Trabzon’da sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, yaklaşan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesi alanlara davet edildi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Trabzon Şube Başkanı Metin Serdar tarafından yapılan açıklamada, artan yoksulluk, güvencesizlik ve çalışma koşullarındaki ağırlaşmaya dikkat çekildi. Serdar, sağlık çalışanlarının hem ekonomik hem de mesleki haklarını savunmak için bu yılki 1 Mayıs’ın kritik bir dönemeç olduğunu vurguladı. Açıklamada, sadece emekçilerin değil, toplumun tamamını ilgilendiren sağlık hizmetlerinin geleceği için de güçlü bir katılım çağrısı yapıldı.
Sağlık emekçileri neden 1 Mayıs alanlarına çağrılıyor
Trabzon’da yapılan çağrının merkezinde, sağlık ve sosyal hizmet alanında yaşanan sorunlar yer alıyor. Metin Serdar, son yıllarda ekonomik krizle birlikte emekçilerin alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü, ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini ifade etti.
Buna ek olarak, performans baskısı, uzun çalışma saatleri ve artan iş yükü sağlık çalışanlarının mesleki motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Özellikle hastanelerde yaşanan yoğunluk, personel eksikliğiyle birleşince hem çalışanlar hem de vatandaşlar açısından zor bir tablo ortaya çıkıyor.
Serdar’a göre 1 Mayıs, bu sorunların görünür kılınması ve çözüm taleplerinin güçlü şekilde dile getirilmesi için önemli bir fırsat niteliği taşıyor.
Güvencesizlik, şiddet ve mobbing vurgusu öne çıktı
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de sağlıkta şiddet ve güvencesiz çalışma koşulları oldu. Serdar, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının artarak devam ettiğini, bu konuda kalıcı ve caydırıcı önlemlerin alınmadığını belirtti.
Aynı zamanda mobbing, angarya çalışma ve esnek istihdam modellerinin yaygınlaştığına dikkat çekildi. Bu durumun hem çalışanların psikolojik sağlığını hem de hizmet kalitesini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Sendika, sağlık hizmetlerinin piyasa koşullarına bırakılmasına da karşı çıkarak, kamusal ve eşit hizmet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kamusal sağlık hizmeti ve sosyal hak talepleri
Metin Serdar’ın açıklamasında öne çıkan bir diğer konu ise kamusal sağlık hizmetlerinin geleceği oldu. Sağlık sisteminde yaşanan dönüşümle birlikte hizmetlerin ticarileştiğini savunan sendika, hastaların “müşteri” olarak görülmesine karşı çıktı.
Bu kapsamda dile getirilen temel talepler şöyle sıralandı:
Eşit, ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti
Güvenceli ve kadrolu istihdam
Emekliliğe yansıyan temel ücret sistemi
Vergide adaletin sağlanması
Çalışma ortamlarının güvenli hale getirilmesi
Kreş ve sosyal hakların yaygınlaştırılması
Bu taleplerin sadece sağlık çalışanlarını değil, toplumun genel refahını da doğrudan etkilediği vurgulandı.
Demokrasi, özgürlük ve dayanışma mesajı verildi
Açıklamanın son bölümünde ise daha geniş bir toplumsal çerçeve çizildi. Serdar, 1 Mayıs’ın yalnızca ekonomik hakların değil, aynı zamanda demokrasi, ifade özgürlüğü ve eşitlik mücadelesinin de bir parçası olduğunu belirtti.
Toplumda artan eşitsizlikler, genç işsizliği ve sosyal adaletsizlik gibi konulara dikkat çekilirken, dayanışma çağrısı öne çıktı. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin örgütlü mücadelesinin önemine vurgu yapılarak, birlik mesajı verildi.