Trabzon Arsin'deki Şok deposunda hak arayışına giren işçiler, tazminatsız işten çıkarma maddesi olan Kod 49 (ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama) ile işten çıkarılmalarına sert tepki gösterdi. İşçi Servet Sivri, "Hakkımızı istedik diye Kod 49 ile işten çıkarıldık. Ramazan ayında aç bırakılıyoruz. Buradan yetkililere sesleniyorum, sesimizi duysunlar" diyerek yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. İşçiler, vatan haini muamelesi görmeyi kabul etmediklerini, sadece insanca çalışma koşulları ve alın terlerinin karşılığını istediklerini vurguladı.
"Sorunumuz Sadece Para Değil, İnsan Yerine Konulmak"
Eylemde söz alan Samet Öksüz, asıl meselenin yönetim kademelerinin işçilere karşı takındığı tavır olduğunu belirtti. Öksüz, "Bizim sorunumuz para değil, bizi insan yerine koymaları. Karadeniz bölge sorumlusu kim varsa bize insan gibi davranmadıkları için bu hale geldik" dedi. Diğer illerdeki Şok depolarında maaşların daha yüksek olduğunu iddia eden Öksüz, Trabzonlu işçilere neden farklı tarife uygulandığını sordu. Siyasetle işlerinin olmadığını belirten işçiler, "Bizi A partisi ayağa kaldırdı demeyin, biz kendimiz ayağa kalktık" diyerek bağımsız duruşlarını netleştirdi.
DGD-SEN: "Sistemli Bir Hak Gaspı Var"
DGD-SEN Karadeniz Bölge Temsilcisi Hüseyin Uğur Şahin, işçiler adına yaptığı basın açıklamasında ağır çalışma koşullarına dikkat çekti. Şahin, "Havalandırmasız depolarda, yüksek paletlerde çalışmaya zorlandık. Fazla mesai ücretlerinde sorunlar yaşadık, promosyon haklarımıza el uzatıldı" ifadelerini kullandı. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesine dayanarak "çalışmaktan kaçınma hakkını" kullandıklarını belirten Şahin, yönetimin çözüm yerine market çalışanlarını zorla depoya sokarak suç işlediğini savundu. Sendika, %27 zam oranının iyileştirilmesi ve işten çıkarılan 30 işçinin geri alınması talebini yineledi.