Gerek işletmelerimiz ve gerekse halkımız için birkaç maddelik tespitler...
*
Turist güler yüz ve saygı ister.
*
Rahat edeceği mekanlar ister.
*
Turist hijyen ister.
Turist alternatif imkanlar ister.
*
Turist, tarihi eserler,
*
Tahrip edilmemiş doğa görmek ister.
*
Turist, baskılanmak, markajlanmak istemez.
*
Turist eğlenmek, mutlu olmak ister.
*
Turist, dil bilen sorunlarını çözen dilinden ve halinden anlayan rehber ister.
*
Unutmayalım ki, eğlenmek ve mutlu olmak için ülkemize gelen bir turist mutsuz bir şekilde ayrıldığında,
Turizm iddianız da itibarınız da sarsılmış demektir.
Arsin OSB Başkanı Erkut Çelebi'nin Haklı İsyanı!
Arsin OSB Başkanı Erkut Çelebi, "Ordu'ya 100 Tl olan uçak bileti Trabzon'a gelince 250 Tl'ye çıkıyor."
işte böyle diyerek bunun bir haksızlık olduğuna vurgu yapıyor...
*
Evet,
Gerçekten hayret verici bir olay.
Bu yapılan çok sinir bozucu bir ayrım.
Türk'ün Türk'e kazığı.
Hatta Trabzonluya ayıbıdır...
*
Trabzonlular ördek midir?
Yonulacak kaz mıdır?
Yoksa aklı az mıdır?
*
Yahu kardeşim siz Trabzon'un Gayri Safi Milli Hasılasını 50 bin dolarlarda,
Trabzon'u Fransa'da,
Almanya'da,
İngiltere'de mi sanıyorsunuz.
*
Trabzon'u Karadeniz'de abat olmuş milyarderler şehri mi görüyorsunuz?
Niçin sürekli üstümüze yürüyorsunuz?
Neden?
*
Uçak biletleri, Orduya yüz
Trabzon'a 200 lira...
Bu konuyu Bakanlarımıza ve Milletvekillerimize havale ediyor,
Sonuçlarını da merakla takip ediyorum.
Hemşireler Ve Anneler
Önceki hafta içerisinde Hemşireler ve Annelerimizi kutladık.
Hemşire Kardeş demek.
İnsanın yardıma muhtaç olduğunda yanı başında sağlıklı olarak bakılmasına katkı veren tedavisinde etkili olan. İlaçlarını gecenin hangi saatti olursa hastasına veren, iğnesini yapan.
hastasına moral veren.
Onun halını hatırını soran altın kalpli beyaz meleklerdir Hemşireler...
Lütfen hasta ve hasta yakınları onları üzmeyelim.
Onların çalışma şevklerini kırmayalım.
Çünkü hastalarımızda,
Onların emekleri siz hasta sahiplerinde daha fazladır.
Ki bu görev para ile yapılamayacak kadar yüce gönüllü olmayı gerektirmektedir.
Ve Annelerimiz!
Geçtiğimiz pazar günü annelerimizin anneler gününü kutladık.
Ki onlar bizi karnında,
Kucağında taşımış.
Kendi sütüyle yıllarca beslemiş.
Ki onlar bizi bezlemiş.
Yıkamış temizlemiş.
Sırf hastayız diye doktorlara koşmuş,
Korkmuş, ağlamış.
*
Anneler;
Okullara göndermiş.
Sofralarımızı kurmuş.
Giydirmiş,
Ardından beşimize boyumuza/posumuza,
Yürüyüşümüze bakmış, gururlanmış.
*
Hilesiz hurdasız,
Çıkarsız ,
Umarsız sevdiler bizi.
Sadece onlar ağladı hüzünlerimize gerçekçi.
O halde sadece o gün değil,
Her gün öpelim ayaklarını ve o ayaklarının altındaki cenneti.
Çünkü anneler kutludur!
Başkandan Hemşeriye Sitem
Trabzon Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'den Ünlü Müzisyen Volkan Konak'a sitem.
Ben Volkan Konak'ın hayranıyım.
İnanın onunla gurur duyuyorum.
Ama nedense bu hemşerim, bize karşı mesafeli durmaktadır.
Halbuki o hepimizin değeridir ve öyle kalmalıdır.
Kaldı ki sanatçı illa da solcu olacak diye de bir kaide yoktur.
Tamam muhalif olmaya da itiraz etmiyorum.
