Yeniden Büyük Fiskobirlik

Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ihracatının açık ara lideri. Ancak her hasat dönemi geldiğinde tartışmalar ne yazık ki değişmiyor: Kamuoyunda, iktidar ve muhalefet kanadında, hatta üreticinin kendisinde bile tek bir konu konuşuluyor; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ne kadar fiyat açıklayacak?

Abone Ol

Asıl görevi hububat (buğday, arpa vb.) piyasasını düzenlemek olan TMO’dan müdahale alımları ve fiyat garantisi beklemek, günü kurtarmaktan öteye geçemiyor. Türkiye’nin fındıktaki kronik sorunlarına geçici müdahaleler değil, kalıcı ve köklü çözümler gerekiyor.

Bu çözümün adresi ise yıllardır görmezden gelinen, fındık üreticisinin öz öz örgütü olan FİSKOBİRLİK’tir.

Neden TMO Değil, FİSKOBİRLİK?

TMO, devlet bütçesiyle piyasaya girip fındık alan, ancak fındığın sanayi boyutunu, işlenmesini ve küresel pazar pazarlıklarını yönlendirecek bir altyapıya sahip olmayan geçici bir limandır. Oysa FİSKOBİRLİK;

Üreticinin Doğrudan Gücüdür: FİSKOBİRLİK, bürokratik bir kurum değil; fındık üreticisinin kendi emeğini korumak için kurduğu bir dayanışma çatısıdır.

Tarladan Dünya Pazarına Entegre Yapıdır: Sadece ürün toplayan değil; fındığı işleyen, katma değerli ürüne dönüştüren ve uluslararası pazarda fındığı temsil etme potansiyeli olan bir kurumdur.

Piyasa Dengesidir: Etkin ve güçlü bir FİSKOBİRLİK, fındık fiyatlarının yabancı kartellerin veya birkaç tüccarın elinde belirlenmesine engel olan en büyük kalkandır.

Ne Yapılmalı?

Günübirlik fiyat tartışmalarını bir kenara bırakıp Türkiye fındık politikasını temelden revize etmek şarttır:

1. Gündem Değişmeli: Muhalefet, iktidar, sivil toplum kuruluşları ve üreticiler taleplerini sadece "TMO alım fiyatı" üzerine kurmaktan vazgeçmelidir.

2. Yeniden Yapılanma: FİSKOBİRLİK; kurumsal, şeffaf, etkin, siyasetten uzak ve tamamen üretici odaklı bir yapıyla yeniden canlandırılmalıdır.

3. Saygınlık ve Temsil: FİSKOBİRLİK, Türkiye fındığının dünyadaki tek ve en saygın temsilcisi konumuna tekrar getirilmelidir.

Sonuç olarak, fındık üreticisinin geleceği, devletin her yıl açıklayacağı geçici fiyat desteğine endekslenemez. Gerçek çözüm; fındığın üretiminden işlenmesine, ihracatından pazarlanmasına kadar tüm süreçte söz sahibi olan güçlü ve organize bir üretici birliğidir.

Türkiye’nin fındıktaki küresel liderliğini stratejik bir güce dönüştürmek istiyorsak, FİSKOBİRLİK’i hak ettiği güce ve saygınlığa yeniden kavuşturmak zorundayız.

Kolay mı, kolay değil.

Çok mu zor, değil.

Fındığın Merkezi Giresun olmasına rağmen Yönetimini tamamen Sakarya’ya bırakan bir anlayış kabul edilemez.

En kısa süredea Trabzon, Ordu ve Giresun, güçlerini birleştirmeli ve FKB’nin başından Lütfü Bayraktar’ı uzaklaştırmalı.

Bayraktar’ın görevi FKB’ye hizmet değildir. Onun görevi kurumu atıl olarak tutmak ve piyasada dengeleri tüccarın aileyhine bozmanın önüne geçmektir.

Böyle bir yönetimi görüp sesiz kalmak, Karadeniz kimliğinin hiçbir yerine yakışmaz.

Onun için, önce yönetim değişikliği, ardından yeni yapılanma ve sonrasında yeniden büyük FKB’yi kurmak, hedef olmalıdır!