Yatırımcıya Verilen “Sıkı Duruş” Mesajı, Vatandaşa Zam Olarak Yansıyabilir
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın 13-14 Ocak’ta Londra’da gerçekleştirdiği yatırımcı toplantıları, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde nasıl bir rotada ilerleyeceğine dair önemli ipuçları sundu.
Toplantıların en dikkat çekici başlıklarından biri ise “yönetilen fiyat artışları” oldu. Teknik sunumlarda yer alan bu ifade, enerji sübvansiyonlarının kademeli olarak azaltılacağına ve maliyetlerin doğrudan vatandaşa yansıtılacağına işaret etti. Ekonomi kulislerinde bu detay, elektrik ve doğalgaz faturalarına yeni zamların yolda olduğunun sinyali olarak değerlendiriliyor.
Elektrik ve Doğalgazda “Gerçek Maliyet” Dönemi
Sunumlarda yer alan “yönetilen fiyatlardaki uygun artışlar” ifadesi, devletin kontrolünde olan enerji fiyatlarında kademeli ama kaçınılmaz artışların olacağını ortaya koydu.
Enerji sübvansiyonlarının zaman içinde azaltılması planlanırken, uzmanlar bu durumun özellikle dar ve orta gelirli kesimleri zorlayacağına dikkat çekiyor. Çünkü doğalgaz ve elektrik gibi temel kalemlerde sübvansiyonların geri çekilmesi, faturaların doğrudan yükselmesi anlamına geliyor.
Yani, ekonomi yönetimi bir yandan enflasyonu düşürmeyi hedeflerken diğer yandan kamunun yükünü azaltarak bütçe dengesini sağlamaya çalışıyor. Ancak bu strateji, halkın cebinden daha fazla çıkacağı bir döneme işaret ediyor.
2025 İçin Yüzde 30,9 Enflasyon Hedefi
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, sunumda 2025 yılı için enflasyonun yüzde 30,9 seviyesine düşmesinin hedeflendiğini aktardı. 2024 sonunda yüzde 44,4 olarak açıklanan TÜFE oranının kademeli olarak düşeceği öngörülüyor.
Bu tablo, sıkı para politikasıyla birlikte fiyat istikrarına geçişin planlandığını gösteriyor. Ancak enerji gibi zorunlu tüketim kalemlerindeki zamlar, bu hedefe ulaşırken halk üzerindeki yükü artırabilir.
Kira ve Eğitim Harcamalarında Yavaşlama Beklentisi
Sunumun bir diğer önemli bölümü ise hanehalkı bütçesinin büyük bölümünü oluşturan kira ve eğitim harcamalarıyla ilgiliydi.
Karahan, kira enflasyonunda 2025 yılı itibarıyla ciddi bir yavaşlama beklediklerini belirtirken, eğitim harcamalarındaki son düzenlemelerin de enflasyondaki “ataleti” kıracağını söyledi.
Bu açıklamalar, tüketici fiyatlarındaki yapışkanlık etkisinin azaltılması ve harcama kalemlerinde öngörülebilirliğin artması hedeflenerek dezenflasyon sürecinin destekleneceğine işaret ediyor.
Büyüme Sürüyor, Ama Dengeli Seyir İzleniyor
Toplantıdaki değerlendirmelere göre, sıkı para politikasına rağmen Türkiye ekonomisinde büyüme eğilimi devam ediyor. 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla büyüme verileri pozitif seyretse de sanayi üretiminde dalgalı bir grafik izlendiği belirtiliyor.
Bu tablo, kredi büyümesinin ve yatırımların kontrollü biçimde sürdürülmesinin amaçlandığını gösteriyor. Ancak vatandaş cephesinde bu sıkılaşma, tüketim gücünün azalması anlamına da geliyor.
Zamlar Yolda, Sıkı Para Politikası Sürecek
Sunumun sonuç bildirgesinde açıkça belirtilen “sıkı duruş sürecek” vurgusu, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürüleceğini gösteriyor.
Ancak bu kararlılığın enerji faturalarından başlayarak halka yeni mali yükler getireceği de şimdiden anlaşılıyor. Yönetilen fiyatlardaki “düzenlemeler”, önümüzdeki aylarda elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere kamu hizmetlerine yeni zamlar şeklinde yansıyabilir.