Yavuz Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada acele kamulaştırma yetkisinin genişletilmesine sert sözlerle karşı çıktı. Tapu Kanunu görüşmeleri sırasında söz alan Aydın, özellikle sosyal konut projeleri gerekçesiyle bu yetkinin kapsamının artırılmasının ciddi sakıncalar doğurabileceğini dile getirdi. Mülkiyet hakkının temel bir güvence olduğunu vurgulayan Aydın, devletin hızlı müdahale yerine vatandaşın hakkını koruyan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyledi. Tartışma, Meclis’te mülkiyet hakkı ve kamu yararı dengesi açısından dikkat çeken başlıklardan biri oldu.
Acele kamulaştırma yetkisinin genişletilmesine neden karşı çıkıldı
Aydın, konuşmasında acele kamulaştırmanın hukuki çerçevede istisnai bir uygulama olduğuna dikkat çekti. Bu yetkinin yalnızca zorunlu durumlarda kullanılması gerektiğini ifade eden milletvekili, kapsamın genişletilmesinin olağan bir yönetim aracına dönüşme riskini barındırdığını belirtti.
Özellikle “sosyal konut” gerekçesiyle bu yetkinin daha sık kullanılmasının, mülkiyet hakkını zedeleyebileceğini vurgulayan Aydın, devletin vatandaşın tapulu malı üzerinde geniş ve hızlı müdahale alanı oluşturmaması gerektiğini söyledi.
Bu tür düzenlemelerin uzun vadede hukuki güvenliği zayıflatabileceği ve vatandaş-devlet ilişkisini olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesi öne çıktı.
Mülkiyet hakkı vurgusu ve hukuki denge çağrısı
Konuşmasında mülkiyet hakkının temel bir hak olduğunun altını çizen Aydın, bu hakkın ertelenebilir ya da ikinci plana atılabilir bir konu olmadığını dile getirdi.
Aydın, “Devlet, vatandaşı hızla kamulaştıran değil, hakkını güvence altına alan devlettir” diyerek yaklaşımını net şekilde ortaya koydu. Bu çerçevede kamu yararı ile bireysel haklar arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini belirtti.
Hukuki güvenliğin sağlanması için acele kamulaştırma uygulamalarının sınırlarının net çizilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
Sosyal konut projeleri tartışmanın merkezinde
Aydın, İYİ Parti olarak sosyal konut projelerine karşı olmadıklarını özellikle vurguladı. Ancak bu projelerin hayata geçirilme sürecinde hak sahiplerinin mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bazı uygulamalarda sosyal konut gerekçesinin, düşük bedellerle kamulaştırma yapılmasına zemin hazırladığı iddialarına dikkat çeken Aydın, bu durumun kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu ifade etti.
Ayrıca, bu süreçlerin zaman zaman rant odaklı yapılaşma riskini de beraberinde getirebileceğini savundu. Bu nedenle sosyal konut politikalarının şeffaf, adil ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Meclis’te mülkiyet ve kamu yararı dengesi tartışılıyor
TBMM’de devam eden Tapu Kanunu görüşmeleri, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Aydın’ın açıklamaları, bu tartışmanın siyasi ve hukuki boyutunu daha da görünür hale getirdi.
Uzmanlar, acele kamulaştırma yetkisinin genişletilmesinin hem şehirleşme politikaları hem de yatırım süreçleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.