Bilim dünyasından gelen yeni bulgular, ergenlik döneminde kazanılan sağlıklı alışkanlıkların yaşam boyu etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı. Yapılan kapsamlı bir analiz, ergenlik çağında düzenli fiziksel aktivite yapan kız çocuklarında meme kanseri riskinin ilerleyen yıllarda daha düşük olabileceğini ortaya koydu. Haftada en az iki saat egzersiz yapan genç kızların meme dokusundaki biyolojik göstergelerinde anlamlı değişimler tespit edildi. Uzmanlara göre bu sonuçlar, erken yaşta hareketli yaşamın yalnızca kilo kontrolüyle sınırlı kalmadığını, uzun vadeli kanser riskleri üzerinde de belirleyici olabileceğini gösteriyor.
Ergenlik Dönemi ve Meme Dokusu Üzerindeki Etkiler
Araştırmada, ergenlik döneminde fiziksel aktivite düzeyi yüksek olan kız çocuklarının meme dokusundaki su oranının daha düşük olduğu belirlendi. Uzmanlar, meme dokusundaki su içeriğinin, meme yoğunluğu ve dolayısıyla meme kanseri riski açısından önemli bir biyolojik gösterge olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde vücutta yaşanan hormonal ve yapısal değişimlerin, ilerleyen yaşlardaki kanser riskini şekillendirebildiği belirtiliyor. Düzenli egzersizin, bu hassas süreçte meme dokusunun daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasına katkı sağladığı vurgulanıyor.
Yağ Oranından Bağımsız Koruyucu Etki
Çalışmayı yürüten araştırmacılar, elde edilen sonuçların yalnızca vücut yağ oranındaki değişimlerle açıklanamayacağını ifade etti. Bulgulara göre, boş zamanlarda yapılan düzenli egzersiz; meme dokusu bileşimini ve stresle ilişkili biyobelirteçleri doğrudan etkileyebiliyor. Bu durum, normal kiloya sahip genç kızlarda bile fiziksel aktivitenin koruyucu bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle ergenlik döneminde hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşmasının, gelecekteki meme kanseri vakalarını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Önceki Araştırmalarla Uyumlu Sonuçlar
Yeni analiz, yetişkin kadınlar üzerinde yapılan önceki çalışmalarla da örtüşüyor. Daha yüksek fiziksel aktivite seviyelerine sahip kadınlarda meme yoğunluğunun daha düşük olduğu ve meme kanseri riskinin yaklaşık yüzde 20 oranında azaldığı biliniyor. Bu çalışmada yer alan gençlerin ortalama yaşının 16 olduğu, katılımcıların büyük bölümünün ise Hispanik topluluklardan geldiği aktarıldı. Araştırmacılar, meme kanseri riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiği ve fiziksel aktivitenin görece düşük olduğu gruplara odaklanmanın önemine dikkat çekti.
Erken Yaşta Önlem Çağrısı
Uzmanlar, elde edilen bulguların ergenlik döneminin önleyici sağlık adımları için kritik bir pencere sunduğunu gösterdiğini belirtiyor. Bu dönemde teşvik edilecek yapılandırılmış egzersiz programlarının, ilerleyen yaşlarda meme kanseri riskini azaltmada etkili olabileceği vurgulanıyor. Araştırmacılar, ergenlikteki bu biyolojik ve çevresel faktörlerin uzun vadeli etkilerini daha net ortaya koymak için yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.