Uçmak istiyorsanız Ağırlıklarınızı bırakın

Eskilerden konuşmayı seviyoruz.

Abone Ol

Çünkü geçmiş, bize tanıdık geliyor.
Yaşadıklarımız, yaralarımız, kazandıklarımız ve kaybettiklerimiz...

Hepsi bizim.
Onları konuşurken kendimizi güvende hissediyoruz.
Oysa farkında değiliz

Geçmişi ne kadar çok konuşursak, geleceğe o kadar az yer kalıyor hayatımızda.

Bir dolu bardak gibiyiz aslında.
İçine yeni bir şey koymak istiyoruz ama bardak dolu.
Önce boşaltmamız gerek.
Yeni bir iş, yeni bir dostluk, yeni bir umut, yeni bir başlangıç istiyoruz ama hâlâ eski korkuların, eski alışkanlıkların içinde sıkışıyoruz.
Sonra diyoruz ki

“Neden değişmiyor hayatım?”
Değişmez tabi.

Çünkü sen yer açmadık ki.

Her şeyde bu böyledir.
Aşkta da dostlukta da işte de…
Yeniyi konuşmak cesaret ister.
Çünkü yeni, belirsizdir.
Yeni, emek ister.
Yeni, çoğu zaman yalnız yürümeyi gerektirir.

Tıpkı kartallar gibi.
Kartallar, yükseğe çıktıkça yalnızlaşır.
Çünkü o yüksekliklerde herkesin nefesi yetmez.
Kötü oldukları için değil aslında, sadece çıktıkları irtifaya uyum sağlayamadıkları için geride kalıyorlar.
Senin oksijenin onlara ağır gelir, yani fazla geldiği için şaşırırlar, bu da nefeslerinin kesilmesine ve ardından boğulmalarına sebep olurlar.
Sen vizyonunu büyütürken, onlar hâlâ eski korkularla konuşur.
Sen ileriye bakarken, onlar geçmişte “neden öyle oldu”yu tartışır.
Ve sen bir noktada anlarsın

Büyüme, yalnızlaşmayı da beraberinde getirir.

Ama korkma.
Yalnızlık bazen ceza değildir, ödüldür.
Çünkü yalnız kaldığında aslında kendi sesini duyarsın.
Gerçek seni, kendi içindeki gücü ve kendini orada bulursun.
Ve o sessizlikte bir şey fark edersin
Sen artık başka bir insansın.
Eskinin değil, geleceğin insanısın.

Geçmişin tecrübeleri elbette önemlidir.
Ama o tecrübeler bir rehberdir, lakin bir harita değildir.
Haritalar değişir; yollar, şehirler, insanlar değişir.
Sen hâlâ eski harita ile yeni bir ülkeye asla varamazsın.
O yüzden artık eskiyi konuşmayı bırakmalısın.
Hayal kırıklıklarını, başarısızlıklarını, kimlerin seni anlamadığını değil; bugün ne olabileceğini konuşmalısın.
Kendine bunu borçlusun.

Her gün doğan güneş, geçmişin gölgesini silmek için yeniden doğar aslında.
Sen her sabah uyandığında, hayat sana “Yeni bir sayfa aç” der.
Artık eski kitabı kapatıp yeni bir hikâye yazmanın zamanı gelmiştir.

Unutma;
Gelecek, geçmişin içinde değil, adım attığın o ilk “bugün”dedir.
Ve bazen ilerlemek için sadece bir şeye ihtiyacın vardır.
Geçmişi onurlandır, ama orada kalma.

Çünkü kartallar geriye bakmaz.
Uçarken rüzgârı hisseder, yükseğe çıkar, sessizce süzülür.
Kimseyi arkada bırakmak için değil,
Yeniden kendini bulmak için.

Ve özetle;

Eskilerden konuşursanız yeniye yer yoktur

Her konuda.

İşte, Aşkta, Kazançta, dostlukta, Sağlıkta, refahta, Eğitimde, gelişimde

Eskileri konuşursanız yeniye yer yoktur.

Onun için yenilere yer açın.

Yukarı çıktıkça bazen yalnızlaşıyorsunuz ama hep daha yukarı çıktığınızda size benzeyen, sizinle olan, sizin gibi düşünen, değerleri size daha insanlarla beraber olduğunuzda daha da güçleniyorsunuz.