Yaşamın Eksik Parçası

Yaşamı bir bütün olarak görmekten imtina ediyoruz, en azından birçoğumuz böyle. Doğumla başlayıp ömrü vefa edenlerin yaşlılıkla sona eren dünya yaşamında çocukluk ve olgunluk bir yana "gençlik" olmazsa olmazımız.

Abone Ol

Genç olmak ve genç kalmak, her yaşın arzusu.

Yaşlılığa yer yok!

Yaşlılığa direnmek ve yaşlılığı yok saymak günümüzün en popüler inancı haline geldi.

Adını bile değiştirdik yaşlanmak yok, yaş almak var.

Hep genç olmak, hep genç kalmak istiyoruz.

Nasırları, çizgileri, beyazları

kabul etmiyoruz, kabullenemiyoruz.

Yılları bölüp parçalıyoruz ve içinden gençliği seçip, yaşlılığı dışa atıyoruz.

Oysa, yapbozun tüm parçaları tamamlanırsa ancak anlam kazanır.

Eksik parçası dışarıda kalmış bir yapboz tamamlanmamıştır, çirkindir.

Keza yaşlılık da, yaşlanmak da öyle.

Her bir merhalesi yaşamın bütünlüğünü, anlamını sağlayan tamamlayan bir halden hale geçiştir.

Özellikle günümüzde bilim ve teknolojinin tüm imkanlarıyla yaşlılığa savaş açıyoruz. Genç kalmak uğruna bu savaşta kullanılan tüm silahların kendimize çevrildiğinin ise farkında değiliz.

Hedefte yaşlılık yok.

Hedefte insan var.

Tabiri caizse paramparça ediyoruz aynaları.

Yaşlılığı yok saymayı hüner sayıyor, gerçekliğine savaş açıyoruz.

Oysa medeniyetimizin temellerinden biri de yaşlılığa, yaşlılara hürmettir. Dede, nine, teyze, hala, amca, dayı, abla, ağabey akrabalık bağının tezahürleri oldukları gibi büyük olan aramızdaki bağı kavileştirmesinde hayati bir rol oynarlar.

Yaşlılığı yok sayan, düşman gösteren anlayış amansız bir hastalığa tutulmuş olmaktan başka nedir ki?

Yaşlılığı yok saymak yaşlılığa direnmek bir diğer yönüyle de yaşamın olağan akışına, yaratılışa meydan okumaktır.

Her şeyi maddiyatla ölçen inanç anlayışının kölesi olmaktır.

İnsanı bütün olarak görmek istemeyen sadece "meta" olarak gören bu duygusuzluk durumu da tüm zihinsel felaketlere kapı aralamaktadır.

Beden görünen ve görünmeyenle anlam bulur. Görünenin ardında görünmeyeni aramak gözle görmek yerine kalple görmek varoluşumuzun yol haritasıdır.

Tüm mesele yağmura, çamura, tufana karşı gemiyi sükunetli bir şekilde limana yaklaştırmak, yaklaştırabilmektir. Dünyadaki yaşam yolculuğumuz da ancak bu şekilde anlam ve değer bulacaktır.

Her yaşın bir güzelliğinin olduğunun farkına varmak dileğiyle.

Muhabbetle...