Orman yangınlarına resmi ekiplerin yoğun müdahalesinin yanı sıra, yangın söndürme gönüllülerinin ilgisi artarak devam ediyor. Orman Genel Müdürlüğü tarafından 2019 yılında yangınlara etkin müdahale sağlamak için yangın söndürme gönüllüleri projesi başlatıldı. Proje kapsamında, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nde yangın gönüllüsü olarak başvuru yapan vatandaşların eğitimleri devam ediliyor. Teorik ve uygulamalı eğitimleri başarı ile bitirenlere sertifika ve kimlikleri veriliyor.
Çatalca Orman İşletme Müdürlüğü Elbasan Yangın Eğitim Merkezi'nde 60 yangın gönüllüsü adayına eğitimleri İstanbul Orman Bölge Müdürü Zafer Derince ve İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürü İkram Çelik tarafından verildi. Eğitimde adaylara yangına müdahale, iş güvenliği, orman yangınlarında kullanılan araçlarla ilgili teorik ve uygulamalı bilgiler aktarıldı. Teorik eğitimi bitiren 60 adayla yangın söndürme tatbikatı yapıldı. Tatbikatta gönüllülere alevlere nasıl müdahale edilmesi gerektiği de anlatıldı.
İstanbul'da 296 yangın personeli, 10 bin 200 yangın gönüllüsü, 28 tane arazöz ekibi, 49 ilk müdahale aracı, 5 dozer, 4 greyder, 4 su tankı, 37 kamera ve yangın gözetleme kulesi ile 2 helikopterle yangınlara müdahale ediliyor.
'İstanbul Bölge Müdürlüğü olarak 12 binin üzerinde gönüllümüze eğitim verdik'
İstanbul'da 10 bin 200 tane yangın gönüllüsü olduğunu ifade eden İstanbul Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, 'İstanbul ilimizde toplam 296 tane her an yangına gidebilecek şekilde hazır personelimiz mevcut. Ancak, bu 296 kişiyle sınırlı değil; herhangi bir yangın durumunda takviye olarak diğer personellerimiz de buraya geliyorlar. Bununla beraber, İstanbul Bölge Müdürlüğü olarak 12 binin üzerinde gönüllümüze eğitim verdik. Bunlardan 10 bin 200 tanesinin yasal işlemleri, sertifikaları, eğitimleri tamamlandı. Şu anda 10 bin 200 tane gönüllümüz var diyebiliriz. İstanbul ilimizde 28 tane arazöz ekibimiz var. 49 tane ilk müdahale aracımız var, 5 tane dozerimiz var, 4 tane greyderimiz var. Bunlarla beraber 4 tane de su tankımız var. Tabii İstanbul'umuzu da içine alan hava araçları var, bunlarla ormanlarımızı gözetliyoruz' şeklinde konuştu.
'Ormanlarımızı kulelerimizle, hava araçları ile gözetliyoruz'
Ormanları 37 tane kule ve insansız hava araçları ile gözetlediklerini belirten Derince, 'Ormanlarımızı biz kulelerimizle, hava araçları ve İHA'larla gözetliyoruz. İstanbul ilinde 37 tane kulemiz var. Bu kulelerimizde kameralarımız var, ayrıca seyyar kameralarımız var ormanları gören. Bunlarla beraber yapay zekayı kullanarak ve anında müdahale edebilecek şekilde İstanbul ilindeki tüm ormanlarımızı gözetliyoruz. Kameralarımız herhangi bir duman gördüğünde bize alarm veriyorlar. Biz de oraya odaklanıyoruz. En yakın ekibin de nerede olduğu tespit edilerek o ekibimiz oradaki yangına müdahale etmek üzere hareket ediyor' ifadelerini kullandı.
Gönüllü eğitiminin iki aşamadan oluştuğunu ifade eden Derince, 'Gönüllü olabilmek için 18 yaşını bitirmiş olmak lazım öncelikle. En az ilkokul mezunu olmak lazım ve önemli olan sağlık raporu alması lazım. Yani yangında, arazide çalışabileceğine dair sağlık raporu olması ve aynı zamanda da adli sicil kaydının olmaması lazım. Bu şartları taşıyan vatandaşlarımız bizlere müracaat ediyorlar. Biz onların müracaatlarını alıyoruz, belli bir sayıya ulaştığında kendi alanlarımızda, yangın ekiplerimizin olduğu yerde ve nazari bilgiler olarak gönüllülerimizi eğitiyoruz. Hem nazari bilgiler hem de tatbiki bilgiler olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. İki gün içerisinde en fazla bitiyor' diye konuştu.
'Gönüllülerimizi biz direkt yangına müdahale ettirmiyoruz'
Gönüllülerin yangına direkte müdahale etmediğini orman personeline lojistik destek sağladığını vurgulayan Derince, 'Şunu da vurgulamakta fayda var; gönüllülerimizi biz direkt yangına müdahale ettirmiyoruz. Bu noktada bizim lojistiğimizi sağlama adına gönüllülerimizden faydalanıyoruz, çok da ciddi katkıları oluyor. Gönüllülerimizi biz cepheye kesinlikle götürmüyoruz, orada onlardan faydalanmıyoruz. Kesinlikle daha donanımlı, daha tecrübeli ve bilgi birikimi olan, ellerinde haberleşme aletleri, haberleşme cihazları olan kendi ekiplerimizle yangına müdahale ediyoruz. Zaten gönüllüler bize eğitime geldiklerinde bizim arkadaşlarımızdan irtibat numaralarını alıyorlar. Ve biz işte kendi bulundukları mekana yakın alanlardaki yangına gelmek istiyoruz dediklerinde bize bildiriyorlar. Biz onları bir toplanma merkezine davet ediyoruz, orada ne yapacakları, bize hangi konularda yardım edebilecekleri noktasında telkinlerde bulunuyoruz ve onlardan da ciddi manada katkı alıyoruz' dedi.
