Kulübe daha az zaman ayıracak
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın yeniden Kulüpler Birliği Başkanlığı görevine seçilmesi, bordo-mavili camiada tartışmalara neden oldu. Özellikle bazı Trabzonspor taraftarları, Doğan'ın kulüp başkanlığının yanı sıra Türk futbolunun ortak sorunlarıyla da ilgilenmek zorunda kalacak olmasının, kulübe ayıracağı zamanı azaltabileceği görüşünü dile getirdi.
Taraftar doğru bulmuyor
Eleştirilerin merkezinde, Süper Lig'in yoğun fikstürü, Avrupa kupaları ve transfer sürecinin yaşandığı kritik dönemde Trabzonspor'un tüm enerjisini sportif başarıya yöneltmesi gerektiği düşüncesi yer alıyor. Taraftarların bir bölümü, İstanbul'un üç büyük kulübünün başkanlarının mesailerini büyük ölçüde kendi kulüplerine ayırdığına dikkat çekerken, Ertuğrul Doğan'ın ise buna ek olarak Kulüpler Birliği'nin sorumluluklarını da üstlenecek olmasını doğru bulmadığını ifade ediyor.
Ali Koç o görevden nasıl kaçmıştı?
Öte yandan Kulüpler Birliği Başkanlığı'nın geçmişte de yoğun mesai gerektiren ve zaman zaman kulüp başkanları tarafından sürdürülmesi zor bir görev olarak değerlendirildiği biliniyor. Nitekim görevi daha önce yürüten Ali Koç, başkanlığı Ertuğrul Doğan'a devrederken, "Takımıma daha fazla zaman ayırabilmek için Kulüpler Birliği Başkanlığı görevini Ertuğrul Doğan'a devrediyorum." ifadelerini kullanmıştı.
Takım için de dezavantajlı!
Trabzonspor cephesinde yapılan değerlendirmelerde ise bordo-mavili ekibin yeni sezonda hem Süper Lig'de şampiyonluk mücadelesi vermeyi hem de Avrupa kupalarında başarılı olmayı hedeflediği hatırlatılıyor. Bu nedenle bazı taraftarlar, hiçbir PR’a ihtiyacı olmamasına karşın Ertuğrul Doğan'ın kulüp dışındaki sorumluluklarının artmasının Trabzonspor'un hedeflerine odaklanma açısından dezavantaj oluşturabileceğini savunuyor.
Doğan’a güven duyulması önemli ama!
Kulüpler Birliği Başkanlığı görevinin Türk futbolunun ortak sorunlarının çözümünde önemli bir sorumluluk taşıdığı ve Doğan'ın yeniden bu göreve layık görülmesinin kulüpler nezdinde kendisine duyulan güvenin bir göstergesi olduğu yönünde değerlendirmeler de yapılsa da kulüp menfaatlerinde ince çizginin korunması gerektiği üzerinde duruldu.