Zamana Sığmayan ADAM!

İçimden hep şunu söylüyorum, ‘İbrahim vefat etmiş, 3 yıl geride kalmış ve onun hayatı kitaplaştırmışız. Ağabeyleri Yakup-Mustafa Usta’nın her an yanımızda olduğunu bilerek Zihni Ağırman kardeşimle birlikte yazdığımız, Emine Ayaz’ın düzenlemesini yaptığı, Ayşe Naz Usta’nın kapağına imza attığı, Sakarya matbaasının mükemmel baskı ile hazırladığı İbrahim Usta’nın hayatını anlatan kitabın yazım aşamasında gördüğümüz şu:

Abone Ol

Reisi yeterince tanıyamamışız!

Vefatından sonra, Ankara’da kucak açtığı hemşerilerini, yaptığı hayır işlerini, okuttuğu öğrencileri öğrendikten sonra onun Merhamet denizinde koca bir yürek olduğunu öğrendik.

İş dünyasındaki ve ticaretteki çalışkanlığını, Spor ve Sosyal hayattaki çözüm odaklı kararlarını, vatan millet sevgisindeki duruşunu en güzel anlatan söz eşinin kitaptaki yazısına attığı şu başlıktır: ‘Zamana sığmayan adam.’

İbrahimin 57 yıllık ömrünü 3 kelime ile özetlemiş.

İbrahim, Ömer Faruk Köseoğlu’nun dediği gibi ‘tam bir insanlık mühendisi’ idi..

Mehmet Çoban, Nam-ı diğer Luciano’nun yazdığı gibi, ‘Allahın da, kullarında sevdiği adamdı”

Yılmaz Malkoç hocanın çocuklarının kaleme aldığı şiir ve dayılarına seslendikleri ‘Biz annemizi iki defa kaybettik’ başlıklı makaleleri İbrahimin şefkatinin izahı idi.

İpek yolu iş merkezindeki ofise ne zaman çıksam mutlaka Taşkın Taşkın orada idi. Galiba Reisin dilinden en net anlayan 3-5 isimden biri Taşkın idi. Arsinspor’dan Başkanını kitapta şöyle özetlemiş Taşkın: ‘Hak etmediği hiçbir şeye sahip olmayı istemeyen bir Başkan’

Efsane iş insanı Nihat Özdemir’i Arsin’de Ulu caminin önünde cenazede ve Konak camiindeki definde mezarın başında görenler şaşkındı. Özel uçağı ile gelmiş, cenaze namazını kılmış ama geri dönmemişti. Konak Caminin avlusundan aşağıya baktığında kardeşi İbrahimin doğduğu toprakları da görerek dönmüş.

TFF’de birlikte çalıştığı İbrahim’i kitapta anlatırken, ‘Adalet İbrahim’in yaşam biçimi idi’ sözleri ile Koca yüreği ne güzel anlatmış.

Kitapta yer alan anılar o kadar etkileyici ki...

Sıcak bir fındık ayında, fındık bahçesinde gözden kaybolan gürbüz(Sevimli) çocuk İbrahim’in peşinden giden Zehra ablası onu soğuk bir suyun altında kendisini serinletirken bulur. Ne yapıyorsun burada İbrahim deyince şu masum cevabı alır:

‘Abla sıcaktan dondum da!’

Ve onun, heyecanını, çalışkanlığını, liderliğini, bazen öfkesini ve milli duruşunu en güzel anlatan yazılardan biri de ‘İbrahim’in hayatını kitaplaştırmak size düşer’ diyen Türkiye’nin önceki dönem Ombudsmanı Şeref Malkoç’un sözleridir:

‘Bu Alemden Akıncı ruhlu bir Alperen geldi ve geçti.’

İnşaatlarda kalfa gibi çalışan, Kastamonu’nun eksi 10 derecelerinde HES şantiyesinde yatan, kazandığından vergisini kuruşuna kadar veren, her yıl yüzlerce şehit ailesine ve öğrenciye burs veren(Bursları evlatları devam ettiriyor) merhamet denizinde yüzen koca bir yürekti İbrahim..

Mekanın cennet olsun koca Reisim. 30 Mayıs’ta Konak Camisinde, Haziran ayında ise Arsin Belediyesi ve Vefa Derneğinin ortak programı ile seni yeniden yaşayacağız.