Türkiye

Ejderha Sıcakları Türkiye’ye Geliyor; Uzmanlar Türkiye’deki En Riskli Bölgeleri Açıkladı

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’yi etkilemesi beklenen sıcak hava dalgası için “asıl tehlike süreklilik” uyarısı yaptı.

Abone Ol

Avrupa’da etkisini artıran ve kamuoyunda “ejderha sıcakları” olarak adlandırılan sıcak hava dalgasının Türkiye’yi de etkilemesi bekleniyor. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcaklık artışına ilişkin yaptığı değerlendirmede, asıl tehlikenin yalnızca termometrede görülen yüksek değerler olmadığını vurguladı. Kadıoğlu’na göre riskin temelinde günlerce süren sıcak hava dalgası, gece sıcaklıklarının düşmemesi ve özellikle büyükşehirlerde hissedilen sıcaklığın artması yer alıyor. Uzman isim, Türkiye’de sıcaklıkların hafta boyunca yükseleceğini ve 30 Haziran civarında etkisini artıracağını belirtti.

Ejderha Sıcakları Bilimsel Bir Terim Değil

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son günlerde sıkça kullanılan “ejderha sıcakları” ifadesinin bilimsel bir kavram olmadığını belirtti. Kadıoğlu, bu tür isimlendirmelerin daha önce kullanılan “Lucifer” ya da “Cerberus” gibi medya tarafından sıcak hava dalgalarının etkisini anlatmak amacıyla tercih edilen popüler ifadeler olduğunu söyledi. Bilimsel olarak yaşanan olayın adının “ısı kubbesi” olduğunu ifade eden Kadıoğlu, bu sistemde yüksek basıncın atmosfer üzerinde adeta bir kapak gibi davrandığını anlattı. Bu nedenle sıcak hava hapsoluyor ve etkisini günlerce sürdürebiliyor.

Yüksek Basınç Sıcak Havayı Hapsediyor

Kadıoğlu’na göre sıcak hava dalgasının temel nedeni atmosferin üst seviyelerinde oluşan güçlü yüksek basınç sistemi. Bu sistem, havanın aşağı doğru çökmesine ve sıkışarak daha fazla ısınmasına yol açıyor. Bulutsuz gökyüzü nedeniyle güneş ışınlarının yeryüzüne doğrudan ulaşması da sıcaklığı artırıyor. Buna Sahra’dan taşınan sıcak hava eklendiğinde çok güçlü bir sıcak hava dalgası ortaya çıkıyor. Kadıoğlu, bu sistemin günlerce etkili olmasını ise “omega blokajı” ile açıkladı. Bu durumda yüksek basınç yerinde kilitleniyor ve serin hava sistemleri bölgeye ulaşamıyor.

Türkiye’de En Riskli Bölgeler Açıklandı

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcak hava dalgasının Balkanlar ve Kuzey Afrika üzerinden Türkiye’ye doğru uzandığını belirtti. Uzman isme göre sıcaklıklar hafta boyunca giderek artacak ve en yüksek seviyesine 30 Haziran civarında ulaşacak. En yüksek riskin Güneydoğu Anadolu’da görüleceğini söyleyen Kadıoğlu, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi illerde termometrelerin 40 dereceye dayanabileceğini ifade etti. İç Ege’de de sıcaklıkların 35-40 derece aralığında olması bekleniyor. Büyükşehirlerde ise İzmir’de 36 derece, Ankara’da 31 derece, İstanbul’da ise 30-31 derece civarında değerler öngörülüyor.

