Yiyin Efendiler Yiyin…

Dolaptan çıkardığım bir haftalık zeytinyağlı taze fasulyemi yerken gözüm haberlerde. Üç harfli marketten aldığım, son kullanma tarihi geçmiş, yoğurdumdan bir kaşık alıp menümü zenginleştirerek arkama yaslandım…

Abone Ol

NATO liderleri bizim sarayda akşam yemeği yemişler…

Valla ne yalan söylemeyeyim, şakası bir yana ben bu saray menüsünü çok zayıf buldum Reis!

Mor enginar dururken sakız enginar sunmak ne arkadaş?

Nerede mesela bol sarmısaklı kelle paçamız? Nerede mercimek çorbamız? İskender kebap nerede? Erzurum’un cağ kebabı, Akçaabat köftesi nerede? Görele pidesi, Trabzon’un kıymalısı, peynirlisi yok…

Bir zeytinyağlı sarma beklerdim o masada, taze fasulye, Hamsiköy’den fırın sütlaç, Maraş’ın dondurması. Fıstıklı bir Antep baklavası aradı gözlerim mesela, ardından bir Türk kahvesi külah başlı garsonun sunumu ile…

Sütlü Nuriye pek bomba olmuş Reis? Koca Türk mutfağında bula bula onu mu bulmuşsunuz. Düşünsenize NATO lideri olarak oturmuşsun masaya tatlının adı sütlü Nuriye! Çevir bakalım tercüman, Macron’a sütlü Maria diye çevirirdim ben valla. Koskoca Avrupa devlerine bari ayva tatlısı yedirseydiniz pek makbule geçerdi.

Antep fıstığı köpüğünü duyan Antepliler ilk kez duyup oturduğu sandalyeden düşmüştür musaf çarpsın, Tokat yaprağını duyunca da Tokatlılar…

Kesin yanık yoğurt üstüne deniz levreği yiyen liderlerin alayı gece tırt olmuştur ayrıca yemekte bir hayli basur azdırıcı şeylerde mevcut.

Çağır bizim Celal Ustayı, kessin sana süper döner. Ya da çağır bizim Piknik Ahmet’i ev yemekleri yapsın parmağını yesin NATO liderleri. Piknik Ahmet’ten Musakka hatta patlıcan oturtma tavsiyemdir.

Dönelim masaya…

Kayseri mantısı ara sıcak, yok yani dedirttiniz? Hani adamlara kuru fasulye pilav ver, kabul. Abi mantıdan da ara sıcak olur mu yani? Sun ortaya bir paçanga, sigara böreği falan ne bileyim saray mutfağında bir iç pilav yap, ya da mis gibi sarma yaprak dolma. Yanık Denizli yoğurdu ve isli Ayaş salçası ne abi?

Yanık Trabzon tereyağı mesela, ne bu abi? Hani bu İskender’in üstüne dökülen cins mi? Köz patlıcanı anladım da Fikik pilavı ne? Hala düşünüyorum, ilk kez duydum. Antep fıstığı köpüğü mesela, nasıl köpürttünüz, hayret bir şey.

Gerçekten normal halk bunları yiyebiliyor mu?

NATO yedi, hiç acımadılar.

Yiyin efendiler yiyin, aksırana tıksırana kadar yiyin…

Bunları seyredince bayağı kendimi ezik hissettim, düşünsenize her akşam böyle bir menü. Asla Cumhurbaşkanlığını bırakmazdım, isli salça uğruna…

Kır iki yumurta Hanım, bu işler bizi aşar…

BELEDİYE MECLİSİ’NDE KONUŞULACAK MADDELER…

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde söz alan AKP Grup Başkanvekili Cevdet Bayraktar, stand-up gösterisinde dini değerlere hakaret ettiği iddiası ile tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’a ateş püskürmüş! İslam’ın kutsallarına yönelik hakaretlerin ifade özgürlüğü falan ya da mizah altında asla meşrulaştırılamayacağını söylemiş. Hemen topluma da milli ve manevi değerlere sahip çıkalım arkadaşlar, gelin arkamıza demiş.

Net olarak, din elden gidiyor bu kendinden menkul arkadaş toplumu uyarıyor…

Belediye Meclisinin görevleri nedir mesela? İlçenin veya şehrin imar planlarını, yıllık bütçesini ve yatırımlarını, stratejik planlarını ve taşınmaz mal işlemlerini görüşür ve karara bağlar. Demetim komisyon raporları gelir onları değerlendirir. Altta son bir madde var, “dilek ve temenniler” işte bu madde zurnanın zırt dediği madde.

AKP’liler söz alınca direk CHP’yi suçlarlar, özellikle dini konularda.

Burada da bunu görmüşüz AKP Grup Başkanvekilinden, dini siyasete alet ediyormuş gibi görünüyor ama bence bu olayda dinden çok daha fazla bir mesele var.

Deniz Göktaş’ın gösterisinde dine hakaret falan işin kabuğu, iktidarı irrite eden başka iki şey var. Biri Tayyip Erdoğan’ı sevmiyorum demesi diğeri de unutuldu denilen Burak Erdoğan- Sevim Tanyürek kazası…

Yani demem o ki, dine hakaret falan değil AKP cenahını kızdıran asıl köpürten diğer konular.

