Tesadüf Mü? Düzen Mi?

Kayseri'de bir Varoluş dersi, Pazartesi akşamı Kayseri'nin bozkırında Trabzonspor, yalnızca bir futbol maçı kazanmadı. İnsan olmanın en kadim çelişkisini sahaya yansıttı. Trabzonspor’un oyunu,düzen ile kaos arasında salınan ruhumuzun çelişkisinin benlikteki yansımasını ortaya koydu.

Abone Ol

Paul Onuachu bir forvetten fazlasıydı pazartesi akşamı. İki gol, bir penaltı. Ama asıl mesele, dev bir adamın nasıl bu kadar hafif durabildiğiydi. Onuachu, sorumluluk psikolojisi’nin canlı kanıtıdır. Yükseklik korkusu yaşamayanlar değil, yüksekliğe rağmen yürüyenlerin kahramanı. O, son 8 maçta 8 golle, bilinçaltının ona fısıldadığı taşıyıcı olma çağrısına yanıt verdi. Andre Onana ise travma sonrası büyümenin sembolü. 80 dakika boyunca 10 kişi Kayseri'nin şutlarına göğüs gerdi. Kaleci yalnızlığı, aslında insanın varoluşsal yalnızlığının bir sağlamasıdır. Onana Sahadaki vurdumduymaz rahatlığını bir bıraksa tadından doyum olmaz!

Toplumun sahadaki sureti Trabzonspor, Karadeniz insanının kolektif bilinçdışını temsil eder. Dışarıdan karmaşık görünür ama içeride katı kuralları vardır. Pazartesi akşam 10 kişi kalan Kayseri karşısında yaşananlar, aslında bir toplumun azınlık psikolojisi karşısındaki sınavıydı. Savunma hattı Savic, Batagov sürekli gediklere göğüs gerdi. Bu, sahadaki defansın dik duruşudur. Sistem ayakta durur ama her an çökebilir.

Yine de direndiler. Çünkü Trabzonspor, imkânsız anlarda var olma üzerine kurulu bir kültür kodudur. Ozan Tufan'ın görev anlayışı, Mustafa Eskihellaç'ın direkten dönen şutu. Her şey olabilirdi ama olmadı. Buna maçın kaderi mi dersiniz, kolektif irade mi? Felsefi olarak kontrolsüzlüğün metafiziği diyelim. Oleksandr Zubkov'un 53. dakikadaki vuruşu. Top direkten döndü, kaleci Bilal'ın sırtına çarptı, ağlarla buluştu.

Bu gol Trabzonspor’u rahatlattı. Felsefenin en kadim sorusunu futbola uyarlarsak şu soruyu sormak lazım.Tesadüf mü, düzen mi?Trabzonspor'un oyunu bu soruya verilmiş bir yanıt gibiydi.Dünya karmaşık, anlam bizim ona yüklediğimiz şeydir. Zubkov'un şutunu şans olarak okuyabilirsiniz. Ya da olması gereken olarak. Trabzonspor ikincisini seçti.

Bu çelişki, Trabzonspor'un varoluşudur.Güzel oynamak değil, kazanmanın bir yolunu bulmak. Varoluşun estetiği değil, varoluşun kendisi.Trabzonspor pazartesi akşam Kayseri'de, insanın en derin çelişkisini yaşadı.Kontrolsüzlüğün içinde kontrolü aramak. Savrulurken dimdik durmak. Kaybedecekken kazanmak.Belki de Trabzonsporun sezon boyunca yaşadığı ve yaşattığı oyun, tam olarak budur.İşte Kayseri'de yaşanan, buydu. Bir futbol takımının, on bir ayrı ruh halinin, oyuncu hallerinin aynı anda hedefe kilitlenmesi.

Ve o tezahürün adı zirveye sesiz ve sedasız yaklaşan Trabzonspor…