Trabzon Kararını Vermeli

Dokuz yıldır bu satırlardan yazıyorum. Yazılarımın önemli bir bölümünü de turizm oluşturuyor. Çok gezen biri olarak şehrimizin doğusundan batısına, yaylalarından ilçe merkezlerine kadar bölgenin turizm hareketliliğini yerinde gözlemleyenlerdenim.

Abone Ol

Bizde turizm sezonu her yıl mayıs ayında başlar. Önce Nevruz Bayramı vesilesiyle İran’dan gelen misafirler, ardından yerli turistler ve özellikle Körfez ülkelerinden gelen ziyaretçilerle bölgemiz hareketlenir. Geçen yıl fena değildi. Bu yıl ise daha da canlı geçeceğine inanıyorum. TRT ekranlarında yayınlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisi ile bölgemizde çekimleri süren diğer Karadeniz dizilerinin de bu hareketliliğe katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Mayıs ayında başlayıp eylül ayına kadar devam eden yayla şenlikleri, festivaller, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kültür Yolu Festivali, üniversitelerimizin mezuniyet programları derken bölgemizde turizm hareketliliği yılın önemli bir bölümüne yayılıyor.

Her yıl turizmle ilgili toplantılar yapılırken eksikler ve beklentiler masaya yatırılıyor. Şehrin hamisi Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in öncülüğünde ilgili kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek Trabzon’un turizm potansiyelini daha ileriye taşımanın yollarını arıyor.

Bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak Uzungöl’de düzenlenen Kış Festivali önemli bir kazanım oldu. Bana göre bunun yaz festivaliyle de desteklenmesi gerekiyor ancak bir üst lige çıkmak istiyorsak daha çok çalışmalı, yeni projeler üretmeli ve farklı adımlar atmalıyız. Trabzon için asıl hedef dört mevsim turizm ve on iki ay süren hareketlilik olmalıdır. Yılın her döneminde turist ağırlayamadıktan sonra bu işi tam anlamıyla başardığımızı söylememiz mümkün değildir.

Turizmde çeşitlilikten turistin şehirde kalış süresine kadar verimi artıracak her yol denenmelidir. Trabzonspor’dan Araklı’nın Asmasu Şelalesi’ne, Çaykara’nın Derebaşı Virajları’ndan Kadırga Yaylası’ndaki üstü açık camiye kadar şehrimizin ve bölgemizin tüm değerleri ön plana çıkarılmalı, güçlü bir şekilde tanıtılmalıdır.

Her şeyden önce günü kurtaran, sezonu geçiştiren hamlelerle yetinmemeliyiz. Gelecek yılların master planını şimdiden hazırlamak zorundayız. Yıllardır devam eden Of-Uzungöl yolu bir an önce tamamlanmalı, Uzungöl’ün imar sorunları çözülmeli ve teleferik projesi acilen hayata geçirilmelidir.

Beşikdüzü Plajı’ndan Sürmene Çamburnu’na kadar bütün sahil şeridi en iyi şekilde düzenlenmeli, pırıl pırıl bir görünüme kavuşturulmalıdır. Yaylalarımızdan ve doğamızdan daha fazla nasıl faydalanabileceğimizin yollarını aramalıyız. Yazmakla bitiremeyeceğim birçok önerim var ama en önemlisi karar vermeliyiz.

Kısacası, artık şu soruya net bir cevap vermeliyiz: Trabzon’u gerçek anlamda bir turizm kenti haline getirmek istiyor muyuz? Bu işi gerçekten başaracak mıyız, yoksa birkaç aylık hareketliliği turizm başarısı sanarak kendimizi mi avutacağız? Çünkü turizmde başarı; birkaç aylık yoğunlukla değil, dört mevsime yayılan, on iki ay boyunca sürdürülebilir bir hareketlilikle ölçülür. Asıl mesele, Trabzon’u sezonluk değil, yılın her günü yaşayan bir turizm şehri yapabilmektir.

Kalın sağlıcakla.