Oysa Hüseyin Avni Aker, kişiliği, hayatı ve mücadelesiyle örnek alınması gereken önemli bir şahsiyettir. Trabzon’da sporun gelişmesi ve kurumsallaşması için ömrünü adayan Aker’in vefatı, şehirde büyük bir üzüntüye yol açmıştı.
Dönemin gazetelerinde yer alan haberlere göre Trabzon halkının çok sevdiği Erkek Ortaokulu beden eğitimi öğretmeni Hüseyin Avni Aker, 24 Ağustos gecesi saat 22.00’de İncirlik mevkiindeki evinde hayata gözlerini yummuştu.
Vefat haberinin duyulmasının ardından, doğup büyüdüğü ve 36 yıl boyunca hizmet ettiği Trabzon’un insanları sabahın erken saatlerinden itibaren merhumun evine gelmeye başlamıştı. Kısa süre içerisinde Hüseyin Avni Aker’in evi büyük bir kalabalıkla dolmuştu.
Cenazesi saat 11.30’da binlerce hemşerisinin, öğretmen arkadaşının ve öğrencisinin omuzlarında Ortahisar Camii’ne götürülmüştü. Cenaze namazının ardından, Halkevi bandosu ve gönderilen çelenkler tabutun önünde olduğu hâlde, merhumun vasiyeti üzerine Mavlavita Kabristanı’na defnedilmişti. Bu mezarlık, bugünkü Merkez Bankasının yanında bulunuyordu.
Hüseyin Avni Aker’in hayatına bakıldığında, Trabzon Lisesini bitirdikten sonra öğretmenlik mesleğine yöneldiği görülmektedir. Akçaabat, Torul, Sürmene ve Trabzon’da uzun yıllar öğretmenlik ve başöğretmenlik yapmıştı.
Birinci Dünya Savaşı sırasında yedek subay olarak bir cepheden diğerine koşmuş, dört buçuk yıl askerlik yapmıştı. Kurtuluş Savaşı’nda ise üsteğmen rütbesiyle görev almış ve büyük kahramanlıklar göstermişti. İki kez gazi olan Hüseyin Avni Aker, savaşın ardından sessiz sedasız memleketi Trabzon’a dönmüştü.
Ancak döndüğünde işsizdi. O dönemde Trabzon Erkek Öğretmen Okulu müdürlüğünü yürüten Mustafa Reşit Tarakçıoğlu, kendisine görev teklif etmişti. Hüseyin Avni Aker, burada beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştı.
1924 yılından itibaren Trabzon Öğretmen Okulunda, lisede ve ortaokullarda beden eğitimi öğretmenliği yaptı. Bunun yanında Trabzon’daki spor kulüplerinde başkanlık, Beden Terbiyesi Bölge Asbaşkanlığı gibi çeşitli görevlerde bulundu. Spor alanında yapıcı, kurucu ve mücadeleci bir anlayışla yıllarca yorulmadan çalıştı.
Trabzon’un spor hayatı, onun hiç sönmeyen mücadele ruhundan büyük ölçüde güç almıştı.
Hüseyin Avni Aker aynı zamanda kalabalık bir ailenin reisiydi. Trabzon’un işgali sırasında baba evi yıkılmış, ailesiyle birlikte evsiz kalmıştı. Millî Mücadele’den döndükten sonra Rumlardan kalan metruk mallardan kendisine bir ev verilmesini istemiş, ancak bu talebi kabul edilmemişti. Böylece başını sokabileceği, kendisine ait bir eve kavuşamamıştı.
Oysa aynı dönemde hiçbir mücadeleye katılmadığı hâlde birden fazla metruk mala sahip olan kişiler vardı. Uğradığı bu haksızlık, Hüseyin Avni Aker’i derinden üzmüştü. Buna rağmen kimseye bir şey söylememiş, sessiz kalmayı tercih etmişti.
Dişinden tırnağından artırmış, tatil aylarında babasından kalan topraklarda çiftçilik yapmış ve biriktirdiği parayla İncirlik mevkiindeki evini inşa etmişti.
Hüseyin Avni Aker’i Trabzon’da genç yaşlı herkes severdi. Cenazesinde binlerce kişinin hazır bulunması da bu sevginin en açık göstergesiydi. Her ölüm genellikle bir aileyi ve birkaç yakın dostu ağlatırken Hüseyin Avni Aker’in ölümü, bütün Trabzon’u yasa boğmuştu.
Görev yaptığı yıllarda Trabzon’a bir stadyum kazandırılması için büyük mücadele vermişti. Vefatının ardından yapılan stadyuma onun adının verilmesi, Hüseyin Avni Aker’in Trabzon sporuna yaptığı hizmetlerin unutulmadığını gösteriyordu.
Trabzon’un eğitim ve spor hayatına büyük katkılar sunan Hüseyin Avni Aker’i, vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.