Türk Büro-Sen’den güçlü mesaj: “Memurun can güvenliği devletin asli görevidir”
Türk Büro-Sen, Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Avukat Zekeriya Polat için 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, kamu görevlilerine yönelik şiddetin münferit değil, önlem alınmadığı için kronikleşen bir sorun haline geldiği vurgulandı. Sendika, “Saldırılara karşı caydırıcı bir irade ortaya konulmadığı sürece yeni acıların yaşanması kaçınılmaz” diyerek kamu kurumlarında güvenlik önlemlerinin artırılması ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Görev başında can veren bir meslektaşımızı daha kaybettik”
Basın açıklamasında ilk olarak, görevi başında katledilen Av. Zekeriya Polat’a rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı dilendi. Türk Büro-Sen açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda, yalnızca görevini yerine getirirken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden mesai arkadaşımız Zekeriya Polat’ın şahsında, tüm kamu çalışanlarına yönelik artan tehdit ve saldırılar artık tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Bu acı olay, bir gerçeği acı biçimde bir kez daha göstermiştir: Kamu görevlileri görevlerini korkuyla değil; güvenle, devlet güvencesi ve hukukun koruması altında yerine getirmek zorundadır.”
“Şiddet, kader değil; ihmallerin sonucudur”
Türk Büro-Sen, açıklamasında kamu görevlilerine yönelik şiddetin toplumda artık sıradanlaşma tehlikesi taşıdığına dikkat çekti. “Şiddet normalleştirilemez, kaderleştirilemez” denilen açıklamada, sözlü kınamaların ve geçici tedbirlerin yetersiz olduğu, kalıcı ve caydırıcı adımların kaçınılmaz hale geldiği belirtildi.
Türk Büro-Sen'den 5 maddelik çözüm çağrısı
Sendika, kamu kurumlarında çalışanların güvenliği için alınması gereken önlemleri ise şu başlıklar altında sıraladı:
Kamu görevlilerine yönelik saldırılar, ağırlaştırılmış cezalara tabi tutulmalıdır.
Bu suçlar “katalog suç” kapsamına alınmalıdır.
Kamu kurumlarında yeterli sayıda silahlı güvenlik personeli istihdam edilmelidir.
X-Ray cihazı, güvenlik kamerası ve fiziki güvenlik önlemleri yaygınlaştırılmalıdır.
İlgili bakanlıklar ve TBMM, kapsamlı yasal düzenlemeleri vakit kaybetmeden hayata geçirmelidir.
Açıklamada, “Kamu görevlilerine uzanan el, devlete uzanmıştır” vurgusuyla, yaşanan saldırıların yalnızca bireysel değil, kurumsal ve sistemsel bir güvenlik zaafı olduğuna dikkat çekildi.
“Şiddete karşı sessiz kalmayacağız”
Türk Büro-Sen, görev şehidi Zekeriya Polat’ın davasının takipçisi olacaklarını net ifadelerle duyurdu. Açıklamanın sonunda şu mesaj verildi:
“Türk Büro-Sen olarak kamu görevlilerine yönelik şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğimizi, Zekeriya Polat’ın adalet mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu konuda atılacak her adımın kararlı savunucusu olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.”
Görev başında yaşamını yitiren tüm kamu emekçileri için kalıcı tedbirlerin alınması talebiyle yapılan bu açıklama, memur güvenliğinin yalnızca mesleki değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.