Bu yazıyı;
AKParti iktidarında görevinden alınan; Rizeli ilk genel müdür…2011 yılında CHP İstanbul 1.Bölgeden Milletvekili adayı olmuş…16 yıllık AK Parti iktidarı döneminde mağdur edilmiş… Bundan sonrada hiç beklenti içinde olmayan biri olarak yazıyorum. Muharrem İnce’nin deyimi ile adam yenilmiyor..16 yıldır hep kazanıyor…Kimse altında bir şey aramasın..
*
Özel bir hatırlatma..’Arkamda siyah takım elbisesini giymiş 500 kişilik imam ordusu görev bekliyor” diyerek beni görevden alan dönemin Özelleştirmeden sorumlu Başbakan yardımcısı(AK Parti) Abdüllatif Şener, bugün CHP Konya milletvekili. Kaderin cilvesine bak!
*
24 Haziran seçimlerinde Rizeli yüzde 80 “Evet”demiş. Beklenen sonuçtu..3-0 ile taçlandırdılar. Rizeli, Rizeliye karşı görevini her zamanyapıyor. Yazıcı, Bak ve Avcı’yı kutluyorum. Ayrıca Hasan Karal’ın çalışmaları takdire şayandı..
Sürprizler ise:
1-CHP, Rize’de dört dönemdir taktik hatasını yapıyor... En zayıf aday; bu dönem gösterildi. İstanbul’da yaşayıp, senede bir Rize’ye gelen, tabanı olmayan, merkez sağdan hiç oy alamayan birini liste başı yaptılar. Rize’ye en uygun aday Mehmet Bekaroğlu idi… Ama İstanbul’dan aday oldu. Vardır siyasilerin bir bildiği..
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na kim bilgi veriyor, bilmiyorum. Bildiğim tek şey ise 30 yıllık gazeteci ve de bölgeyi çok iyi bilen birisi olarak diyorum ki; genel başkana yanlış bilgi veriyorlar. Genel başkan, bilgi kaynağını değiştirmeli…Sonuçta CHP’ nın yüzde 18 olan kemik oyu yüzde 14’e düştü..
2-MHP, Rize’de büyük sürpriz yaptı. Yüzde14 gibi rekor bir oya imza attı. Başta milletvekili adayı Serkan Birben, diğer adaylar ve MHP yönetimini kutlamak gerekiyor. Bu arada Rize İYİ parti milletvekili adayı Av. Hızır İnan’da elinden geleni yaptı. Cumhurbaşkanının ilinde başarı göstermek kolay değildir...
*
Gelelim, yazımızın başlığına…Hasan Saka; Karadenizli ilk Başbakandır(Trabzonlu) Sonra Mesut Yılmaz ardından Recep Tayyip Erdoğan, Rizeli Başbakan olarak tarihteki yerlerini aldılar. Cevdet Sunay, Trabzonlu ve Karadenizli ilk Cumhurbaşkanımızdır.
Recep Tayyip Erdoğan, halk tarafından seçilen ilk Karadenizli ikinci Cumhurbaşkanı..24 Haziran’da da halk tarafından yüzde 52 ile seçilen ilk devlet başkanıdır. “Cumhurbaşkanı” denilse de artık “Devlet Başkanı’dır..
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’de Rizeli. Seçilmiş olsaydı Karadenizli üçüncü Cumhurbaşkanı olacaktı....(Muharrem İnce’nin olağanüstü başarılarını gelecek yazımda ele alacağım)
“16 yılda yenilmeyen adam” “Seçimi kaybetmeyen lider”…“Ne derseniz deyin…
AK Parti=Erdoğan. Türkiye’nin yüzde ellisi Erdoğan.. İster sağdan, ister soldan okuyun. Sonuç aynı, değişmiyor. Hala tek patron o.
Cumhurbaşkanı, Recep Tayip Erdoğan. Beğenin veya beğenmeyin. Oy verin veya vermeyin. Eleştirin veya sevin..Başarıları..Başarısızlıkları..Yanlışları..Doğruları…Her yaptığını; eleştirebilirsiniz. Siyasi tercihinizi bir kenara koyarsanız; aşağıdaki gerçeği görürsünüz.
*
Cumhurbaşkanı Erdoğan, on altı yıldır iktidarı tek başına yönetiyor. Partiyi kurdu, altı ay içinde partisini tek başına iktidara taşıdı. Girdiği 13.Seçim den de başarıyla çıktı.
Parti’nin büyük Kongrelerinde rakipsiz lideri oldu. Yüzde 50’nın üstünde oy alarak, halkın oylarıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.15 Temmuz’da FETÖ terör örgütüne meydan okudu..
Bütün eleştirilere ve muhalefete rağmen yüzde 52 ile ve ilk turda yeni sistemin Cumhurbaşkanı seçildi..2003 yılından bu yana girdiği bütün seçimlerden; galip çıktı. En çok eleştirilen lider oldu. Herkese meydan okudu. Önemli taşları yerinden oynattı..
Bakanları için ‘kapı dışına koyarım’, Meclis Başkanına ‘sen mi susturacaksın, yoksa ben mi susturayım’ diyebilen, sokaktaki vatandaşa yakın, çocukları sevebilen, öpen, yakınlarının cenazesinde tabutu omzuna alan, bir çiftçiye “ananı da al git’, eylem yapanlara ‘yan gelip yatma yeri değildir’ diyerek samimi iradeyi gösterebilen bir Cumhurbaşkanı.
Tedbirini alan kişi. Üç koldan gelecek olanı tek kola indirecek şekilde gerekli önlemleri alabiliyor.
Kendisine kurulan bütün kumpaslardan başarı ile çıkabilen… Herkese meydan okuyan… Kafasına koyduğunu yapan. Lider..
***
İstediğini Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, Başbakanı seçtirdi. Kafasına koyduğunu bakan, milletvekili yaptı. “Başbakan Davutoğlu olacak” dedi, partideki ağır toplar, sesini çıkaramadı.
Abdullah Gül’e “Deniz havası; romatizmaya iyi gelir” dedi. Kenara çekilmesini sağladı. Partideki ağır topların tümünü tatile çıkardı.
Yeri geldiğinde Başbakan Davutoğlu’na ‘Kongreyi topla, görevi devret” talimatıyla, getirdiği gibi götürdü. Grubunda, kabinesinde, bürokraside dediğini; hep yaptırdı. Hükümet emrinde. Kabine emrinde. Türkiye emrinde.
Hala tek patron O. Bunun aksini diyen var mı?