Trabzonspor, 3.lükten iyisini elde edebilir!..

Papara Park’ta aldığı Fenerbahçe yenilgisiyle ‘Artık üst sıralar hayal oldu ‘ sanılan, denilen Trabzonspor, Süper Ligin özellikle sahasında çok etkili oynayan takımlarından Gaziantep’i evinde devirip 3 puanı cebe atarken, Lider Galatasaray’ın Konya’da 3 puan bırakması,

Abone Ol

2.Fenerbahçe’nin de Kadıköy’de Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalarak 2 puan kaybetmesi üzerine Trabzonspor’la bu takımlar arasındaki puan farkı 3 puanlı bir sisteme göre iki maça bakarken,

Bordo-Mavililer için en azından ligi ikinci sırada bitirmek de hayal olmaktan çıktı bence..

Hele de çok çok büyük paralarla getirilen ancak gerekli katkıyı şu ana kadar yapamayan Kante gibi isimlerin daha çok tartışılmaya başlayacağı,

Düşündükleri kadar süre alamadıkları için zaten kızgın olan, alacakları garanti yabancıların teselli bulmak için İstanbul’un çok cazip ve farklı ortamlarına deplase olabilecekleri,

Yıllardır hasret kaldıkları şampiyonluğa ulaşmak için ‘Bu sene o sene’ diyerek umutla yola çıkan Sarı-Lacivertli taraftarların hiç te sürpriz olmayacak tepkilerini..

Ve hatta alınacak bir, iki beklenmedik sonuç karşısında teknik direktör Todescu’nun bavulunu toplamak zorunda kalacağı,

Yazılı ve görsel medyada yazıp konuşan, bazıları teknik adamlığa hevesli olduğu için kulisi eksik etmeyip fırsat kollayan eski futbolcuların da etkisiyle Fenerbahçe için umutla başlanan bu sezonun daha hüsranla bitmesi hiç te olmayacak bir ihtimal değildir.

En azından ben kağıt üzerinde bu kadar yaptım,

Gerisini de teknik kadromuz ile futbolcular sahada halletsin..

Valla tadından yenmez.

Helal o’na, Onana!

Başta Trabzon olmak üzere Karadeniz insanı tezcanlıdır, acelecidir ve de futbol söz konusu olunca teşhisi de hemen koyarız!

Ne MR isteriz, ne röntgen..

Ne de tahlil..

Bu Onana ilk baştan bir kaç maça çıkınca ne yaptık?;

Yere göğe sığdıramadık.

Lakin sonrasında, hele de Fenerbahçe maçında neredeyse kaleyi tutan 3 şut da gol olunca ne dedik?

En hafifinden;

Bu ne la..

Büyük kazık.

Yazık paralara..

Ancak bir Gaziantep maçı oynadı, hele de birinde ters ayakla yakalandığı pozisyonda 4-5 mutlak golü inanılmaz şekilde önleyerek 2-1 lik galibiyetin assolisti oldu.

Aynı şeyi Muçi’ye yaptık..

Birkaç maçta ;‘Bu ne la’ diye burun kıvırdık.

Sonrasında malum..

Yan çizmek yok.

Bunu hepimiz yaptık .

Gaziantep maçında oyuna girdikten sonra yaptıklarına bakınca, ‘Acaba bu Bouchouari için de mi acele ettik’ diye geçmedi değil aklımdan.

İnşallah öyledir.

Böyle yanılgılara can kurban..

En azından bedava!..

Hem süratli hem çabuk!

Futbolda açık ve santraforda çabuk ve süratli oyuncuların ne kadar önemli olduğunu Trabzonspor’un Gaziantep deplasmanında bir kez daha uygulamalı olarak gördük.

Rakibin ileri 3 lüsünde yer alan başta sol kanat Lungoyi olmak üzere Gassamo ile Bayo, bayağı baydılar Trabzonspor orta saha ile defansını ..

Hemen her aldıkları topta ok gibi kalemize inerek tehlikeli pozisyonlar yakaladılar.

Trabzonspor 5 maçta vermediği pozisyonu neredeyse 30 dakikada verdi.

Bu adamlar acabe Antep’e nereden ve kaça geldi?..

İyi ki Onana günündeydi..

Kaçın, Rüşen gene gol attı!

Santraforda ‘Baba’ lakaplı Rüşen’in de forma giydiği Necmiati, profesyonelliğin Anadolu’ya yayılmadığı amatör futbolun haydi haydi zamanlarında da Trabzon’un en renkli takımlarından biriydi.

Necmiati bir maçta 1-0 mağlupken Rüşen beraberliği sağlayan golü atar, takım arkadaşları kutlamak için kendisine koşunca Rüşen’de sevincini onları yumruklayarak gösterir.

Tabi kızarlar ama ,bir şey de diyemezler.

Baba Rüşen bu.

Üstelik de yenilgiden kurtuldular.

Derken Rüşen bir gol daha atıp Necmiatiyi 2-1 öne geçirir ama kutlamak için kimse gelmez.

Rüşen’de sevincini paylaşmak için takım arkadaşlarına koşar lakin kaçan kaçana..

Öyle ya;

Beraberlik golünde o kadar yumruk yediler, galibiyet golünde nakavt olmak var!..

Beraberlik yok!

Japonya’nın en üst liginde beraberlik kaldırılmış.

-Berabere biten maçlarda kazananı penaltı atışları belirleyecek.

-Penaltılarda kazanan takım 3 değil 2 puan alacak.

-Penaltılarda kaybeden takıma 1 puan verilecek.

Ve maçlar asla berabere sonuçlanmayacak.

Merkel diye biri!.

O bir kadın.

On altı yıl dünyanın 3 cü ekonomisine sahip ülkesini yöneten ,

Sonra bir gün, tek başına bir Türk dönerciye gidip 6 Euroluk döneri ısırarak yiyen..

Ne konvoy var.

Ne siren.

Ne de ‘Sen benim ki olduğumu biliyormusun?’diyen..