TRABZON'UN FAROZU

Abone Ol

Bir Taka Faroz var.
Bir de Faroz var Trabzon'da.
Dernek adına sahibi Mahir Sevgül.
Faroz Kitabından sonra,

Geçmişten günümüze Faroz'un  tarihi ve kültürel değerlerini içeren Faroz Dergisini yayınlandı.
Tamamı renkli kuşe kağıda basılı dergide, sıcağı sıcağına Faroz'u yaşayabilirsiniz.
Ancak, Faroz Sosyal Kültürel ve Dayanışma Derneği Başkanı Mahir Sevgül,
Niteliksiz eleştirilerden mustarip. "Hiçbir şey yapmayanlar yürüyenlerden daha fazla ses çıkartmaları insanı üzüyor. Faroz bir kültürdür. Yaşam biçimidir. Öz Trabzon'dur. Bu dergi aslında yazıp çizmek isteyenler için bir fırsat görülmelidir.Mesela Engin Erşen Trabzonlu değildir.Ama Trabzon'a Faraoz'a katkıları unutulmazdır. Sadece eleştirmek yetmez. Önerilerde bulunmak lazım. Üretmek lazım.
Katkı vermek lazım. Trabzon bizim. Trabzonsuz Faroz olmaz. Faroz olmadan da Trabzon olmaz. Bizler bisiklet sürmek için nasıl kavak Meydanına giderdik, Onlar da yüzmek için Faroz'a gelirlerdi.
Bu arada Sayın Trabzon Valimizi çok özledik. Görmek istiyoruz ama bizi kabul etmiyor. İşleri yoğunmuş. Oysa bir Faroz dergisi takdim edip çıkacaktık.
Son olarak demem o ki, Faroz Dergisi bu şehrin kültürü/sanatı için yoluna devam edecektir." dedi.
Biz de başarılar diliyoruz...

ŞEFTALİ BERAAT ETTİ ARMUT SİLAH SAYILDI

İki pazarcı kadın birbirleriyle kavga edince kadınlardan biri diğerine şeftali,
Diğer de kasada bulunan armutlardan fırlattı.
Söyleyin bakalım hangisi silah kullanmış oldu?
Sakın "ikisi de masumdur" demeyin.
Hatta" ikisi de silah kullandı" demeyin.
Bir tanesi kullandı silahı.

Evet bu iki meyvenin biri silahtır.
Hem de armut cinsinden olanı silahtır.
Hatta el bombası türünden bir silahtır.
 
Şeftali ise,
Çok has bir şeydir ama  silah değildir.
Evet,
Bu karar benim görüşüm değildir.
Mahkeme kararıdır.
Mahkemenin hassas terazisinden çıkan sonuç böyle.
*
Bu arada,Melih  Gökçek'e "Edepsiz" demek suç değil  artık.
Eleştiri kapsamında kalıyormuş.
Böyledir bu dünya
Düşmeye gör,
Ki daha neler görürsün Melihciğim.

CANLI CANLI SKANDALLAR

Önceki gün bir internet sitesi geçmiş yıllardan günümüze,
Canlı yayınlara yaşanan skandalları verdi.
Gerçekten de ilginç.

Sahnelerin en büyük şovmeni Mehmet Ali Erbil,
Şaka olsun diye sahnedeki arkadaşının bir hamle ile pantolonun indirir.
Ancak umulandan çok daha fazlası görülür.
Zira adam alttan iç çamaşırı giymiyordu.
Haliyle program yayına veda etmişti.
*
Yine bir canlı yayında,
İbrahim Tatlıses'in tatsız şakaları Yıldız Dilbe'yi hayli germiş,
Üstüne üstlük söylemekte olduğu şarkısını defalarca kesmiş,
Canlı yayında çok çirkin durumlar neticesinde Dilbe programı terk etmişti.
*
Ama Sinema ve tiyatro sanatçısı Ata Demirer Beyaz Şovun konuğudur.
Bağlanan bir kadın  Ata demirer'e,
"Kız arkadaşınız var mı?" sorusuna,
Çok ahlaksızca:
Ne, verecek misin? der.
*
Sunucu Esra Ceyhan'ın yapmakta olduğu bir programında maharetini gösteren uçan Sabri,
kendini birden yerden yere atarak herkesi önce şaşkınlığa sonra da  kahkahaya  boğarken,
Esra Ceyhan:
Napıyorsun sen?
Alın bunu programdan.
Demek zorunda kaldı.
*
Seray Sever güzel kadındı.
Ali Poyrazoğlu'nun da konuk olduğu bir programında, “beni kimse ellemedi” demesi üzerine Ali Poyraz oğlu Seray Severi öyle bir sevdi ki neredeyse hamile kalacaktı.
*
Yine bir programda Murat Taşdemir'in Yeşilcam'ın vamp kadını Banu Alkan’ı canlı yayında yumruklaması da skandal bir saldırıydı.
Ancak bunun bir benzeri de Medyum memiş ile Keto arasında olmuş,
Medyumlar savaşını Keto kaybetmişti.
*
Tabi anılar bu kadar değil,
Çok daha fazlası var.
Ancak şimdilik bu kadar...