Vatandaşlara çağrıda bulunan Derince, 'Bizim hedefimiz, stratejimiz yangının çıkmasını engellemek. Yangın söndürmekten ziyade yangının çıkmasını engellemek. Bu noktada vatandaşlarımıza çok büyük işler düşüyor. Biz, İstanbul Bölge Müdürlüğü olarak İstanbul Valiliği'miz kanalıyla ormanlara giriş çıkışı 8 Haziran itibariyle 15 Ekim'e kadar yasakladık. Bu yasaklamak şu manaya gelmiyor: Yani vatandaşlarımız ormanlardan faydalanmasın. Bunun yerine yeteri kadar orman parklarımız, yeteri kadar orman parklarımız, yeteri kadar tabiat parklarımız, yeteri kadar ekoturizm alanlarımız var. Vatandaşlarımızdan istirhamımız; gitsinler pikniklerini, sporlarını ve aktivitelerini bu alanlarda yapsınlar, gelişigüzel ormanlara girmesinler. Bir diğer husus; bağ, bahçe, evdeki, evin kenarındaki temizliklerini ateş yakarak yapmasınlar. Bunları onlar 'bu ateşe hükmedebileceklerini, bir şey olmaz' mantığıyla hareket ediyorlar. En ufak bir rüzgarda kıvılcımlar başka yerlere atarak spot yangınlar oluşturuyor ve orman yangınlarına sebebiyet verebiliyor' diye konuştu
'Vatandaşlar, orman kenarlarında kaynak makinelerini, spiral makinelerini kullanmasınlar'
Vatandaşların orman kenarlarında kaynak ve spiral makinesi kullanmamaları gerektiği konusunda uyaran Derince, 'Vatandaşlar, orman kenarlarında inşai faaliyetlerde bulunurlarken kaynak makinelerini, spiral makinelerini kullanmasınlar. Özellikle sıcaklığın yüksek, nemin düşük, rüzgarın çok güçlü olduğu bu dönemlerde kesinlikle inşai faaliyetlerde bulunmasınlar orman kenarlarındaki vatandaşlarımız. Ayrıca sürücülerimiz izmaritlerini yolda giderken yol kenarlarına atmasınlar. En önemlisi de herhangi bir yangın gördüklerinde ya da yangından şüphelendiklerinde hemen 112 ihbar hattına ihbar etsinler. En önemlisi bu. En kolay yangın söndürme, erken müdahale ile oluyor. Dolayısıyla erken müdahale bizim için çok önemli' dedi.
'Yanan her ağacı geleceğimiz olarak görüyoruz'
Yangın gönüllüsü olmaya nasıl karar verdiğinden söz eden Emrullah Günay, 'Bizler her zaman balkonundan bakıp sokakların karanlık olduğuna, sokakların kötü olduğunu konuşanlardan değil; sahada, sokakta olup memleketimizin yarınlarını güzel hale getirmek adına mücadele etme düşüncesinde olanlarız. Yanan her ağacı geleceğimiz olarak görüyoruz, umudumuz olarak görüyoruz, yeşil vatan olarak görüyoruz. Burada da orman yangınları olduğunda sahada aktif bir şekilde rol almak için eğitimimizi tamamlamaya geldik. Bu şekilde Türk milleti ateşteyse yanmaya, soğuktaysa donmaya, her zaman milletimizin dertlerine çareler üretmeye gayret gösteriyoruz. Memleketimize aşığız, milletimizi seviyoruz, o şekilde karar verdik. Orada bir vatandaşımızın, yaşlı bir teyzemizin bir duası, küçük bir kardeşimizin, bir çocuğun gözlerindeki umudu, parıltıyı görmek her zaman bizi mutlu ediyor. Yarınlarda mücadelemize karşı teşvik ediyor, gurur duyuyoruz. Allah devletimizi, milletimizi her türlü felaketten korusun, muhafaza eylesin inşallah' ifadelerini kullandı
'Yeşil vatanımızın zarar görmemesi için elimizden gelen mücadeleyi göstermeye çalışıyoruz'
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nde arazöz şoförü olan Tansel, Koruk ise, 'Yeşil vatanımızın daha çok zarar görmemesi için elimizden gelen mücadeleyi göstermeye çalışıyoruz. Gittiğimiz yerlerde tabii ki bilmiyoruz doğayı, yolları; vatandaşlar sağ olsun bize yardımcı oluyorlar, gösteriyorlar ve şimdiye kadar hiçbir zorluk yaşamadık o konuda. Sağ olsunlar ormanın en ücra köşelerine kadar bize yiyecek, içecek getiriyorlar. O konuda vatandaşlarımız çok yardımsever. Bizi ormanda en çok etkileyen şeyler; doğada zarar gören canlıların, hayvanların o hallerini görünce gerçekten çok etkileniyoruz ve orman personelleri olarak bu duruma çok üzülüyoruz. İşte bunun da olmaması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz' dedi.