YAŞANAN GERÇEKLER
Her iki neden de divan kurulu üyelerini olduğu kadar tüm kamuoyunu ilgilendirmesi bakımından yeterli idi. Başkanların birbiri ile olan karşılıklı konuşmalarını sona bırakarak kurulda yaşanan gerçeklerin altını çizmeye çalışayım. Öncelikle divan kurulunun Başkanı ile birlikte oluşturduğu kişiden yana değil kulüpten yana tavrının itibar görmesi çok anlamlı idi. Zira hem giden başkan hem yeni gelen başkan bu kuruma vermedikleri önemin yanlışlığını biri ona verilen değerle diğeri de vaktinin olmadığını gerekçe sunarak açıkça belirtmiş oldular.
Diğer önemli konu da divan üyeleri ekonomik ve de sportif olarak yerlerde olan, daha da önemlisi büyük bir itibar kaybına uğrayan kulübümüzün son durumunu yetkili ağızlardan dinleme fırsatı buldular. Ve yine üyeler tüm bu zorluklara rağmen yönetimin bu gerçekler ışığında Ersun hoca ile anlaşarak oluşturmaya çalıştığı yeni politikayı da öğrenme olanağı buldu. Daha da önemlisi karşı yapılan ve de birçok konuda haklı olan sorgulama konuşmalarında, başta Serdar Bali ve ekibi olmak kaydı ile herkes doğru atılacak her adımda yönetim ve de teknik adamın yanında olacaklarını belirterek sağlıklı bir oturuma imza atmış oldular.
Başkanların diyaloğuna gelince, özellikle İbrahim beyin tepkisi kulübün parasını kendi çıkarına kullandığı anlama gelecek bir söze idi. Bunun için yönetime her şey elinizde gerekli işlemi yapmazsanız namertsiniz sözünü kullandı. Ayrıca başta başkana kulübe sponsor olması diğer yöneticilere de maddi katkı yapmaları konusunda çağrı yaparak, İstanbul’da ki emlak konusunda tavsiyelerde bulundu. Buna karşın Usta çok daha politik davranarak nasıl bir kulüp devraldığını, özellikle hacizler konusu ile birlikte futbolcular ile yapılan sözleşmeleri de içine alan kulübün ekonomik durumunu açıkça ortaya koyarak yanıt verdi. Devamında enkaz edebiyatı yapmıyorum ama içinde bulunduğumuz bu durumdan herkesin desteği ile ancak kalkılabilineceğini belirterek konuşmasını bitirdi.
Sonuç olarak sevgili okurlar kulübün bu çok sıkıntılı durumunu bir kez daha yetkili ağızdan öğrenmiş olduk. Artık aklın yolu eğer Trabzonsporlu isek diriliş için kayıtsız şartsız destek olmayı gerektiriyor. İyi haftalar
ÖZEL NOT: Sevgili okurlar, Sayın Yanal ile bire bir yaptığım konuşmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sevgili Yanal özetle ‘Trabzon ve de Trabzonspor’un gücünü bilmesem ve de kendime güvenmesem bu şartlarda ki kulübe niye geleyim ki’ dedi. İlave olarak da yönetim ve cami ilk defa ileriye yönelik planlamaya evet demesi bu işi kabullenmemde önemli etken oldu diyerek, şampiyonluğun bugünden yarına olamayacağını bunun için yapılması gereken çok önemli şeylerin bir araya gelmesi gerektiğini belirterek zamanın önemine vurgu yaptı. Sevgili okurlar camianın yarısı çeşitli nedenlerden ötürü bu hocaya karşıdır. Kişisel görüşüm Şenol hocayı getiremiyorsan bence yönetimin, bulunduğu koşulları da dikkate alırsak camiayı bilen en iyi hocayla anlaştığını söyleyebilirim. Umarım yönetimle birlikte Sayın Yanal’ın yapacakları planlama bizlerin de desteği ile başarılı olurda bu kaostan biran önce çıkarız.