Christ Inao Oulai’nin yaklaşık 30 milyon EURO’YA ulaşabilecek paketle Fiorentina’ya satılması ise ekonomik açıdan çok daha önemli bir mesaj verdi.
Trabzonspor artık yalnızca oyuncu alan değil, doğru oyuncuyu bulup geliştiren ve Avrupa pazarına yüksek bedelle satabilen bir kulüp olabileceğini gösteriyor. Bu, küçümsenecek başarı değildir. Ancak transfer başarısıyla takım başarısı her zaman aynı kapıya çıkmayabilir.
Yurt dışında oynanan iki hazırlık maçının da kaybedilmesi, sezon başlamadan bu ayrımı yeniden hatırlattı.
Hazırlık maçlarının sonuçları elbette tek başına ölçü değildir. Teknik direktörler bu karşılaşmalarda farklı oyuncuları, değişik dizilişleri ve yeni rollerini test ederler. Fiziksel yüklemelerin yoğun olduğu dönemlerde ortaya çıkan skorlar yanıltıcı olabilir. Fakat iki maçta da benzer sorunlar görülüyorsa, yenilgileri yalnızca “hazırlık maçı” diyerek geçiştirmek doğru olmaz.
Trabzonspor’da şu anda en büyük soru transferlerin kalitesi değil, bu oyuncuların aynı oyun fikrinde ne zaman birleşeceğidir. Oyuncu transfer etmek birkaç görüşme ve imzayla tamamlanabilir. Takım olmak ise zaman ister.
* * *
Aynı anda baskı yapmak, top kaybedildiğinde birlikte hareket etmek, savunmayla orta saha arasındaki mesafeyi korumak, hücumda doğru koşuları zamanında gerçekleştirmek ve rakibin baskısı altında ortak karar verebilmek gerekir.
Hazırlık maçlarındaki görüntü, Trabzonspor’un henüz bu kolektif seviyeye ulaşamadığını gösteriyor. Bireysel kalite yükselmiş dense de oyun hızı, alan paylaşımı ve karar verme süreleri bakımından takımın acil gelişmeye ihtiyacı var.
Burada Malinovskyi’nin rolü özellikle önemli olacak.
Ukraynalı, yalnızca ceza sahası dışından sert şutlar atan yıldız gibi kullanılmamalı. Onun asıl katkısı ikinci bölge ile üçüncü bölge arasında bağlantı kurmak, hücum yönünü uzun paslarla değiştirmek, duran toplarda kalite üretmek ve Onuachu çevresindeki ikinci topları değerlendirmek olmalıdır.
Trabzonspor’un hücum planı yalnızca kanatlardan Onuachu’ya yapılacak ortalara dönüşürse, Malinovskyi başta olmak üzere yeni oyuncuların teknik kapasitesi sınırlandırılmış olur. Onuachu önemli bir silah olabilir. Ama tek plan olamaz. Rakip savunmalar Trabzonspor’un ne yapacağını önceden biliyorsa, güçlü oyuncuların varlığı dahi hücumdaki tahmin edilebilirliği ortadan kaldıramaz.
* * *
Fatih Tekke’nin önündeki esas görev, yeni transferleri mümkün olan en kısa sürede aynı anda sahaya sürmekten çok, her oyuncunun rolünü belirlemek ve bunları ortak bir oyun anlayışında birleştirmektir.
Kim baskıyı başlatacak? Top kaybedildiğinde ilk reaksiyonu nasıl verilecek? Malinovskyi hangi bölgede topla buluşacak? Onuachu’nun çevresindeki ikinci topları kim toplayacak? Savunma öne çıktığında arkadaki alan nasıl korunacak? Bu sorulara sahada net cevap verilmeden transfer listesinin güçlü görünmesi yeterli olmayacaktır.
* * *
Trabzonspor yönetiminin iletişim konusunda da dikkatli olması gerekiyor. Yeni transferleri “şampiyonluk kadrosu tamamlandı” söylemiyle sunmak, henüz oluşmamış takımın üzerine ağır beklenti yükler.
İki hazırlık maçı yenilgisi sonrasında taraftarın sabırsızlığı artabilir. Bu noktada gerçekçi dil kullanılmalıdır. Kulübün bugün vermesi gereken mesaj, “Ekonomik değer üreten ve sportif olarak gelişen yeni bir takım oluşturuyoruz.” olmalıdır. Bu ifade hem yapılan transferlerin önemini küçültmez hem de uyum sürecinin zaman gerektirdiğini kabul eder.
Elbette alışkanlık haline gelmemesi kaydıyla...
Buraya da şerh düşmek şart!..