayı Menderes’i izlemek için 20’li yaşlarda Araklı Samayer’den meydana kadar yürüyerek götüren sevgi idamdan sonra da devam etti.
Menderes’in idamının yarattığı mağduriyet, 1964 yılından sonra Adalet Partisini şahlandırmaya yetti.
Menderes ve 2 Bakanının idamı sonrasında Adalet Partililer ile CHP’liler arasındaki mücadele 1971 muhtırasına kadar sürdü ve solun aşırı ucunda oldukları gerekçesiyle Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildi.
Askerin muhtırasının ardından mağdur konumuna düşen CHP, 1974 seçimlerinde koalisyonla da olsa iktidara gelmiş ve 1977 seçilerinde ise Türkiye siyasi tarihinin başarılarından birine imza atmıştı.
Süreç devam etti.
Kenan Evren’in Radyo ve Televizyonlardan duyduğumuz darbe gerekçesini anlatan sözleri hala kulaklarımızdadır. Ve Mesut Mertcan’ın ‘Adana bir numaralı sıkıyönetim komutanlığından bildirilmiştir’ diye devam eden radyo bültenleri.
12 Eylül 1980’den sonra çok partili sisteme geçilir geçilmez Emekli Orgeneral Turgut Sunalp parti kurdu. Fakat, Türk seçmeni gitti oylarını Demirel’in Müsteşarı Turgut Özal’ın Partisi ANAP’a verdi.
Son gün, Kenan Evren, Sunalp’a açık destek vermeseydi belki de parlamento yarı yarıya olacaktı. Akan kanı durdurdu diye, 1980 Anayasasına yüzde 95 oy verenler 2.5 yıl sonra Evren’in adayı Sunalp’ı sandıkta bıraktılar.
1983 genel ve 1984 yerel seçimleri ile 1987 Genel seçimlerinde ANAP uçtu. .
Özal’ın, yerine geçtiği Başbakan(Demirel) cezaevinden çıktı ve yine mağdur sıfatı ile meydanları dolaşmaya başladı.
DYP ve SHP önce yerel seçimlerde(1989) ardından da Genel seçimlerde(1991) fırladı. Erbakan ve Türkeş’de hapisten çıkmış ve 1991 seçimlerinde onlarda ANAP’ı ciddi manada hırpalamışlardı.
1994 Ekonomik krizi, ardından 28 Şubat 1997 sürecinin yarattığı travmalar ve sonrasında bankalarca hortumlanan hazine tamtakır olunca, Esnaf sokağa indi. Ve bir mağdur daha iktidara yürüdü.
2001 yılında Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener’in kurduğu AK Parti ile Siyasetin kuralı değişmemiş ve Türk halkı mağdur Erdoğan’ı iktidara getirmişti.
Türkiye her 10 yılda bir liderler çıkarmıştır. Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal, Baykal, Çiller, Mesut Yılmaz, Tayyip Erdoğan ve Kılıçdaroğlu gibi.
CHP’deki İstanbul, Antalya, Uşak olaylarına rağmen bu liderlere 2 isim daha eklendi.
Mutlak Butlan’a(Kongre Kesin İptal-Yok hükmünde) rağmen Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu.
Geçen akşam bir grup arkadaş tartıştık.
Şu tahmini yaptım. Özgür Özel ve İmamoğlu söylendiği gibi Ekim partisini kurar seçime girebilirlerse CHP’den yüzde 20’nin üzerinde oyu da yanlarında götürürler.
Kılıçdaroğlu ve ekibi CHP’nin başında yüzde 8 ila 13 arasında oy alabilir..
Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan önümüzdeki seçimde yüzde 51’i bulabilir mi?
Zor.
AK Parti, MHP, DEM ve ANAHTAR Parti ile bu rakamı zorlar, belki ikinci turda Erdoğan yeniden seçilir.
Bugünkü siyasi gelişmelere şöyle de bakmak gerekmez mi?
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sistemi Erdoğan’ı bir dönem daha Başkan olarak tutmak istiyor. Israr da ediyor.
Dünya artık ekonomiden çok silahlı güç savaşına döndü.
Kaan Uçağı, Kızılelma(İnsansız Savaş jeti), Tayfun ve Yıldırımhan füzeleri(2032) envantere girsin diye!