Bölgemiz

TÜBİTAK Destekli Araştırma: Psikolojik Sermaye Yaratıcılığı Artırıyor

İngiltere’de yürütülen TÜBİTAK destekli araştırma, çalışanların umut, iyimserlik ve öz-yeterlilik gibi psikolojik sermaye düzeylerinin, iş yaşamındaki yaratıcılıklarını artırdığını ortaya koydu.

Abone Ol

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve İngiltere’de Dr. Nuray Turan, Prof. Dr. Maria Karanika-Murray ile Prof. Dr. Alexander Sumich’in yürüttüğü yeni bir bilimsel araştırma, iş dünyasına önemli bulgular sundu. Çalışmaya göre, psikolojik sermayesi yüksek çalışanlar — yani umutlu, iyimser, dirençli ve kendine güvenen bireyler — iş yerinde daha yaratıcı performans sergiliyor. Araştırma, iş yaşamında yaratıcılığın sadece doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilen psikolojik bir altyapının da sonucu olduğunu vurguluyor.

Umut, İyimserlik ve Öz-Yeterlilik Yaratıcılığı Tetikliyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, psikolojik sermaye (PsyCap) adı verilen dört temel özelliğin — umut, iyimserlik, psikolojik dayanıklılık ve öz-yeterlilik — çalışanların yaratıcılığıyla doğrudan ilişkili olması. Bu özelliklerin yüksek olduğu bireylerin, karşılaştıkları zorlukları daha yapıcı bir şekilde aşabildikleri ve daha yenilikçi fikirler ortaya koyabildikleri görülüyor.

Bu sonuçlar, kurumların yalnızca teknik beceriye değil, çalışanların psikolojik sağlamlıklarını da desteklemelerine yönelik politikalar geliştirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.

“Job Crafting”: Çalışan İnisiyatifi Yaratıcılığı Güçlendiriyor
Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli kavram ise “job crafting”, yani çalışanın işini kendi inisiyatifiyle yeniden şekillendirmesi. Çalışanlar, görevlerini kişisel güçlü yönlerine göre uyarladıklarında, hem motivasyonları hem de yaratıcılıkları artıyor. Bu durum, yaratıcılığın yalnızca bireysel kapasiteyle değil, çevresel faktörlerle de şekillendiğini gösteriyor.

Araştırmacılar, yöneticilerin çalışanlarına esnek çalışma biçimleri sunmasının, onların potansiyellerini açığa çıkarmada kritik rol oynayacağını belirtiyor.

Kurum Kültürü ve Psikolojik Destek El Ele Gitmeli
Çalışma, yaratıcı performansın artırılması için sadece bireysel gelişim değil, aynı zamanda destekleyici ve kapsayıcı bir kurum kültürünün de gerekli olduğunu gösteriyor. Yöneticilerin, çalışanlarının psikolojik ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşım benimsemeleri, iş yerinde yaratıcı düşünceyi besleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Psikolojik sermayenin geliştirilebilir bir özellik olması, kurumlara eğitim ve gelişim programları yoluyla doğrudan müdahale imkânı da sunuyor. Araştırma bu yönüyle hem akademik hem de pratik düzeyde yol gösterici nitelik taşıyor.