TESADÜF MÜ? SÜRGÜN MÜ?
Sevgili Okurlar, Çok değil belli bir süre önce yanlış iş yapanlar ya Diyarbakır’a ya da Van’a gönderilirdi. Böyle bir uygulamanın yanlış olduğu yıllar sonra ortaya çıktı. Zaman geçti, işlem değişti. Yanlış yapan veya idare tarafından öyle algı
Fkb Köşeyi Dönmüştü!
Salih Erdem ve yönetimi, seçimi kaybettiğinde depolarında binlerce ton fındık vardı.
O fındık satıldı.
FKB’nin depoları gitti,
Marketleri gitti,
İş merkezleri gitti.
Ve halen kurum borçlu ve 2006 yılındaki dönemelerini yapmış değil.
FKB’nin kasasında satılması sakıncalı olan ve savaş halinde kullanılacak olan 20 bin ton fındığı dahi yok.
O fındık bile olsa yarısını 10 TL’den satarsın ve piyasaya girersin.
Lütfi Bayraktar piyasaya gireceğini söylüyor ama nasıl?
Ne ile?
FKB’nin kaynağa ihtiyaç var.
Yoksa banka kredisi ya da yabancı sermaye ile fındık almışsın çok önemli değil.
Şimdi FKB’yi ayağa kaldıracak bir el aranıyor.
Ama bulunamıyor.
2005 yılında fındık yanmıştı.
Tam fırsattı.
Depolarda çürüğe varıncaya kadar satıldı.
200 milyon TL sermaye yapıldı.
Orada kurumsallaşma güçlenecekken Cemal Öztürk kovuldu ve sistem çöktü.
O para da eridi gitti.
FKB bir daha toparlanamadı.
Kurtuluşu sermaye.
Onu da ancak devlet koyar.
Yeni ve güvenli bir ekibe bu sermaye verilebilir.