Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emeklilik statüsü nedeniyle hak kaybı yaşayan vatandaşları yakından ilgilendiren dikkat çekici bir karara imza attı. Toplamda 6 bin 730 gün SSK primi bulunmasına rağmen, son 7 yıl kuralı gerekçe gösterilerek Bağ-Kur kapsamında emekli edilen bir vatandaşın açtığı davada nihai karar sigortalı lehine çıktı. Daha düşük maaş aldığı ve emeklilik sürecinde mağduriyet yaşadığı belirtilen vatandaş için yerel mahkemenin verdiği “SSK şartlarından aylık bağlanması ve biriken maaş farklarının ödenmesi” kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından hukuka uygun bulundu.
SSK Primi Fazla Olan Vatandaş Bağ-Kur’dan Emekli Edildi
Davaya konu olan süreç, farklı statülerde prim ödemesi bulunan bir vatandaşın emeklilik işlemleriyle başladı. Vatandaşın toplamda 6 bin 730 gün SSK, 450 gün Emekli Sandığı ve 2 bin 92 gün Bağ-Kur primi bulunuyordu. Buna rağmen ilgili kurum, çalışma hayatının son 7 yılındaki prim dağılımını esas alarak vatandaşı Bağ-Kur statüsünden emekli etti. Davacı ise SSK kapsamında emeklilik için gerekli olan 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin prim günü şartlarını fazlasıyla karşıladığını belirterek bu işleme itiraz etti. Bağ-Kur’dan emekli edilmesinin hem daha geç aylık bağlanmasına hem de daha düşük maaş almasına neden olduğunu savundu.
İlk Derece Mahkemesi Emekliyi Haklı Buldu
Açılan davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, vatandaşın hizmet dökümünü ve emeklilik şartlarını değerlendirdi. Mahkeme, davacıya 01.04.2002 tarihi itibarıyla yalnızca 506 sayılı Kanun kapsamındaki SSK hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanması gerektiğine karar verdi. Yapılan hesaplamada, bu tarihte bağlanması gereken aylığın 234,39 TL olması gerektiği belirtildi. Ayrıca 25.05.2012 tarihine kadar geçen süreç için 8 bin 654,29 TL fark aylık alacağı ve 6 bin 692,48 TL faiz alacağı oluştuğu hükme bağlandı. Mahkeme, ödeme yapılana kadar doğacak tüm fark aylık ve faizlerin de hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiğine karar verdi.
İstinaf Kararı Onadı, Yargıtay Dairesi Bozdu
İlk Derece Mahkemesi’nin sigortalı lehine verdiği kararın ardından dosya İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, 2021 yılında yaptığı incelemede yerel mahkemenin kararını usul ve esasa uygun bularak onadı. Ancak süreç burada sona ermedi. Dosya temyiz aşamasında Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi’nin gündemine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu ve kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğini belirtti. Bu bozma kararının ardından dosya yeniden İlk Derece Mahkemesi’ne gönderildi. Yerel mahkeme ise önceki kararından dönmeyerek sigortalı lehine verdiği hükümde direndi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Son Noktayı Koydu
Yerel mahkemenin direnme kararı üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşındı. Genel Kurul, dava dosyasını, tarafların iddialarını, hizmet sürelerini ve yasal dayanakları yeniden değerlendirdi. Yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi’nin sigortalı lehine verdiği direnme kararının hukuka uygun olduğuna hükmedildi. Böylece daha fazla SSK primi bulunmasına ve gerekli şartları taşımasına rağmen Bağ-Kur’dan emekli edilen vatandaşın hukuk mücadelesinde son söz emekli lehine söylenmiş oldu. Bu karar, benzer durumda olan sigortalılar açısından da dikkatle izlenecek emsal nitelikli bir gelişme olarak öne çıktı.