Ama köprülerin atılması bence doğru değildir.
Ama dedim ya onun tavrı her ne olursa olsun biz kendisiyle,
Ortaya koyduğu unutulmaz eserleriyle gurur duyuyoruz...
*
Evet sevgili Volkan Konak; Ahmet Metin Genç diyor bunları.
Ben de bil istedim...
Merhum Sabancı'dan Başarının Sırları
Trabzon'un ticaret ve sanayiye ihtiyacı var.
Sanayiciye ihtiyacı var.
Sanayi iştir.
Sanayi üretimdir.
Sanayi ekonomik girdidir.
Ekonomik istihdamdır.
Onları yok etmeye değil, yaşatmaya teşvik etmeye çalışmalıyız.
peki onlar ne yapmalı:
İşte onlar için rahmetli Sakıp Ağadan öneriler:
*
Hedefi Belirleyin.
Ayran gönüllü olmayın.
Zigzag yapmayın.
Güçlü ile başarısızlığı birbirinden ayırın.
Cepheyi daraltın ve dar cephede hücuma geçin.
Geçmişe bağlanmayın ancak ders alın.
Ustanın yanında çırak olun, iş öğrenin.
Tek adam olma devrini kapatın.
Şov yapmayın.
Başarıya ulaşanları inceleyin.
Başaracağınız takımı kurun.
çekirdek kadroyu kaçırmayın.
Başarıyı para ile mükafatlandırın.
Adam yetiştirin ve takımınızı koruyun.
Masada oturan yönetici olmayın.
İşte size reçete...
Yaylalarımız!
Yaz geliyor.
Küresel ısınma yine can yakacak.
O bakımdan yaylalarımız önemli bir yaşam alanı sunuyor.
Çünkü oralar doğal klimalı ortam gibi serin.
*
Bu arada memleketimiz sanayi yatırımlarında havlu attı.
Yattık gayri yeşil çimene.
Turist gelsin de kendimize gelelim diyoruz.
*
İyi de bu turistler de insandır.
Onlar da yayla nedir bilir.
Onlar da mimari nedir bilir.
Hatta bizlerden de iyi bilirler...
*
Şu yaylalarımızın haline bakın.
Yol yapmak adına adeta yüzü tırmalanmış anne gibi ağlıyor adeta.
Adeta yüzünde yaralar çıkmış bir çocuk gibi çirkin binalar kondurduk her tarafa...
*
Yani yolları yol değil.
Binaları çirkinlik abidesi.
Tesisler, ucube...
*
Bu faaliyetle turizm gelişmez.
Yani,
Yaylanın çimenine kuzu yayılır kuzu...
Demekle gelmiyor, gelmez.
Gelse de kalmaz turist.
F I K R A
Tabur´a yeni bir komutan gelmiş ve askerleri toplayarak bir konuşma yapacağını belirtmiş.
Bütün askerler toplanmışlar ve komutan başlamış konuşmaya:
Bugün tanışmak için sizleri buraya topladım. Benim adim Ahmet, soyadım Kırç. Tekrar ediyorum,
Kırç.
Arada R var.
Sakın ola diliniz sürçmesin çok fena yaparım.
Herkes iyice ezberlesin hata istemem !
Askerler dağılmışlar ve herkes "Arada R var, arada R var" diye içinden ezbere koyulmuş.
Komutan ise bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermek için sağda solda gördüğü askere soruyormuş:
Sen
Emredin komutanım!
Soyadım ne benim?
Kırç komutanım.
Aferin ! İşinin başına!
Komutan böyle böyle her gün bir kaç kere soyadını soruyor ancak kimse şaşırmıyormuş.
Laz ise bu konuda çok sancılıymış.
Ya bir gün piyango kendisine çıkarsa ve şaşırırsa diye daralıp dururmuş.
Nihayet bir gün tören esnasında komutan aniden arkasına dönmüş ve Laz'ı işaret ederek
Sen! Soyadım ne benim?!
Laz heyecandan konuşamıyor, nutku tutulmuş.
Yaprak gibi sallanmaya başlamış.
Komutan gayet sinirli
Sana söylüyorum, cevap ver, asabimi bozma !
Hemen arkasındaki arkadaşı bakmış Laz'ın başı belaya girecek hemen fısıldamış :
Arada R var, arada R var...
Bunun üzerine Laz cevap vermiş:
Gört !!!