Asıl Tehlike Sıcaklığın Günlerce Sürmesi

Kadıoğlu, vatandaşların yalnızca tek günlük sıcaklık değerlerine odaklanmaması gerektiğini vurguladı. Uzman isme göre asıl sağlık riskini oluşturan durum, sıcak hava dalgasının günlerce devam etmesi. Çünkü vücut, uzun süreli sıcaklık altında kendini toparlamakta zorlanıyor. Tek bir gün yaşanan yüksek sıcaklıkla, arka arkaya günler boyunca devam eden sıcak hava dalgası aynı etkiyi göstermiyor. Kadıoğlu, “Sayının kendisi kadar, sürekliliği tehlikelidir” değerlendirmesiyle özellikle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar, çocuklar ve açık alanda çalışanlar için dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Tropikal Geceler Büyükşehirler İçin Risk Oluşturuyor

Prof. Dr. Kadıoğlu, gece sıcaklıklarının düşmemesinin sıcak hava dalgalarının en sinsi tarafı olduğunu söyledi. Uzman isme göre insan vücudu gündüz biriken ısıyı gece serinlikte atarak dinleniyor. Ancak gece en düşük sıcaklık 20 derecenin altına inmediğinde, yani “tropikal gece” yaşandığında vücut soluklanamıyor. Özellikle İstanbul ve İzmir gibi kıyı kentlerinde beton ve asfaltın gündüz depoladığı ısıyı gece geri vermesi, kentsel ısı adası etkisini artırıyor. Nem de devreye girdiğinde hissedilen sıcaklık termometrede görülen değerin çok üzerine çıkabiliyor.

Hissedilen Sıcaklığa Dikkat Edilmeli

Kadıoğlu, kıyı kentlerinde yalnızca termometre değerine bakmanın yanıltıcı olabileceğini belirtti. Nem oranı yükseldiğinde terin buharlaşması zorlaşıyor ve vücudun doğal soğutma mekanizması etkisini kaybediyor. Bu nedenle termometre 33 dereceyi gösterse bile hissedilen sıcaklık 40 derecenin üzerine çıkabiliyor. Özellikle büyükşehirlerde sıcak hava dalgası, betonlaşma, nem ve gece serinliğinin kaybolmasıyla daha ağır hissediliyor. Uzman isim, vatandaşların günün en sıcak saatlerinde dışarıda uzun süre kalmaması, bol sıvı tüketmesi ve sıcak çarpmasına karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Kadıoğlu: El Niño’ya Bağlamak Doğru Değil

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcak hava dalgasını doğrudan El Niño ile ilişkilendirmenin bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Kadıoğlu’na göre El Niño, esas olarak Tropikal Pasifik ve yakın çevresinde etkili olan bir sistem. Avrupa ve Türkiye’deki hava olaylarını doğrudan El Niño’ya bağlamak, bilimsel verilerin ötesine geçen bir yorum olur. Atmosferin kaotik bir sistem olduğunu belirten Kadıoğlu, hava olaylarının tek bir nedenle açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu ifade etti. Bu nedenle Türkiye’deki sıcak hava dalgasının temelinde bölgesel atmosfer koşulları, yüksek basınç ve ısı kubbesi etkisi öne çıkıyor.

Sıcak Hava Dalgaları Yeni Normal Haline Geliyor

Kadıoğlu, sıcak hava dalgalarının arkasındaki temel nedenlerden birinin iklim değişikliği olduğunu belirtti. Akdeniz Havzası’nın dünya ortalamasından daha hızlı ısınan bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken uzman isim, sıcak hava dalgalarının artık daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşandığını söyledi. Kadıoğlu’na göre bu tür hava olaylarını istisna gibi görmek yerine yeni normal olarak kabul etmek gerekiyor. Bu nedenle şehirlerin, altyapıların ve günlük yaşam düzenlerinin aşırı sıcaklara göre planlanması büyük önem taşıyor.

Türkiye’yi etkilemesi beklenen sıcak hava dalgasıyla ilgili Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun uyarıları, özellikle sıcaklığın sürekliliği ve tropikal geceler konusunda dikkat çekti. “Ejderha sıcakları” ifadesinin bilimsel bir terim olmadığını belirten Kadıoğlu, yaşanan olayın “ısı kubbesi” olarak adlandırıldığını söyledi. Güneydoğu Anadolu, İç Ege ve büyükşehirlerde sıcaklıkların artması beklenirken, asıl riskin günlerce süren sıcak hava dalgası olduğu vurgulandı. Sizce şehirlerde aşırı sıcaklara karşı daha güçlü önlemler alınmalı mı?