AKP Grup Başkanvekili de eline tutuşturulan tepki kâğıdından bunları söylüyor.

CHP gurubu akıl etse, ona diğer konulardan cevap verseydi diyorum.

Konu din değil…

ÖN YETERLİK YETER Mİ?

Şehir Hastanesi ve Havalimanı arasındaki 16,5 kilometrelik hafif raylı için bakanlık ön yeterlik sürecini başlatmış…

Güzergâh üzerinde 8’i yer altında, 8’i yer üstünde olmak üzere 16 durak ve 1 adet depo bakım tesisi olan projede Ulaştırma ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, kontrol ve danışmanlık hizmeti verecek firmaları belirlemek üzere ön yeterlik başvuru süreci başlatmış.

Danışmanlık hizmeti; projenin inşaatı, elektromekanik sistemleri ve yapım sürecinin kontrolünü kapsıyor, süre işe başlama tarihinden itibaren 54 ay (4,5 yıl) olarak da planlanmış Bakanlık tarafından.

Projenin bu yönü için ihale hızlandırılmış.

Yani Bakanlık diyor ki süreci hızlandırıyorum, yeterliliğini tespit ettiğim firmaları doğrudan davet usulü ile seçeceğim.

Yeterlilik ve ön yeterlilik ne mesela?

Açık ve rekabete dayanan bir ihalede sadece yeterlilik aranır ve ihale şartları uygulanır ama ön yeterlik değerlendirmesine açıyorum dediğinizde idare davet edilen isteklilerin teklif verdiği ya da verebildiğini şartlar aranır.

Anladınız siz konuyu sanırım!

Fıkra bu kadar…

TRABZON’A ROBOT İSTİLASI OLACAK, HAZIR OLUN!

10-12 Temmuz arasında Trabzon Off-Season Robot Turnuvası düzenlenecek.

Müthiş olacak diye umuyorum, lise öğrencilerinden oluşan 21 takım yarışacak. Karadeniz Bölgesinde de ilk. Trabzon Merkez Fen Lisesi öğrencileri Ro6one Robotik Takımı kurmuş, Trabzonspor’da bu gençlere destek sağlamış.

Ben seviniyorum Trabzonspor için, Bilal’in spor meraklarından ayrı bir etkinliğe sponsor olduklarından. Tebrik ediyorum kim önermişse…

Ayrı bir tebrikte bizim çocuklara, teknolojiye, robotike ilgisi önemli bizimkilerin de.

Daha öne Ankara, İzmir, İstanbul gibi üç büyük kentte izliyorduk bu şahane çocukları. İnanılmaz parlak gelecekleri var. 21 ekip hem rakip oluyor hem dost olarak yarışıyor. Yarınlar için hayal kurduran yarışmalar oluyor.

Kazanamayanların canı sağ oluyor…

Önemli olan bu yarışmalardan bir şeyler öğrenerek çıkmaları.

Ben katılacak tüm ekipleri tebrik ediyorum, bu ekiplerin mekanik ve elektronik yazılım ekiplerine de ayrı tebrik.

En büyük tebrik Trabzonspor’a…

Bazen güzel işlerde oluyor kentte.

NATO BİTER Mİ?

Reis ne kadar başarı hikâyesi yazarsa yazsın ben yaşadığım topraklarda asla NATO istemiyorum. İyi kötü bu yaşa gelmişim, 32 senedir bu köşeden Gazan Gaynatıyorum.

Benim bildiğim NATO bütün varlığını komünizm ile mücadeleye, emperyalist işgal politikalarına ve kapitalizmin çıkarları için hareket etme üstüne kurmuş, bu uğurda darbeleri desteklemiş, iç savaşlar çıkartmış, eli kanlı teröristlere destek vermiş, seçtirdiği diktatörler aracılığı ile işkenceler, siyasi cinayetler organize etmiş bir kurumdur.

Sosyalistler elbette NATO’ya tümden karşı çıkar, NATO küresel burjuvazinin tüm yirminci yüzyıl boyunca kendilerine doğrulttuğu kocaman bir silahtı.

NATO’nun tarihi tamamen antikoministliktir, başka bir şey düşünmenize gerek yok. Bugün de varlık nedeni batılı kapitalizmin yeni küresel güçler savaşında avantajlı bir konuma getirmektir amacı.

Tarihi; mücadele eden işçilerin, öğrencilerin, köylülerin kanı ile yıkanmış bir kurumdur NATO. Hep darbeler, hep iç savaşlar, hep askeri müdahaleler, hep işkenceler, hep cinayetler, hep kontrgerilla ve hep katliamlar. Sağ maşaları iyi severler…

Türkiye’yi de yıllarca bu kirli işlerin taşeronu yaptılar, Kore Savaşı’nda olduğu gibi.

Dileğim NATO ve benzeri kurumlar yakın bir gelecekte bu topraklardan defolup giderler.

Giderler mi?

Valla onunda kararını bu halk verecek önümüzdeki seçimde. (benim umudum yok)

Sonrası ne olur, derseniz valla ben uyarıyorum. Gerisi;

Meydan’dan aşşaa, İskenderpaşa…