Ekonomi

Bütçede faiz çarkı: 207 milyarlık fazla 246 milyarlık açığa dönüştü

Ocak ayında bütçe, faiz dışı alanda 207 milyar TL fazla verdi ancak 453 milyar TL’lik faiz ödemesi tabloyu tersine çevirdi. Aylık nakit açığı 246 milyar TL’yi buldu. Sosyal yardımların altında kalan bu tutar, ekonomik önceliklere dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Abone Ol

Ocak bütçesi güçlü başladı ama faiz harcaması hepsini yuttu
Hazine’nin 2026 Ocak ayı nakit gerçekleşmeleri, bütçe disiplininin faiz dışı alanlarda korunduğunu ortaya koydu. 1 trilyon 365 milyar TL gelir toplanırken, faiz dışı giderler 1 trilyon 157 milyar TL oldu. Ancak 453,6 milyar TL’lik faiz harcaması bu fazla tabloyu 246 milyar TL açıkla sonlandırdı. Kur farkı gideri de 65 milyar TL olarak kaydedildi.

Faiz ödemeleri sosyal harcamaları gölgede bıraktı
Ocak ayında yapılan faiz ödemesi; aralık ayı itibarıyla Sosyal Güvenlik, sağlık ve eğitim hizmetlerine yapılan harcamaların toplamını geride bıraktı. Eğitim için 171 milyar TL, sağlık için 131 milyar TL, sosyal yardımlar içinse 339 milyar TL ayrılırken, tek kalemde faize 453 milyar TL gitmesi, kamu harcamaları dağılımını sorgulatan bir tabloya dönüştü.

“70 milyar yok” denilen emekliye karşılık bir ayda 453 milyar faiz
Ekonomistler, emekli maaşlarının asgari ücrete çekilmesinin 70 milyar TL'lik maliyet oluşturacağına dair açıklamalara dikkat çekerek, “Sadece ocak ayında bunun 6,5 katı faize ödendi” tepkisini dile getirdi. Emekliler için kaynak yok denilirken faiz ödemelerinin bu seviyede olması, kamuoyunda tepkiye yol açtı.

2025’te faiz yükü 2 trilyon TL’yi geçti, açık 1.8 trilyon TL oldu
Geçtiğimiz yılın bütçe verileri de faiz yükünün boyutunu gözler önüne serdi. 2025 yılında toplam 14,6 trilyon TL gider yapılırken, gelir 12,8 trilyon TL’de kaldı. 2 trilyon TL’nin üzerindeki faiz harcaması, giderlerin %14’ünü oluşturdu. 2026 yılı bütçesinde ise faiz kalemine 700 milyar TL ek ödenek ayrıldı.

“Faize giden kaynakla emekli maaşı 10 bin TL artabilirdi”
2025’te 2 trilyon TL’ye ulaşan faiz gideri, Türkiye’deki 16,8 milyon emekli ve hak sahibi arasında paylaştırılsaydı, kişi başına yıllık 121 bin TL ek ödeme yapılabilecekti. Bu da her emeklinin maaşına ayda 10 bin TL zam anlamına geliyordu. Ekonomistler, bu karşılaştırmanın kamu kaynaklarının önceliklerini sorgulattığını ifade etti.