ÖĞRETMENE DAYAK!

Eğitim oranının en yüksek ve en etkili sonuç verdiği ilçemiz Beşikdüzü maalesef yeni bir boyuta geçti.
12.sınıf örencilerinden biri  beden eğitimi öğretmenini haşat etti.
Adama 4 dikiş attılar.
 
Haliyle diğer öğretmenleri de "Acaba biz de dayak yer miyiz?"
Diye aldı bir korku.
Toplanıp gösteri bile yaptılar.
 
Allah'ım, şimdi ben kime kızayım?
Evet öğrenci haksız.
Hatta terbiyesiz...
Ama bu öğrencileri yetiştiren öğretmenler değil mi?
Mu müfredat neyin nesi ki,
Hiçbir şekilde  istendik sonuçlara varılamıyor.
İşte görüldüğü üzere ayaklar baş oldu azizim baş.
*
Öte yandan,
Doktor dövülüyor.
Hatta öldürülenleri de var.
Hatta hemşireler hastabakıcılar öldürülüyor.
Savcılar öldürülüyor.
Hakimler öldürülüyor.
Belediye başkanları makamında öldürülüyor.
Kaymakamlar öldürülüyor...
Muhtarlar öldürüyor.
Anneler öldürülüyor.
Babalar,
Evlatlar öldürülüyor.
*
Ne oldu sana,
Ne delirdin  ey insan!

BOŞUNA SEVİNMEYİN

Bazıları acilen sevinme moduna girmiş.
Ama sevinmeyin OFG gitmiyor.
*
Bu şehir gelen ağam
Giden Paşam kültüründen gelir.
Geleni omuzlar;
Gideni tekmeler...
*
Bunun en bariz örneğini her şeyimiz olan Trabzonspor üzerinden ölçebiliriz.
Bana göre dünya çapında bir Futbol Adamı olan Şenol Güneş'i,
İşte bu marazi zihniyet linç etmiş.
Bu kentin Her şeyi olan Trabzonspor'a:
Muhteşem kalecilik,
Kaptanlık yapmış.
Hayatında hiç bir çirkinliğe bulaşmamış.
Milli takıma yükselmiş,
Hatta milli takımın da kaptanı olmuş.
Sonra hocalıkta Trabzonspor'a her zaman irtifa kazandırmış.
Çalınmış olsalar da
Şampiyonluklar kazandırmış.
Ayrıca lig 2.ligleri ve önemli kupaları almış.
Türk milli Takımını dünya 3.sü yapmış.
Ama gel gör ki,
Yine de bu şehre yaranamamış.
Kaç kere kovulmuş bu efendi efsane kahraman.
Kaç kere çağırmışlar koşarak geldi.
Kaç kere boş mukaveleye imzalar attı.
Ancak hamam böcekleri hiç rahat durmadı.
Karanlık köşe/bucaklarda onu karalamaya devam ettiler...
Dedikodu meraklılarının ağzına düşmüştü bir kere.
Sonra kov,
Sonra biz ettik sen etme de,
Sonra yine yine kov...
İşte bu şehir,
Kadir/kıymet bilmez...
*
O halde bu kıymet bilmezlikten  Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da nasibini alacaktır.
Bundan kaçış yok.
Ama dedim ya temenni etseniz de yok görünürde böyle bir infaz...
 
FIKRA

Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog,
dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
-Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız???
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli: Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus: Evi terk ederim.
Fransız: Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan: Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı: Her ikisini de vururum.
Türk: Benim kocam yapmaz.!