Yiğit Muhtaç Olmuş Kuru Soğana…

Gördünüz mü yüce TÜİK tarafından açıklanan rakam ile emekli maaşları ve çalışan memurlar ne aldılar?

Abone Ol

Sen 25 yıl sigortalı çalış primini öde 20 bin lirayı çok görsünler, hatta aynı şekilde çocukken çalışmaya başla en az 25 yıl sigortan yatsın ve kendi çıkardıkları EYT ile emekli ol ama “emekli olanlar ülkeyi batırdı” desinler ama kendilerini meclise girer girmez aynı zamanda emekli olarak çift maaşa yükseltsinler…

Korumalar onlarda, makam araçları onlarda, şoförleri, özel kalemleri, yedi ceddine münhasır VİP sağlık hizmetleri onlarda…

Onların bu maliyeti ülkeyi batırmıyor ama emekliler bu ülkeyi batırıyor öyle mi?

Ekonomi yerlerde ama onlara kalsa şahlandık dörtnala gidiyoruz.

Kuru soğan bile 45 lira markette, dörtnala giden o işte akıllım...

Bakın size ekonomi nasıl yerlerde sürünüyor onu da küçük bir örnekle anlatayım.

Malum aşure ayındayız, alışverişe gidildi. Eskiden ne alınırdı çarşıdan? İncir, kuş üzümü, dolmalık fıstık, ceviz, fındık, badem, nar. Şimdi nasıl yapabiliyorsun? Badem almasak da olur diyorsun, fındığı az atarız. Geriye ne kaldı? Çokça buğday, nohut ve birazda fıstık…

İşte arkadaşım ekonominin kötü olduğunu onların açıkladığı enflasyon rakamlarından değil aşurenin içinden çalınan malzemelerinin sessizce eksilmesinden anlarız, diyorum ben.

Anladın mı arkadaşım, niye iktidar sana devamlı “ezanlar susmaz, bayrak inmez, vatan bölünmez” dediğine…

Aşureye bak aşureye…

NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKLAR…

Kendisi ile görüşen Kemal Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş, tutuklanması sonrası da avukatlarına dönmüş “neşemizi çalamayacaklar…” demiş.

Bu arkadaşı videoları denk düştüğünde birkaç kez seyretmiştim, zekice buldum ama ne yalan söyleyeyim çok ilgimi de çekmedi. Gülmek için izledim ancak o beklentimi karşılamadı yani.

Son gösterisinden sonra birkaç arkadaşım uyardı “Deniz Göktaş’ı izledin mi?” cihetinde, dayanamadım onu da izledim. Yine zekice hazırlanmış bir gösteri ama yine bendeki “gülme” beklentisini karşılamadı.

Gerçi bu adamı izleyenlerin beklentisi zaten “gülme” değil. Sadece kendi görüşlerini kinayeli ve nükteli bir şekilde ustalıkla dile getiren birisini seyrediyorlar.

Her insan gibi dini konularda elbette benimde hassasiyetim var ama bu arkadaşın gösterisinden zerre rahatsızlık duymadım. Hele ters kelepçe ile götürülüp tutuklanacak seviyede bir suç işlediğine asla inanmıyorum.

Arkadaş, sen koskoca Türkiye Cumhuriyeti’sin. Uğraştığın işlere bak…

Sen makara kukara deyip edepsizce söylemlerde bulunan bakanını ödüllendirip büyükelçi yapıp zerre hakaret içermeyen söylemleri olan Deniz Göktaş’ı içeri alıyorsan senin hassasiyetinin dinle falan alakası yok arkadaşım.

Senin derdin başka…

YEŞİL YOL, GÜME Mİ GİTTİ?

27 yıllık Turizm Planı açıkladılar geçen, gülmeyin valla 27.

Epey baktım projelerine, pek Yeşil Yol’a rastlamadım.

Hani Samsun’dan Sarp’a döşedikleri bölünmüş karayolları gibi onun paralelinde bir Yeşil Yol ortaya atmışlardı. Yaylaları asfalt yollarla birbirine bağlayacaklar akıllarınca. Samsun’dan tutacaklar Artvin’e kadar yol yapıp, kenarlarına otel, petrol istasyonları konduracaklar. Ye babam ye…

Karadeniz’in doğal bitki örtüsünü, sahil otobanı ve yayla otobanı arasında betonlaştıracaklar. Bol apartmanlar, bol rantlar…

Geçen bahsediyordum çay ocağında, buralar zaten hep yeşil niye “Yeşil Yol” diyorlar diye sordu bir amca. O yeşil bu yeşil değil amca dedim, doların yeşili, doların. Bana baktı, ‘yeşil’den yol olmaz oğlum dedi, asfalttan olur. ‘Asfalt’ ise yeşilden olmaz, ziftin siyahından olur. Yani ‘yol’ olursa yeşil olmaz, ne olursa doğaya olur dedi.

Öyle baktım amcaya…

Senin tren yolun var mı, yok!

