TRABZON’A İKİNCİ ÜNİVERSİTE

Abone Ol

Üniversiteler kurulurken ülkenin ihtiyacı olan insangücünü yetiştirme hedefi öncelenmezse, bu durum böylece sürüp gidecektir. Elbette sosyal talebin dikkate alınması zorunluluğu vardır, ama bu zorunluluk arz-talep dengesini bozacak düzeyde olmamalıdır. Eğitim planlamasını tümüyle sosyal talebe göre belirlemek, geleceğin bugünkünden daha bir dengesiz olacağı anlamına gelmektedir.
Trabzon’a ikinci bir üniversite talebi, tamamen “sosyal talebin” bir tezahürüdür. Trabzon bir eğitim ve kültür kentidir, ikinci bir üniversite şehrimize yakışır! Bir üniversitenin kuruluş gerekçesi sadece bu düşünce olamaz. Yeni bir üniversite kurmanın bilimsel bir gerekçesi dillendirilmelidir. Sahi yeni üniversite, hangi ihtiyaca binaen ortaya çıktı? Bunun cevabı net değil… Evrensel bilim yuvasını kurarken, bilimsellikten uzak bir yaklaşım, ne kadar akılcı bir tutum olabilir?
Üniversite kurulduğu kentten başlayarak, bölgesine, Türkiye’ye, hatta uluslararası arenaya katkı yapma misyonuna sahiptir. Üniversitenin kente yapacağı katkıyı, salt öğrenci potansiyelinin ekonomik harcamaları açısından düşünürsek, buradan bilimsel bir şey çıkmaz.
Mevcut üniversitemizi ikiye bölmenin de bilimsel bir açıklaması olamaz. Bir fili ikiye bölerek, iki fil elde edemezsiniz!..
Evet, Trabzon ikinci bir üniversiteyi kaldırır; mevcut potansiyeli buna müsaittir. Ama mevcut üniversiteyi ikiye bölerek değil; sıfırdan, mevcut üniversitede eksikliğini gördüğümüz alanlardan oluşan bir üniversite, hem insangücü yaklaşımına, hem de sosyal talep yaklaşımına uygun olabilir.
Elbette üniversite kurmak yasama ile ilgilidir. Kanun yapmak da siyasilerin işidir. Evet, ama siyasiler kanun yaparken, siyasi kaygıların yanında “bilimsel kaygı” da taşıyamazlar mı?
Trabzon’a ikinci üniversite kurulabilir, belki de kurulmalıdır. Ama bölünerek kurulacak bir üniversitenin bir kazanç olacağı yönünde ciddi kuşkularım vardır.