İran İslam Devrimi'nin 47. yıl dönümü münasebetiyle İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen özel kutlama resepsiyonu, şehrin protokolünü ve iş dünyasını bir araya getirdi. Trabzon Novotel’de gerçekleşen etkinlik, iki komşu ülke arasındaki kültürel ve siyasi bağların gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, Kuran-ı Kerim tilavetiyle devam ederken; Başkonsolos Naser Mohebati’nin bölgesel gelişmeler, ekonomik direnç ve Türkiye ile olan stratejik ilişkiler üzerine yaptığı kapsamlı açıklamalar geceye damga vurdu.
Trabzon Protokolü ve İş Dünyası Resepsiyonda Buluştu
Trabzon’da düzenlenen bu anlamlı geceye katılım oldukça yoğundu. Resepsiyona Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi ve MÜSİAD Trabzon Başkanı Mesut İskenderoğlu gibi yerel yönetimin ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı. Trabzon İl Müftü Yardımcısı Mehmet Cebeci tarafından gerçekleştirilen Kuran-ı Kerim tilaveti, etkinliğin manevi atmosferini güçlendirdi. Davetliler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve bölgesel iş birliği olanakları hakkında fikir alışverişinde bulunurken, tören dostluk mesajlarıyla pekişti.
Başkonsolos Mohebati: "Bağımsızlık ve Milli Onur Önceliğimizdir"
İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, konuşmasında 1979 Devrimi’nin İran halkı için ne ifade ettiğini detaylandırdı. Devrimin sadece bir iktidar değişimi olmadığını belirten Mohebati, "İran İslam Devrimi, halkın iradesinden ziyade yabancı güçlerin çıkarlarını gözeten bir rejimi sona erdirerek; bağımsızlık arayan bir milletin iradesinin tezahürü olmuştur" dedi. Son 47 yılda yaşanan zorluklara rağmen İran'ın teknoloji, sağlık ve sanayi alanında kendi yerel kapasiteleriyle ayakta kaldığını ifade eden Başkonsolos, baskıcı yaptırımların İran ekonomisinin direncini kıramadığını özellikle vurguladı.
Bölgesel Gelişmeler ve Türkiye-İran İlişkileri
Konuşmasında güncel siyasi gelişmelere ve dış politikaya da değinen Mohebati, İran ile Türkiye arasındaki ilişkileri "örnek teşkil eden ve emsalsiz" olarak tanımladı. 2025 yılı sonunda yaşanan iç ve dış gelişmeleri değerlendiren Başkonsolos, barışçıl protestoların terörist unsurlar tarafından suistimal edildiğini ancak devletin kamu düzenini sağlama noktasında kararlı olduğunu belirtti. "Diplomasinin temel ilkesi, ulusal egemenliğe ve karşılıklı çıkarlara saygıdır" diyen Mohebati, tehdit ve zorbalığa dayalı müzakerelerin etkili olamayacağını, İran'ın her zaman bölgesel barış ve diyaloğu destekleyeceğini ifade etti.