Şehirlerarası feribotlu deniz seferlerin var mı, yok!

Ne var, talan projeleri rant projeleri var.

Milli parktan maden yolu geçirdiler arkadaş, kafayı üşütmeden yaşamak zor bu ülkede. Hakkını savunan köylüleri de terörist ilan ettiler, iyi mi?

27 yıllık, gülmeyin, Turizm Planınızın içine mutlaka Yeşil Yolu alın, unutmayın.

Rant sizin işiniz…

PARALAR UÇTU MU?

İsmailağa cemaatinin 500 kilo altını ile sırra kalem basmış kuyumcu.

Abowwww çarşı karıştı desenize.

Küçük bir hesap yaptım, gramı 6 bin küsur lira. Bir kilosu düz hesaptan 6 milyon eder. 6 milyon lira dolar cinsinden hesaplasan ortalama 64-65 milyon dolara tekâmül ediyor. Hadi bunun 5-10 milyon dolarını sağa sola yedirsen temiz 50 milyon dolarlık bir insansın!

Arkadaş, valla hangi ülkeye kaçarsın bilmem ama izini kaybettirmen lazım bu dünyadan.

Ayrıca bu parayı bu cemaat nasıl topladı, kaç zamanda topladı? Aklımda deli sorular…

Görüyor musunuz, altının gramını bile alamayacak tipler, tonlarca altını götürüp bolluk içinde yaşıyorlar. Bizim cahillerde bunlara para yağdırıyor.

Bir de Peygamber Efendimiz şöyle fakirdi, böyle mütevazı yaşardı diye anlatıyorlar.

Arkadaş, ben ömrü hayatımda hiçbirinin peygamber gibi yaşadığına denk gelmedim. Hatta çoğu Atatürk düşmanı, Cumhuriyet düşmanı, laiklik düşmanı, Türkiye Cumhuriyeti düşmanı…

Dinimize ve Müslümanlara en çok bu zararlı tarikat ve cemaatler veriyor ve bence çoğunun zihniyeti de Fetö’den farklı değil.

Din aynı din, lakin her cemaat ve tarikat kendi keyfine göre yorumlayıp milleti soymanın peşinde.

Ey Türk milleti, tanıyın işte bu din tüccarlarını. Devletin Diyanet’i varken çoluğunuzu çocuğunuzu bu oluşumlara gönderip harcamayın…

Bizim Cübbeli’de umudu bu dünyadan kesmiş “Cemaatimizin 800 kilo (kilo yükseldi farkında iseniz) altınını çalanlarla ahirette hesaplaşacağız. O altınlarda emek ve alın teri var” demiş. Ümit Özdağ’da ona cevap vermiş “Mehdi’nin İstanbul’dan Konya’ya gideceğini biliyorsun ama 800 kilo altını kimlerin çaldığını bilmiyorsun”

Yeminle başka ülkede yaşayamam…

YENİ MAARİF SİSTEMİMİZ OF’TAN SES VERDİ

Trabzon Of İsmail Yıldırım İlköğretim Okulun da “Yeni Maarif Modeline Göre Ses Çalışmaları” adlı bir sergi açılmış.(Sergideki ‘ses’ nerede, sormayın bende anlamadım)

İlçe Milli Eğitim Müdürü sergiyi açmış ve emeği geçen öğretmenleri, öğrencileri ve velileri tebrik etmiş. Sergide, 1.ci sınıf öğrencilerinin okuma yazma çalışmalarında yıl boyunca kullandıkları materyaller ile hazırladıkları maketler sergilenmiş. İlçe Müdürü yaptığı konuşmada “yeni müfredatın öğrencilerin hem akademik gelişimlerine hem de milli ve manevi değerlerle yetişmelerine katkı sağladığını” söylemiş.

Çocukların yaptıkları maketlere baktım, çoğu boru.

Türkiye Yüzyılı Maarif Sistemi ve boru…

Çok uyumlu aslında, Oflu çocukları tebrik ediyorum.

Yusuf Tekin’in başında oldu Milli ve Maarif sistem, çocuklara akademik bir eğitim programı sunuyordu. İlçe Müdürünün de çabası bu yüzden, konuşmasında belirtmiş zaten.

Milli Eğitim sisteminin başına “Maarif” demeniz ve “Türkiye Yüzyılı” da eklemeniz ile tamamen kafa karışıklığı yarattığınızın farkında mısınız?

Öğretmenler de rüzgâra uymuşlar, yok “Maarif Öğretmenler Korosu”, yok “Maarif Halk Dansları Topluluğu”, yok “Maarif Orkestrası”, yok “Tasavvuf Maarif Korosu”, yok “Maarif Çocuk Korosu”

Ne yapacağını şaşırdılar.

Yusuf Tekin komutasındaki dev kırma ve dökme ekibine diyorum ki;

Siz ne yaparsanız yapın, ilkokul birinci sınıfındaki çocuğun anladığı gibi, yaptıklarınızın hepsi boru…