Tesis Taşınır, Hafıza Taşınmaz

Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nin mevcut yerinden alınarak Akyazı'ya götürülmesi yalnızca bir taşınma kararı değildir. Bu karar, Trabzonspor'un kurumsal hafızasıyla kurduğu ilişkinin de yeniden tanımlanmasıdır.

Abone Ol

Elbette modern futbol yeni tesisler, daha güçlü altyapılar ve verimli operasyon el alanlar gerektirir. Kimse gelişime karşı çıkmaz. Ancak gelişim ile geçmişi silmek aynı kapıya çıkmaz.

Konu sadece betona indirgenemez. Mesele hafızadır.

Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri yalnızca futbolcuların antrenman yaptığı alan değildir. Trabzonspor'un onlarca yıllık başarılarının, krizlerinin, yeniden ayağa kalkışlarının ve sayısız futbol insanının iz bıraktığı yaşayan bir tarihtir.

Kulüpler yalnızca kupalarla büyümez. Mekanlarıyla da ayakta durur...

Dünyanın büyük kulüplerine bakıldığında eski tesislerin, statların veya sembolik yapıların tamamen yok edilmediği görülür. Kurumsal kimlik, geçmişi koruyarak geleceği inşa etmeyi bilir. Bizde ise tam tersi.

Bu durum Trabzonspor'da ilk kez yaşanmıyor.

Önce Ziya Bey, sonra Avni Aker, şimdi de Mehmet Ali Yılmaz... Başlangıçta isimler unutuluyor. Sonra mekanlar ortadan kaldırılıyor. Ardından yeni nesiller, o isimlerin neden önemli olduğunu hiç öğrenemiyor. Kulüp, isimlerini yaşatamadığında aslında kendi hikayesini eksiltmeye başlıyor demektir..

* * *

Trabzonspor tarihinin en kritik döneminin başkanlarından biri olan Özkan Sümer'in adı da yıllar içinde hak ettiği kurumsal karşılığı bulamadı. Şimdi aynı süreç, ilk dönemi itibariyle kulübün ekonomik bağımsızlığını sağlayan, tesisleşme vizyonunu başlatan Mehmet Ali Yılmaz'ın ismi üzerinden yaşanıyor.

Yaşadıklarımızı tesadüf olarak görmüyoruz... Karşımızda olan spor hafızasının giderek zayıflamasıdır. Hafızasını kaybeden kurumlar, her yönetim değiştiğinde yeniden sıfırdan başlamak zorunda kalırlar.

Bugün Akyazı'da çok daha modern tesisler yapılabilir. Hatta yapılmalıdır da. Ancak süreç, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nin tarihini yaşatacak bir müze, eğitim merkezi, altyapı kampüsü veya yaşayan spor hafızası projesiyle birlikte yürütülmelidir. Aksi halde yapılan sadece bina değiştirmek değil, bir dönemi kapatmak olur.

Trabzonspor'un en büyük gücü tarihidir. O tarihi yaşatan insanlar kadar, geçtiği mekanlar da kulübün kimliğinin ayrılmaz parçasıdır. Kurumlar geleceğe yürürken geçmişlerini sırtlarında yük olarak taşımaz. Onu pusula olarak kullanırlar.

Verilmesi gereken asıl karar, tesisin nereye taşınacağından çok, Trabzonspor'un kendi hafızasına nasıl sahip çıkacağıdır. Hafızasını koruyamayan kulüpler, bir süre sonra başarılarını da yalnızca eski fotoğraflarda aramaya başlar.

Geleceğini inşa etmek isteyen kulüpler önce geçmişlerine sahip çıkar. Hafızasını koruyamayanlar ise yalnızca tesislerini değil, kimliklerini de taşımaya başlar.